ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Ne Feryat Edersin Divane Bülbül?!..

Uğur Canbolat

11 Kasım 2014 Salı 12:33
  • A
  • A

Dünya hayatı aslında sürekli bir feryat ve figan üzerine gidiyor.

İnsanın emeli bazen ecelini aşabiliyor.

Bitmeyen isteklere sahibiz.

Doymaz iştihalarımız olabiliyor.

Hırsımız hep aklımızın önünde yol alıyor. Hâl böyle olunca figanlar da tabiatıyla bitmiyor. Sesler yükseldikçe yükseliyor. Tansiyon kontrol edilemez oluyor, kabaran öfkeler, geride kalmışlığın, yenilmişliğin kabul edilemezliği gibi hususlar insanın aklını biraz daha başındanalıyor.

Oysa kültürümüzün bize öğütlediği öğretilere biraz olsun bakılabildiğinde, özümsenebildiğinde hayat sükûnet buluyor, biraz frene basılıyor ve nefes almaya bir imkân doğuyor.

Ne hayat sahipsiz, ne de biz başıboşuz!

Biz de, yaşadığımız hayat da, öncesinde geldiğimiz süreçler de, bundan sonra yaşayacağımız kabir ve berzah gibi diğer evreler ve hayatın öte yakasının da ‘Bir’ sahibi var!

O’ndan O’na göçüp durmaktayız aslında. Konup, göçmelerimiz bizi şaşırtmamalı. Özümüz aynı, görüntülerimiz değişiyor.

Fâni, bâkileriz. Buradan öteye doğuyoruz.

Fâniyiz ama ebediyete namzediz...

Sonluyuz ama sonsuzluğa adayız...

Bu ışık sönecek evet.

Bu enerji bitecek.

Hevesler son bulacak.

Varsa hırslarımız törpülenecek...

Gören gözler görmez olacak, dizler derman dilenecek!

Yani fâni oluşumuz tescillenecek...

Bu tescilleniş hayatın diğer yakasına doğuşumuzun ilk safhası olacak!..

Ölüm olarak ifade edilen benim ‘Hakka vuslat’ veya ‘Hakka yürüyüş’ olarak dillendirdiğim

Koca Yunus’un “Ölen hayvan imiş, âşıklar ölmez” şeklinde içimize nakşettiği hakikat...

...

14 Ekim 2014 sabahı sevgili eşim Meral Canbolat ‘Hakka Vuslat’ etti.

Vuslatı mübarek olsun!

Gönlü erenlerde olanın yeri elbette onların yanıdır, yöresidir.

Fahr-i Kâinat Efendimize aşkla bağlı olanın oturacağı yer elbette Onun mânâ sofrasıdır.

Bu hususları teyit eden dostlardan çok güzel rüyalar geliyor. Tanışmıyor olsalar da birbirlerini teyit eder mahiyetteler. Sadık rüya olduklarına inanıyorum.

Eşimin canı üç sene önce annesini Hakka uğurladıktan sonra çok yanmıştı. Tesellisi zor bir durumdu. Sarsılmıştı her evlat gibi.

Kendisine aşkla bağlı olduğumuz Dr. Haluk Nurbaki Hocamız sık sık eşimin rüyasına/zuhuratına gelerek “Evladım biz annenle beraberiz, o benim kanatlarımın altında, biz burada çok iyiyiz. Sen merak etme” şeklinde teselli ediyordu. Zaman zaman da bazı emirler veriyordu. Bir defasında “Uzun zaman oldu ihmal ettiniz. Çifte Sultanlara gidin” demişti. Biz de Koca Mustafapaşa’daki Sümbül Efendi Camii avlusundaki türbelerine gitmiştik. Yine bir defasında eşime “Gönüllerde Sema” kitabını okumasını istemişti. Son haftada yine hocamızın “Gönül Penceresinden Fahr-i Kâinat Efendimiz” kitabını okuyordu, yarım kaldı. 

Ben tamamlayacağım kaldığı yerden.

Bu rüyalar o kadar sık sık tekrar ediyordu ki artık eşim birkaç defa bana “Acaba Nurbaki Hocam beni yanına mı alacak? Neden bu kadar çok görüyorum?” diye sormuştu.

O zaman tam bir cevap verememiştim, vermek de istememiştim ama sanırım bugünden baktığımda ‘Evet’ olmalı cevabı.

Yukarıdaki bilgilerden haberdar olmayan benim değerli bir kardeşim eşimin de arkadaşı olan yazar Ayşe Nur Menekşe 04 Kasım 2014 gecesi şu rüyayı görmüş:

“Kocaman bir bahçe, aklına gelebilecek her türlü ağaç var. Ortada kocaman bir sofra kurulmuş. Yok yok sofrada. Meral beyaz tüllerden yapılmış bir elbise giymiş. Ki gelinliğe benziyor. Yüzü çok mutlu ve nurlu... Gülümserken bütün dişleri görünüyor. Diyorum ki kendisine Meral bu sofra da ne?

