ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Mart 2014 Salı 18:17

Sen hoca mısın istihbarat şefi misin?

Sen hoca mısın istihbarat şefi misin?

Başbakan Erdoğan, "Sen hoca mısın, istihbarat şefi misin? Madem invizaya çekildin sana ne rafineriden, spordan, milletin telefonda ne konuştuğundan? dedi.


Başbakan Erdoğan, "Sen hoca mısın, istihbarat şefi misin? Madem invizaya çekildin sana ne rafineriden, spordan, milletin telefonda ne konuştuğundan? dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Çanakkale İskele Meydanı'nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmaya, Çanakkale'nin ilçelerini tek tek selamlayarak başladı.

Çanakkale şehitlerini hatırlatan Erdoğan, "81 vilayetin şehitlerinin, hepsinin özeti olan Çanakkale'den 81 vilayetin hepsini selamlıyorum. Burada şehitleri yatan Üsküp'ü, Şam'ı, Halep'i, Kudüs'ü, Ramallah'ı, Bakü'yü, Nablus'u, Kahire'yi, Bağdat'ı selamlıyorum. Burada askerleri yatan Avustralya'yı, Yeni Zelanda'yı, Hindistan'ı, Senegal'i selamlıyorum. 18 Mart Şehitler Günü'nde vatanı için, bayrağı için, milleti için toprağa düşmüş tüm şehitlerimizi minnetle selamlıyorum. Rabbim onların hepsinden razı olsun" ifadelerini kullandı.

İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitlerine" şiirinin, "Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!/Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer/Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi/Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi/Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?/'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın" ve "Sen ki, a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat/Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat/Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber/Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber" şeklindeki bölümlerini okuyan Erdoğan, "Çanakkale Zaferimizin 99. yıl dönümünde, aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 'Mekanları inşallah cennet olsun' diyorum" diye konuştu.

Yüreği burkan manzara vardı

Gençlik yıllarından bu yana her 18 Mart'ta Çanakkale'yi ziyaret ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Buradaki o büyük zaferi, o büyük destanı hissetmek için her fırsatta Çanakkale'de aziz şehitlerimizin huzuruna çıktım. Zaman oldu ailece geldim, evlendikten sonra. Başbakanlık dönemimde birkaç istisna dışında her 18 Mart'ta burada bulunmaya özel gayret gösterdim. Sadece anma törenlerine katılmakla kalmadım. Çanakkale'de şehitlerimizin hatırasına yaraşır bir düzenleme yapmak için de kolları sıvadık. Biz gençliğimizde, buraya geldiğimizde tarihi yarımada, Çanakkaleli kardeşlerim bilir, özellikle Eceabatlı, Gelibolulu kardeşlerim bilir, son derece bakımsız bir haldeydi. Tarihimizin en büyük destanını yazan şehitlerimiz ne yazık ki unutulmuş, terk edilmiş haldeydi.

Çok uzak diyarlardan buralara gelmiş, buralarda hayatını kaybetmiş askerlerin mezarları bakımlıyken, bizim binlerce şehidimizin mezarları dahi belli değildi. İçimizi acıtan bir manzara vardı. Kalbimizi kıran, yüreğimizi burkan bir manzara vardı. Dedik ki, hiçbir masraftan kaçınmayacağız. Ne gerekiyorsa buraya, bunu yapacağız. Çünkü, Mekke, Medine'den sonra Müslümanların en önemli şehitliği burası. Bugüne kadar 10 adet şehitliği ve anıtı yeniledik. 25 adet yeni şehitlik tespit ettik. Onları hatıralarına uygun şekilde düzenledik. Şehit kabirlerine ulaştırmak için yollar inşa ettik. Çanakkale Savaşı'nı özellikle gençlerimize anlatabilmek için tarihi yarımadaya 80 trilyon lira maliyetle muhteşem bir Çanakkale Destanını Tanıtım Merkezi'ni inşa ettik."

