ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Üretken Kaygı!

Uğur Canbolat

18 Haziran 2014 Çarşamba 09:53
  • A
  • A

Kaygı insan hayatını kıskaca alan bir durum!

Adeta kişiyi ‘Yaşayan ölü’ hâline getiriyor. Her şeyden ürken hatta tırsan bir duruma sokuyor insanı!

İşte o zaman tutan elin tutmaz oluyor, gözün neşeyi görmüyor, dilin müjdeli cümleler kuramaz oluyor.

Her an kötü bir şey olabilir fikrine kendini mahkûm ediyor bu durumu yaşayan kişi!

Kısacası kaygı ve korkunun tüm insan benliğini sarması hâli!

Benim gözlem ve yorumum bu.

Kaygı insan psikolojisiyle alakalı bir durum... Farklı çeşitlerinin olduğunu işin uzmanları söylüyorlar.

Bunlar arasında ‘Üretken Kaygı’ kavramı dikkat çekici...

Gereksiz, yoran, yıpratan, hayattan el etek çekmemize sebep olan kaygılara HAYIR!

Kararında, dozunda, vakti vaktine olması gereken, bizi onaran, enerjimizi açığa çıkaran, iyiliğe ve

güzelliğe kapılar aralayan üretken kaygıya EVET!

...

Bize ‘Üretken Kaygı’ gerek!

Potansiyelimizi, pozitif yönümüzü ortaya çıkaracak kaygılara ihtiyacımız var!

Dünyanın bir konfor merkezi olmadığını idrak ettirecek, hayatın yatarak değil üreterek yaşanabileceği

fikrini kendimize kabul ettireceğimiz kaygılar lazım bize!

Dünya yansa yanacak şeyi olmayanlardan olmamalıyız! O yangını söndürmeye koşanlardan olmalıyız!

Bizden önce koşanlara da lojistik destek sağlamalıyız.

Toplumun, dünyanın hayra ulaşması ancak bununla mümkün olabilir!

Dünyayı kaynayan bir kazan hâline getirmek isteyenlere karşı ‘Aman sende’ diyecek kadar kaygısız

olmamalıyız!

O kazanın içinde kendimizin de yanacağı, geleceğimizin, tomurcuklanan ümitlerimizin de kavrulacağı

gerçeğinden uzak duracak bir aymazlığın cenderesine düşmemeliyiz.

İşte bunun için ‘Üretken Kaygı’ ya ihtiyacımız var!

...

‘Üretken Kaygı’ bizi aşırılıktan alıkoyar.

‘Üretken Kaygı’ bizi farklılaştırır, kendi zindanımızdan dışarı çıkmamızı sağlar.

‘Üretken Kaygı’ eksik bilgimizi ikmal etmemize yol açar.

‘Üretken Kaygı’ geride kalmış idrakimizi yükseltmemizi ve insanlık katmanlarının bizi beklediğini

işaretler.

‘Üretken Kaygı’ başkalarının dertlerini dert edinme zevkine taşır.

‘Üretken Kaygı’ bencilliğimize set çeker!

‘Üretken Kaygı’ yetimi hatırlatır, yoksulun gönül sızısını duymamızı sağlar!

‘Üretken Kaygı’ yaptığımız ibadetler için ‘Gerekli ama yetmez’ dedirtir. Duygumuzu, düşüncemizi ve

eylemimizi olumlu istikâmete çevirir! Daha fazla duygulu, daha fazla müşfik, daha fazla sevecen, daha

fazla empatik, daha fazla gözü yaşlı yapar!

‘Üretken Kaygı’ başkaları için ağlayabilme, başkalarının derdine yanabilme erdemine taşır.

Demem o ki; demlerin safa olması için, vakitlerin hayr ve barışa dönük olması için, içimizde besleyip

büyüttüğümüz nefs köpeğinin susması için, dünyanın içine sürüklendiği ‘Merhametsizlik illeti’nden

kurtulması için hepimizin belirli oranlarda ‘Üretken Kaygı’ya ihtiyacı var!

Bahsettiğimiz bu ‘Üretken Kaygı’ tahmin bile edemeyeceğimiz manevi, insani, vicdani kazançlar

sağlamamıza neden olabilir. İnsanlık erdemi ile bizi taçlandırabilir.

Vesselam!.. 

YORUM YAZ
TOPLAM 3 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Halit Karalı:19 Haziran 2014, Perşembe 09:37

    Merhabalar Uğur bey, harika bir yazı. Ramazan ayına gireceğimiz şu günleride dikkate alarak okuduğumda daha anlamlı geldi

  • - Güler Ustacık:18 Haziran 2014, Çarşamba 16:17

  • - ilknur demir:18 Haziran 2014, Çarşamba 11:26

    hocam kaleminize sağlık