Diyor ki “Nurbaki hocam benim için hazırlatmış bu sofrayı...”

Sonra ben onlara uzaktan bakıyorum. Nurbaki Hoca ile karşılıklı çorba içiyorlar.”

Bütün bunları neden aktardım?

Aslında insanın serüveni bir bütün... Ruhlar âlemindeki durumlar, anne karnındaki süreç, orada ölüp dünyaya doğuş, buradaki yaşam, dünyadan göçüş ve gerçek âleme doğuş, kabir süreci ve öte âlem... 

Hepsi bir bütünün farklı şekilde görüntüye gelmesi...

Madde ile mânâ bir...

Geçmiş ile gelecek iç içe...

Rüya ile hakikat içli dışlı...

Kısaca hayat ve memat ikiz kardeş...

...

Eşime son zamanlarda terastan Üsküdar’ın sahiline bakarak türküler okuyordum. Bir nevi meşk yapıyorduk. Hayatın kılcal damarlarına doğru ilerliyor, duygudan duyguya yolculuklarımız oluyordu.

Havalar soğuduğu için terasa çıkıp meşk yapamadığımız dönemde gönlüme düşen ama ezbere bilmediğim Erzurum’lu Emrah’ın bir türküsünün ilk dörtlüğünü internetten bulup çok içten okumuştum.

“Ne feryad edersin divane bülbül

Senin bu feryadın (anam) gülşene kalsın

Bu dünyada eremezsen murada

Huzur-u mahşere (anam) divana kalsın..”

İki gün devam etti bu. Ardından göçtü, gerçeğine gitti.

Bu durumu ‘Kuantum’ konusuna çalışan bir akademisyen hocaya anlattığımda “Uğur Bey, siz eşinizle vedalaşmışsınız” dedi.

Düşündüm üzerinde... Dünya insan hayatının emellerine göre kısa... Ecel daha erken...

Beşeriyetimizin bir gereği olarak yürek çığlıklarımız, hüzünlerimiz, arzularımız, hülyalarımız dilimize kelimelerle düşüyor.

Ne var ki, bülbülün feryadı bir şey değiştirmiyor zira “gülşen” hayatın öte yakasında...

Tamamlanmak orada mümkün... Sonsuzluk o boyuta planlanmış.

Vuslat orada!..

Gülşen orada!..

...

Tüm bu gerçeklerin ve eşimin ardından kendime Emrah’ın dilinden sesleniyorum.

“Ne feryad edersin divane bülbül

Senin bu feryadın (anam) gülşene kalsın

Bu dünyada eremezsen murada

Huzur-u mahşere (anam) divana kalsın..”

... Ve şunu ilave ediyorum.

Orada buluşmak üzere!..

...

TEŞEKKÜR

Dualarını, desteklerini, tesellilerini, dostluklarını esirgemeyen, eşimin vuslat uğurlamasına katılan, evime gelen, telefon eden, mesajlarını sosyal medya yoluyla ileten, hüznümü, acımı paylaşan tüm arkadaşlarıma, yürekdaşlarıma, sînedaşlarıma yürekten çok teşekkür ediyor minnetlerimi iletiyorum. 

YORUM YAZ
TOPLAM 11 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - SEMA DADAK.:24 Aralık 2014, Çarşamba 00:47

  • - Durdu BİLGİLİ:20 Kasım 2014, Perşembe 04:39

    Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Allah size sabır versin, başınız sağolsun.

  • - AHMET YILMAZ (EMIN OTOMOTIV ):16 Kasım 2014, Pazar 14:23

    UĞUR ABI ALLAH CC DEN EŞINIZE RAHMET SIZEDE SABIRLAR DIİLİYORUM . İNŞAALLAH GÖRÜŞMEK ÜZERE.

  • - Mustafa ulamli:15 Kasım 2014, Cumartesi 21:19

    Ugur basiniz sagolsun, yengemizin mekani cennet olsun,zaman her seyin ilaci, Allah sabirlar versin.

  • - nadir canpolat:15 Kasım 2014, Cumartesi 17:19

    ölüm bir lütuftur mümine ,bir geçiştir mutluluğa
    Allah rahmet etsin ve sevdikleriyle haşretsin inşallah

  • - mustafa karagözlü:15 Kasım 2014, Cumartesi 08:56

  • - gül Doğan:15 Kasım 2014, Cumartesi 01:03

  • - merve yüksel:15 Kasım 2014, Cumartesi 00:19

  • - musa turan:12 Kasım 2014, Çarşamba 10:32

    meral yengem alalalar da bizleri kabul buyursun rabbim gönlünüze inşirah versin uğur efendi

  • - Sevgi Taner:11 Kasım 2014, Salı 19:45

    Uğur bey yine bizi derinlere götürdünüz. Allah eşiniz Meral hanımı ne güzel ağırlamış. Şükür