ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

AK Parti kongresinde ne olacak?

wxxxxxxxxxx

27 Eylül 2012 Perşembe 07:42
  • A
  • A
AK Parti'nin 30 Eylül kongresi yaklaştıkça merak da artıyor. Acaba nasıl bir kongre olacak?

Başbakan Erdoğan'ın "manifesto" olarak nitelenebilecek konuşma hazırlığı, son dönemde farklı siyasi aktörlerle özel görüşmesi, dünyanın ve bölgenin önemli siyasi liderlerinin kongreye davet edilmesi ve parti yetkililerinin kongreye ilişkin açıklamaları bu kongreyi diğerlerinden farklı kılıyor.

Bu kongre sadece bir yönetim değişikliği, sadece yeni siyasi aktörlerin katılmasından ibaret değil... AK Parti'yi de aşan bir dönüşümün kongresi. Bu nedenle içeriden ve dışarıdan da dikkatle izlenecek, Türkiye'nin önündeki on yılların yol haritasının ipuçlarını verecek.

Türkiye, Özal'la başlayan, 1999'da AB süreciyle devam eden demokrasi ve hukukla buluşma yolculuğunu 10 yıldır AK Parti'yle sürdürüyor. AK Parti bu yolculuğu her türlü darbe girişimine, kaos yaratma eylemlerine, 367 garabetine rağmen kesintiye uğratmadan sürdürdü, yolculuk boyunca hasarlı yerlere dokundu ve teşhis etti.

Bu zaman içinde Türkiye'nin ötelenmiş, üstü örtülmüş bütün sorunları da açığa çıktı. Toplum da kendisini kuşatan, engelleyen bu sorunlarla yüzleşti, tanıdı, tartıştı. Vesayet sistemini bütün çıplaklığıyla gördü ve yüzleşti. Bu da siyaset sınıfının toplum mühendisliğiyle değil, küresel dünyanın dayatması ve bizzat toplumun kendi değişim arzusuyla gerçekleşti.

Kuşkusuz zamanın ruhunu iyi okuyan siyasi aktörlerin sürecin geri döndürülme çabalarına karşı direncini ve bugünkü noktaya taşıma kararlılığını da görmek gerekiyor. En son Balyoz davasının sonuçlanması ve ana dilde eğitimin seçmeli olması bu sürecin sürdüğünü gösteriyor.

AB sürecinin kesintiye uğraması, yüz yıllık Kürt meselesinde gelgitlerin yaşanması, Alevi açılımının gelip "ibadethane" meselesine sıkışması bu gerçeği değiştirmiyor. Çünkü bu duraklamalara rağmen ana aks değişmedi.

Yeni aktörler ve yeni siyaset!

AK Parti açılım süreçleriyle sorunları teşhis ederken, aynı zamanda çok farklı ve geri planda kalmış onlarca siyasi ve sivil aktörle de tanıştı. Şimdi elinde çözüme altlık oluşturacak çok güçlü bir bilgi birikimi olduğu gibi siyasete aktaracağı güçlü insan malzemesi de var.

Bu yüzden AK Parti 4'üncü kongresinde, o ana aks üzerinde, bu bilgi birikimi ve yeni insan kaynağıyla derin bir dönüşümün eşiğinde. Ve son 10 yılda toplumun yüzleştiği konuları çözmeye hazırlanıyor. Bu aynı zamanda 12 Eylül 2010 referandumundan sonra "AK Parti değişimci kimliğini terk etti" tartışmalarına da bir son nokta olacak.
Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu belki Orhan Miroğlu, en son Osman Can gibi -başka sürpriz isimler de olabilir- 12 Eylül 2010 referandumunda "evet" diyen ama AK Parti'ye eleştirel bakan aktörlerin AK Parti'ye girişlerinin nedeni de bu. Bu yeni politikaların devreye gireceğinin de işareti.

yazının devamını okumak için tıklayın!
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.