ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Hikâyeler Hep Yarım, Hep!

Uğur Canbolat

20 Mayıs 2014 Salı 23:29
  • A
  • A

Yarım kalıyor hikâyelerimiz.

Ne kadar uzun olursa olsun tamamlanamıyor… Bir yerinde bir eksiklik, bir tarafında bir gedik! Bu hep

böyle!

Bitmeyen hikâyelerin insanıyız!

Umutlarımız menzile varmıyor! Iskalıyoruz.

Hülyalarımız bütünüyle gerçeğe dönüşmüyor. Hep serap peşinde susuz kalıyoruz!

Hırslarımız azme dönüşmeden bizi yakıp, yıkıp bitiriyor. Kaybediyoruz.

Mutluluklarımız sonsuzluğa kanatlanmıyor! Kırık kanatlı kuşlar gibiyiz.

Heveslerimiz nefeslerimize denk düşmüyor. Bazen biri önde bazen diğeri.

Kısacası hikâyelerimiz hep yarım kalıyor!

Elbette bu çok öğretici bir durumdur!

Belli ki sırf bu dünya için yaratılmamışız. Daha öteye odaklanması gereken nice cevherler var

içimizde.

Onları sadece bu hayat ile sınırlamamalıyız!

Burada bitenleri son bulmuş saymamalıyız!

Hayat bitiyor ama hayal bitmiyor!

Hayat bitiyor ama sonsuzluk arzusu içimizde capcanlı bir tarzda gönül ufkumuzda uçuşuyor!

Yaşlanıyoruz ama geçen günleri uzunluğuna bakmadan ‘Bir gün’ gibi değerlendiriyoruz. Nasıl geçti

diyenlere çoğu defa ‘Rüzgar gibi’ demekle yetiniyoruz.

Demem o ki; hikâyelerimiz hep yarım, hep!

Bitmeyen arzumuz neyin işaretçisi?

Tükenmeyen mutlu olma beklentimiz neyin müjdecisi?

Sürekli gülme, şen ve şatır olma enerjimiz nereye kilitli?

Yıkılmalarımızda yeniden kalkışımız, düşüşlerimizden sonra daha güçlü yükselişimiz,

kaybedişlerimizden sonra kazanmaya akortlu oluşumuz bize hiç mi bir şey anlatmıyor?

Bu kadar derin duygular, duyuşlar, hissedişler, arzulayışlar neyin çığlığıdır dersiniz?

İnsana verilen mükemmel cihaz ve duygular acaba sadece kısacık şu dünya hayatımız için olabilir mi?

Bu mümkün mü?

Yarım kalan hikâyeler tamamlanmak ister! Tamamlanmak içindir.

Ve biz bu hikâyenin devamını hayatın bu yakasına sığdıramayacağımızdan tamamlama işlemini öte

yakaya bırakıyoruz.

Kabristanlarda işini, gücünü tamamlamış, hedeflerini bütünüyle gerçekleştirerek ‘İşte tamam oldum’

diyecek kaç kişi var dersiniz? Bana kalırsa bunu diyenleri bulması zordur!

Yaşadığımız hayat, hikâyemizi tamamlamaya yetmiyor! Bizi sonsuzluğun kapısına bırakıp

giderken ‘Gel tamamla’ diyor adeta! Bu çağrıya uymalı.

Eksik kalmış sevmelerimizi orada tamamlayalım.

Yarım kalmış hayallerimizi orada sonuca ulaştıralım.

Kabul, hikâyeler burada hep yarım! Demek ki maksat başka! Oyunun başka perdeleri de var.

Bunlar ön lezzetler, ana yemek diyebileceğimiz hikâyenin büyük bölümü sonsuzluk yurdunda!

Son günlerde milletçe yaşadığımız acıları seyrederken ne kadar çok hikâyenin karım kaldığını

düşündüm ve dilime de tekrarlayıp durduğum bu cümle düştü; hikâyeler hep yarım, hep!

Bu cümlenin pençesine düşüp kıvranıyorken gönlüm isyan çığlıkları ile çınladı ve itiraz etti.

Şiddetle üstelik… Hayır dedi, olmazlandı!

Yarım kalışlar dünyalıktır.

Ebediyet taliplisi canlar için hikâye yarım kalmaz, hatta yeni başlıyor denebilir.

Sonsuzluk soluklanmasına istek duyan bizler için hikâyenin yarım kalması söz konusu değildir.

Bu dünya madem sonsuz hayatımızın mukaddimesi, yani girişidir. Ne gam!

Allah’ımız var, ne gamımız var!

Bu duygularla yüreğim çepeçevre sarıldığında zihnime Şeyh Galip’in “Aşıkta keder neyler gam halkı

cihanındır” cümlesi imdada yetişti.

Evet, bu dünyada yüreğimizi parçalayan kederler var!

Evet, bu hayatta tahammül edilmez acılar var!

Evet, burada tarifsiz zulümler var.

Evet, bu yaşamımızda ölümler var, ölmelerden beter ruhumuzu örseleyen travmalar var!

Evet, hikâyeler hep yarım kalıyor bu sınavda!

Ama madem Allah var, O’nun sonsuzluk çağrısı ve vaadi var, o zaman burada yarım kalan hikâyeler

orada tamamlanacaktır.

Peşinen kabul ediyoruz ki, hikâyemiz burada tamamlanmayacak. Bir yerde noktalı virgül konacak!

Olsun!

Madem nokta değil, noktalı virgül ile sonsuzluk yurduna hareketimiz var biz de hikâyemizi orada

tamamlarız.

Hem de daha güzel bir biçimde!

Yeter ki; azığımız iman olsun, şefkat olsun, aşk olsun, sadakat olsun, irfan olsun, ilim olsun, erdem

olsun, fazilet olsun!

Azığımız yeter ki; düşen insanlığı beşeriyet çukurundan yeniden insanlığa çıkarmak, kaldırmak olsun!

Yanan kalplere deva oluşlar, şifa oluşlar olsun!

Başımızda güzeller güzeli Efendimiz olsun!

Hiçbir hikâye yarım kalmayacaktır! 

YORUM YAZ
TOPLAM 6 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Ahmet Akbulut:23 Mayıs 2014, Cuma 17:37

    Çok önemli bir tespit. Demek ki sırf bu dünya için yaratılmamışız.

  • - Gül Ustacık:21 Mayıs 2014, Çarşamba 11:26

  • - EMİNE BAŞKAYA:21 Mayıs 2014, Çarşamba 11:26

    kaleminize sağlık,yüreğinize sağlık bu ne güzel yazı gerçi hepsi birbirinden manalı bizi anlatan yazılar Allah uzun sağlıklı ömürler versin size

  • - Gül Kökel:21 Mayıs 2014, Çarşamba 11:25

    Çok güzel bir yazı

  • - Asiye Yaman:21 Mayıs 2014, Çarşamba 04:14

    Hikayeler zahirde yarim kalmis görünsede elbet ebedi alemde tamamlanacaktir...Gönüllere su serpen, ruhlara sifa olan sözleriniz icin cok tesekkurler....

  • - ARZUNUR ORTAKCI:21 Mayıs 2014, Çarşamba 00:21

    Vakti geldiğinde tamamlanır elbet.Teşekkür ederim gönüllere şifa yazılarınız.