ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

08 Aralık 2013 Pazar 19:56
  • A
  • A

Rüzgâr diyordu, ah bir esse rüzgâr…

Benden yana esse…  Yâr’dan haber getirse…

Gelmezse yâr’dan haber, düşeceğim yar’dan… Dalından kopmuş bir yaprak gibi… Çâresizce…

Bunları düşünüyordu dayandığı ağacın altında…

Özlemişti… 

Çok hem de…

Burnunun direği sızlıyordu nicedir…

Nemliydi gözleri… Hem de yorulmuştu ufka bakmaktan… O uzun bakışlardan.

Uzun ve kesiksiz…

Bir teselliydi belki de aradığı… Sadece bir teselli… O kadar. Küçük bir ferahlık, dinginlik…

Serap olmasın istiyordu…

Allah’ım n’olur diyordu. Tutunduğum hakikattir, serap olmasın… Yanılsama olmasın. Yanılma hiç olmasın…

 Erenlerin demine götür beni…

Gerçeğin künhünü göster

Vaslına erdir beni…

Aslıma erdir beni…

Hakikatime yetir beni…

Eşiğinde erit beni…

Böyle niyaz ediyordu belli belirsiz…

Sonra tekrar rüzgâra dönüyordu dili nedense… Kıpır kıpırdı dudakları yine.

Rüzgâr diyordu… Ahh rüzgâr…

Bir esse diyordu… Azcık esse...

Esse de gönlüm neşelense. Bir neşelense… Azcık neşelense…

Nefeslensem…

Kim bilir bir günde kaç kez yüreğini tavaf ediyordu bu cümleler…

Kaç defa sarıp sarmalıyordu içini…

Isıtıyordu…

Işıtıyordu…

Uyandığında bu halden, deli miyim ben neyim sorusu düşüyordu aklına…

Kendi sorusuna yine kendisi cevap veriyordu. Zaten hep böyle yapardı…

-Delisin elbet, he ya delisin diyordu.

Delilik yoksa serde aşk eser mi bu dağlarda, hadi cevap ver eser mi diyordu ardından tasdik edercesine…

Sevdiğini rüzgâr olarak görüyordu…

Onunla gidiyordu başka diyarla… Hakikatin burcuna onunla dikiyordu sevda bayrağını…

Hem de dalgalandırıyordu…

Ancak böyle durulabiliyordu. Sükûnu böyle bulabiliyordu.

Rüzgâr olmadan şimşek olunmaz inancındaydı… Dalgalanmadan damıtılamazsın fikrindeydi…

Gönle şimşek çakmadan da aşk kıvılcımı yanmazdı ona göre…

Gökkuşağının da rüzgâra ihtiyacı vardı görünmek için…

Kendisinin olduğu gibi!

Ben bensiz olabilirim ama rüzgârsız olamam fikrindeydi…

Ne yana baksa rüzgârı arıyordu, soruyordu…

Kimi zaman kendinden emin olamayıp yoldan geçenleri durduruyor ve soruyordu rüzgârı!

Rüzgârım nerede diyordu?

Ne yandan esti rüzgâr biliyor musun diye sorguluyordu. Ne yandan ha, ne yandan?

Artık onu görenler yine rüzgârı soracak diye düşünmeye başlamışlardı. Haksız da sayılmazlardı hani... Çünkü durum buydu gerçekten…

Gel zaman git zaman adı rüzgâra çıktı. Böyle ünlenir oldu. Ona artık ‘Rüzgâr’ diye sesleniyorlardı.

Önceleri biraz huylandı huylanmasına ama giderek kabul etmek zorunda kaldı.

Hoşuna da gitti doğrusu.

He ya rüzgârım ben diyordu.

İçimde diyordu rüzgâr. İçimde esti hep, içimdeyken üstelik… Kendinden kendine…

Ben artık oyum diyordu. Ben rüzgârım…

Rüzgâr benim.

Dışarıda aradığını içinde bulmuştu.

Bulmuş ve mutlu olmuştu.

Ey güzel Allah’ım diyordu. Rüzgâr geldi ve içimde durdu diyordu.

Rüzgâr bana ben rüzgâra ne güzel yakıştık diyordu.

Yakıştı mı?

Evet, çok güzel yakıştı hem de…

Rüzgâr oydu, o rüzgârdı artık!

Rüzgâr diye seslendiğinde kendine bakıyordu.

İçine, ta içine…

Derununa!

YORUM YAZ
TOPLAM 11 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Mete Çimen:10 Aralık 2013, Salı 18:22

    Rüzgarı ne kadar naif anlattınız. İnsan kendini yaznın biryerinde buluveriyor birden.

  • - Nisan Canan:10 Aralık 2013, Salı 02:19

    rüzgar uğultusunu hapsetmiş
    içten içe esiyor
    rüzgarın sesi kesilmiş gibi
    ağaçlar kuytularda sessizce hışırdıyor
    rüzgar bir sır gibi zamanını bekliyor..

  • - MİSAFİR:10 Aralık 2013, Salı 00:44

  • - Aysel Çınarlı:09 Aralık 2013, Pazartesi 13:48

  • - OĞUZ HEDEF:09 Aralık 2013, Pazartesi 13:27

  • - vuslata hasret:09 Aralık 2013, Pazartesi 09:35

  • - Şule Bal:09 Aralık 2013, Pazartesi 01:02

    Dışarıda ne varsa içimizde. Rüzgarı da, yeli de. Aradıklarımızın aslında içimizde olduğunu ifade eden güzel bir yazı olmuş. Kaleminize, gönlünüze sağlık olsun.

  • - Betül Palaz:09 Aralık 2013, Pazartesi 00:31

    Benimde rüzgarım var. Önsün bir hayat çok kuru olurduk
    Şükretmek gerek rüzgarlara

  • - Ayşe Arslan:08 Aralık 2013, Pazar 23:58

    İnanın gece gece çok iyi geldi rüzgar estirdiniz yüreğimde!

  • - Münteha:08 Aralık 2013, Pazar 23:29