Muhalefete eleştiri

Muhalefeti eleştiren Erdoğan, "Bizden önce gelen iktidarlar CHP'si, MHP'si, diğerleri acaba böyle bir Çanakkale'yi düşündüler mi? Bunların ecdat diye bir derdi var mı? Bunların şuheda diye bir dertleri var mı? Kardeşlerim! Bunların tarih diye bir derdi var mı? Bu merkezde 1915 Çanakkale Savaşı'nı misafirlerimize en ileri teknolojilerle hazırlanan sesli ve görsel efektler eşliğinde adeta orada yaşıyor hissi uyandırarak anlatıyoruz. 7 Haziran 2012'de bizzat geldim. Bu önemli merkezin açılışını yaptım. Şu ana kadar da 150 bin kişi burayı ziyaret etti. Tarihi yarımadaya 250 bin gül fidanı ektik. Hani birileri 'çevreciyiz' diyorlar ya, kim çevreci? Sadece burayı konuşuyorum, Türkiye'yi değil; Türkiye'de 3 milyar fidan ve ağaç diktik biz iktidarımızda" diye konuştu.

Makus talihini değiştirelim

Yerel seçimlere 12 gün kaldığını dile getiren ve "Çanakakale'nin makus talihini gelin değiştirelim. 12 gün kapı kapı dolaşmaya varız değil mi?" diyen Erdoğan, CHP'nin 30 yıldır Çanakkale'de yönetimde olduğunu ancak bir şey yapmadığını söyledi.

"Şurada bir kordon boyu yapmak suretiyle belediyecilik tamam mı?" diyen Erdoğan, kendisinin belediyecilikten geldiğini, İstanbul'u CHP'den borç harç içinde aldığını ifade etti.

Erdoğan, alandakilere hitaben "İSKİ yolsuzluğunu biliyorsunuz değil mi? CHP yolsuzluktur, yasaklardır, kirliliktir. İstanbul'da çöp dağları, hava kirliliği vardı, İstanbul susuzdu" ifadesini kullanarak, o dönemde gazetelerin İstanbul'da halkın zehirlenmemesi için maske dağıttığını hatırlattı.

Bunları, bugünün 20-25 yaşındaki, Taksim Gezi Parkı'ndaki gençlerinin bilmeyebileceğini kaydeden Erdoğan, kendilerinin, geldikten sonra 2 yılda İstanbul'u suya kavuşturduklarını, 180 kilometreden Istranca Dağları'nı delerek şehri suya kavuşturduklarını, o gün bugün İstanbul'da su sorunu olmadığını, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun o dönem İSKİ Genel Müdürü olduğunu, hava kirliliğini de anında bitirdiklerini anlattı.

Kendinden önceki belediye başkanının 5 yılda sadece 50 bin eve doğalgaz ulaştırdığını bildiren Erdoğan, kendisinin göreve geldikten sonra 4,5 yılda 1 milyon 250 bin eve doğalgaz götürdüğünü aktardı.

Başbakan Erdoğan, "Aradaki fark bu. İş bilenin kılıç kuşananın. 9 ilde doğalgaz vardı. Başbakan olduktan sonra şimdi 72 ilde doğalgaz var. Neden? Ya benim Ayşe, Ahmet, Fatma, Mehmet kardeşim hala kömür külleri içerisinde mi yaşayacak? Yani modern dünyada George, Katerina, şu, bu... Yani bunlar bütün modern yaşam tarzını uygulayacak da benim vatandaşım niye uygulamasın? Doğalgaz yeni mi icat oldu? Ey CHP, siz neden yapmadınız bunları? MHP sen de CHP'nin yavrusu DSP ile ortak oldun, iktidara geldin. Ne oldu 3,5 sene kaldın, dayanamadın kaçıp gittin. Bahaneleri de şu; 'Kocaeli, Düzce, Sakarya depremi oldu. Bu bizi yıktı' dediler" diye konuştu.

