ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Yapıyı çöz!

Uğur Canbolat

31 Mart 2013 Pazar 01:58
  • A
  • A

Başarmak için muhakkak yapıyı çözmek gerek!

Evrenine giremediğimiz, iç kıvrımlarından haberdar olmadığımız bir yapıyı bilmeyiz ki, çözebilelim.

O zaman çözmek için evvela bilmemiz gerekir. Enine, boyuna, derinliğine yani tüm yönleriyle bilmemiz icap ediyor.

Bilmediğimiz bir şeyi sevebilir miyiz? Hayır!

Tanımadığımız bir yapıdan nefret edebilir, uzak durabilir miyiz? Mümkün değil!

Enfüsüne giremediğimiz, lezzetini tatmadığımız, özelliklerinin farkına yeterince varamadığımız bir yapıya gönül verebilir miyiz? Hiç sanmam!

Ya da mücadele edebilir miyiz? Onunla ilgili strateji geliştirebilir miyiz? O yapıyı çözebilir miyiz?

Ne yazık ki, bu mümkün değil!

Yapıyı çözmediğimiz de, genellikle çözülen biz oluyoruz.

Esen rüzgârın sert olması bile gerekmiyor sürüklenmemiz için! Bir o yana, bir bu yana sürüklenip durmaktayız.

Hüzün verici bir hâl içindeyiz kısaca!

Bu hüzün verici hâl giderek elbette kahredici, gönül yok edici, ruh yakıcı noktalara da gelebilmektedir.

İşte tehdit edici nokta da tam burasıdır.

Yapıyı çözmediğimizde her zaman risk altındayız. Bunun farkında olmamız, bu nokta da şuurumuzun sürekli açık olması birinci önceliğimiz olmalıdır.

Hangi konularda yapıyı çözmemiz gerektiği hususunda bir ön araştırma yapmalıyız. Önem ve öncelik sıralaması dikkate alınmalı, doğru strateji kurulmalıdır. Eylem planımızı buna göre belirlemeli, işin takibini de sıkı bir şekilde gevşetmeden yapmalıyız.

Bıraktığımız her açık nokta bizi yere vuracak, tuşa getirecektir. Unutmamalı.

Evvele bizi tehdit eden noktalara odaklanmalı, algı da seçici olmalıyız.

Kendi güçlü ve zayıf noktalarımızı tespit ettikten sonra ise hemen işe koyulmalı, aksiyon almalıyız?

Zaaflarımız hangi noktada?

Eksiklerimiz hangi alanlarda?

Örtük kalan fırsat bulduğunda baş gösterebilecek tehlikeli yanlarımız nelerdir?

Hangi yemler, hangi tuzaklarda bizi bekliyor olabilir ve biz hangilerinde kaybedebiliriz?

Rüzgâr ne yandan eserse bizi savurur?

Sevda hangi yönden bizi gönlün bahçesine değil de, nefsin pençesine atar?

Hangi kardeş kılığına girmiş kişiler bizi susuz kuyulara bırakır çaktırmadan?

Hangi kervancılar iyilik adına bizi pazarda üç kuruşa satar?

Hangi irfan postuna bürünmüş yol kırıcılar yolumuzu sarpa uğratır bizi kurtarma adına?

Hangi sözü tılsımlılar bu pırıltılarla içimize virüs taşıyan sözcükleri gönderip bizi zehirlerler?

Kimler bize hak adına haksızlık yapar, adaletin peşinde göstererek haksızlığın girdabına sürükler?

Hangi kitaplar bizi gerçek kitabımızdan dûr eder? Hangi sahte aşklar, aşksız ve nasihatsiz bırakır sevgiye aç yüreğimizi?

Enginlere düşmek yerine hangi vaatler bizi dağların etrafında dolaştırarak ömür tükettirir?

İşte bu ve benzeri soruların cevaplarını ancak yapıyı çözebilirsek verebiliriz!

Yapıyı çözemediğimiz de çözülen biz oluruz.

Evet, ağzımız da bizi oyalayan bir şeker olabilir, gözümüz boyanmış, yüreğimiz yanlış sevdalarla eğlendiriliyor olabilir. Ama bunlar hakikatte aldanmış olmamızı engellemez.

Ne yapıp edip yapıyı çözmeliyiz!

Ebedi hüsrana gark olmamak için, yanlış sokaklarda adres sorarken kaybolmamak, yalancı pehlivanlarla hakikat  minderinde kündeye gelmemek için!..

Hadi kendimize yine kendimiz seslenelim.

Gerçek vuslatı yaşayabilmek için yapıyı çöz!

Yapını çöz!

YORUM YAZ
TOPLAM 11 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Hanefi Aydınlı:02 Nisan 2013, Salı 12:33

  • - TÜLAY BARIŞKAN:31 Mart 2013, Pazar 23:40

  • - Asiye yaman:31 Mart 2013, Pazar 21:19

  • - ESEN GÜRAY KALE:31 Mart 2013, Pazar 19:40

    en başta kendimize karşı dürüst olmak bilmek ve çözmek niyetiyle uyarılarınız için teşekkürler ...

  • - UĞUR CANBOLAT:31 Mart 2013, Pazar 19:20

    Çok teşekkürler değerli dostlar. Ne kadar güzel yorumlar ve tespitler.
    Bin selam ile...

  • - Mürüvvet Türk:31 Mart 2013, Pazar 18:47

    Girilmez denilen kapıların ardındaki olumsuzlukları çözümleyerek hadi kendimize yine kendimiz seslenelim...Teşekkürler yine yine harika bi yazı..Gönlünüze sağlık Efendim..

  • - Münteha:31 Mart 2013, Pazar 18:45

  • - RİTA NAZ:31 Mart 2013, Pazar 18:41

    Severek okudum hocam,uyarıcı çok güzel bir yazı,yalancı pehlivanlar kısmı ise ders alınası..! Teşekkürler..Saygılarımla.

  • - aysun gün:31 Mart 2013, Pazar 18:40

    Ebedi hüsrana gark olmamak için, yanlış sokaklarda adres sorarken kaybolmamak, yalancı pehlivanlarla hakikat minderinde kündeye gelmemek için!.....İnşaallah.. Var olun.

  • - MEHTAP GERGİN:31 Mart 2013, Pazar 18:35

    Gönlünüze sağlık efendim. çözelim yapıyı o halde.