En güzel sözü

Kendilerinin Bingöl'de yaşanan deprem sonrası 1 yılda yeni Bingöl'ü, Van'da yaşanan deprem sonrası 1 yılda yeni Van'ı, Simav'da yaşanan deprem sonrası da 1 yılda yeni Simav'ı inşa ettiklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi Kılıçdaroğlu kalkıyor ikide bir 'Hırsızdan başbakan olmaz' diyor. İnanın en doğru sözü bu. Niye? 4 yıldır genel başkansın niye başbakan olamıyorsun? Çünkü sende hırsızlık var da onun için. Neden? Sen SSK Genel Müdürü iken batırdın orayı. Şurada benim jenerasyonum veya bana yakın olan kardeşlerim bilir. SSK hastaneleri ne alemdeydi? Hatırlayın, bu beyefendinin genel müdür olduğu zaman ne haldeydi. Gidiyorduk sabah şafak vaktinde kuyruğa giriyorduk, numara alıyorduk, ondan sonra da doktor bey ne zaman gelirse... Bazen o gün muayene olamıyorduk ertesi güne de kalabiliyordu. Doktor beyin verdiği ilacı da sadece hastanenin eczanesinden alabiliyorduk. Gidiyorsunuz eczaneye ilacın yarısı var yarısı yok."

Erdoğan, şimdi böyle bir dert olmadığını, istenilen hastaneye gidilebildiğini ve istenilen eczaneden ilaçların alınabildiğini kaydederek, kendilerinin Kanuni'nin torunları olduklarını söyledi.

"Bunlar ise Rahşan affıyla kurtardı. Bu Kılıçdaroğlu geldi, yolsuzluk klasörü önünde poz verdi. Kim için? Birisi için. Sonra o kişiyi partilerinden ihraç ettiler" diyen Erdoğan, ihraç ettikleri kişiyi daha sonra İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı olarak gösterdiklerini bildirdi.

Erdoğan, "Şimdi bizim iktidarımıza bu tür çamuru atan Kılıçdaroğlu, soruyorum sana; 12 yıl önce 230 milyar dolar milli geliri olan Türkiye, şu anda 820 milyar dolar milli gelire sahip. Dünyanın ekonomide 24. ülkesiydik, şimdi 17. olduk. 79 senede 6 bin 100 kilomtere bölünmüş yol yapıldı bu ülkede, biz 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık, farkımız bu" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet tarihinde yapılan derslik sayısının yarısından fazlasını kendilerinin 12 yılda yaptıklarını, yapılan derslik sayısının 205 bin olduğunu anlatan Erdoğan, "MHP-DSP iktidarında IMF'ye olan borcumuz 23,5 milyar dolardı. Ödedik, ödedik, ödedik geçen 14 Mayıs'ta sıfırladık. şimdi IMF bizden borç istiyor 5 milyar dolar. 'Tamam' dedik. İmzaları attık, 'Verebiliriz' dedik. Veren el alan elden üstündür. Bu noktaya geldik" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, paralel yapılanmayı eleştirerek, "Ne diyorlar bu ara? Herkes konuşmuş, Pensilvanya'daki zat susmuş. Şimdi konuşuyor. Susmak buysa konuşmak ne? Bunun izahı gerekir" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Güya Pensilvanya'ya inziva için gitmiş. İnzivadayken yargıda, emniyette çete kurmuş, yüzbinlerce insanı dinlemiş. Hem inzivaya çekiliyor, hem alüfteleri takip ediyor, adeta istihbarat şefi gibi davranıyor. Ya madem senin iki ceketin var, madem dünya malında gözün yok. Sana ne siyasetten, darbelerden, spordan, rafineriden... Madem inzivaya çekildin, sana ne milletin telefonda ne konuştuğundan" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kılık kıyafet özgürlüğünden bahsettiğini belirten Erdoğan, "Dün gitmiş Elazığ'da ismini bile bilmediği bir ilçede başörtülü aday çıkarmakla övünüyor. Daha düne kadar bunlar başörtüsü düşmanıydı... İkna odalarında o bizim kızlarımıza az mı zulmettiler? Şimdi ne diyor; başörtüsü sorununu ben çözdüm. Ya Kılıçdaroğlu ufak at da güvercinler de yesin" şeklinde konuştu. 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER