ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Hayatımızın sökükleri!

Uğur Canbolat

24 Nisan 2013 Çarşamba 09:01
  • A
  • A

Biraz dikkatli bir nazarla inceleyince hayatımızda ne kadar ‘sökük’ varsa hepsi bir bir görülüyor. Yapmamız gereken şey az biraz dikkat!

Bu dikkati gösterdiğimizde görüyoruz hakikati… Tüm açıklığıyla üstelik!

Vakıf oluyoruz söküklerimize, eksiklerimize…

Düştüğümüz uçurumları görüyoruz. Uyanıyoruz kâbuslarımızdan…

Hakikat ve hayat omuzlarımıza bırakıyor yükünü, sorumluluğunu.

Peki biz ne yapıyoruz bu durumda?  Genellikle iki türlü bir davranış benimsiyoruz.

Bazılarımız duymamayı, görmemeyi tercih ediyoruz.

Görmemiş gibi yapıyoruz. Duymamış gibi davranıyoruz. Bilmiyor gibi câhilane lakırdılar söylüyoruz. ‘Hayatımızın sökükleri’ yokmuş gibi yapıyoruz. Kuma gömüyoruz başımızı.

Aklımızı işlettirmiyor, gönlümüzü perdeliyoruz. Duyarsızlaştırıyoruz!

 Düşünmüyoruz üzerinde. Aldırmıyoruz.

“Aldırma gönül aldırma”türküsünü havalandırıyoruz hiç olmayacak yerde… En yanlış bağlamda…

Kendimizi ne kadar lüzumsuz iş varsa onların altına sokuyoruz. Kendimizi zamansız bırakıyoruz. Vakitsiz kılıyoruz.

Ne dinlemeye, ne düşünmeye ne de anlamaya zamanımız kalmıyor. Yetiştirmemiz gereken işler ‘Haddinden fazla’ zira! Hepsi de bizi bekliyor.

Biz olmasak, işe vaziyet etmesek hayat duracakmış, dünyanın çivisi çıkacakmış sanıyoruz.

Diğer yaklaşım ise, madem ‘Hayat söküklerimiz’ fazla, madem delik açıldı ‘Ben ne yapabilirim ki?’ anlayışıdır.

Bu ‘İpin ucu kaçtı’ madem ki, devam edeyim o halde anlayışıdır… Buna halk dilinde ‘Battı balık yan gider’ deniliyor… Düzgün yanım kalmamış ki hayıflanmasıdır… ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ şeklindeki çürük anlayışa sarılıp gitme davranışı sökük dikmekten çok ipi daha fazla çekip söküğü büyütmektir.

Ne yapmalı bu durumda? Gayret etmeli, hayatımızın söküklerini dikmeliyiz. Bunun bir yolu olmalı…

Bulmalıyız bu yolu… Zorlanabiliriz belki ama denemeliyiz.

Hayatımızın söküklerini nasıl dikebiliriz sorusunun peşine düşmeliyiz!

Bunu nasıl başarabiliriz? Öncelikle yeni sökükler yapmamalıyız! Buna fırsatlar tanımamalıyız! Bizi bu noktalara getirecek hayatımızı zora sokup yeni sökükler meydana getirecek yollara girmemeliyiz!

Size ne kadar uyar bilemem ama benim sökük dikici olarak düşündüğüm kendime ikaz edici sayabileceğim cümlem şu: Ne gereği var?

Bu soruyu sorarak yeni sökükleri önleyebiliriz düşüncesindeyim. Hatta sökük bile dikebiliriz. Bu soruyu ciddi biçimde sorabilirsek kendimize kuvvetli bir fren görevi de yapmış olabiliriz… Sökülmelere bir engel oluşturabiliriz. Düşünmek maksadıyla bir es verdirtebilir. O sırada da bir kez daha akıl ve vicdan muhasebesi yaptırtabilir.

Öfkeye öfkeyle cevap neyi çözdü şimdiye dek?  Sadece söküklerimizi çoğalttı. Hangi iyi şeyi bahşetti?

Sökükleri arttırma!Ne gereği var titreşimi yüksek söz etmenin?

Sökükleri arttırma!Ne gereği var tevazu perdesi altından varlık izhar etmenin?

Sökükleri arttırma!Ne gereği var için boşken doluymuş pozu atmanın?

Sökükleri arttırma!Ne gereği var Hak yol varken batıl yollara seğirtmenin?

Ne gereği var gerçekten?

İçtenlik varken, tevazu, iyilik, doğruluk, düzgünlük, emek varken ne gereği var tersi davranışların? Ne gereği var sökükleri arttırmanın?

Sökükleri arttırma!Kısa söz söylemek mümkünse ne gereği var uzatmanın?

Sökükleri arttırma!Hakikate ulaşma fırsatı varken ne gereği var bataklıklara saplanmanın?

Dostluk yap, gereği yok düşmanlığın!.. Sökükleri arttırmanın.

Sökükleri arttırma!İyilik söyle, gereği yok kem söz etmenin…

Sökükleri arttırma!Hayır yap, gereği yok çalıp çırpmanın, kendine yontmanın…

Sökükleri arttırma!Hakkına razı ol, gereği yok rekabetin…

Sökükleri arttırma!Doğru yerde dur, doğru söz söyle, doru yere yürü, doğru yoldan yürü…

Sökükleri arttırma!Ne gereği var yanlış patikalarda ömür tüketmenin?

Sökükleri arttırma!Uzat elini tokalaş, merhabalaş… Ne gereği var sıkılı yumruğun?

Sökükleri arttırma!Gerginliğin, huzursuzluğun ne gereği var? Mutluluk varken, huzura kanat açmak mümkün iken?

Sökükleri arttırma!Gereği yok kıskançlığın… Güven varken…

Sökükleri arttırma!

Çok kazanmam lazım…  Çok varlık edinmeli, zengin olmalıyım demenin ne gereği var? …

Sökükleri arttırma!

Zenginlik her zaman mutluluk değildir. Çoğu defa değildir hatta başkalarının ayağına basıyorsan, emeklerini tekmeliyorsan, alın terlerini kurutuyorsan ne gereği var?

Sökükleri arttırma!

 Tanınmalıyım, bilinmeliyim diyorsun… Gittiğim yerde itibar görmeliyim gibi düşüncelerin ne gereği var?

Sökükleri arttırma!

 İtibar tanınmakta mıdır? Ün müdür insana değer katan? Kişi kendi iç dünyasını zenginleştiremez, oradan feyz alıp salamazsa ünlü olmak ne işe yarar? Hatta çoğu defa özgürlük kısıtlayıcıdır. Olmadığın gibi görünmektir. Başkalarının yanında hüzünlenememektir. Tek başına yürüyerek simit yiyememektir. Sahilde martılara karşı şarkı söyleyememektir.

Sökükleri arttırma!

Bunca söküğümüz varken yeni sökükler ekleme!

Hedefin sökük dikmek olsun, yaraya merhem sürmek olsun.

Acıları dindirmek olsun gayen, yüz güldürmek, gönül şenlendirmek olsun.

Tebessümsüz yüzden kurtulmaktır sökükleri dikmek.

Hayra dönmeyen dili iyiliğe talim ettirmektir sökükleri dikmek.

İşleyen bir akla sahip olmak, aşkla dolu bir kalbe sahip olmak ve sahip çıkmaktır sökükleri dikmek.

Çoktur hayatımızın sökükleri, saymakla bitmez.

Arttırmayalım onları!

YORUM YAZ
TOPLAM 12 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - GÜLSÜM ULUSOY:27 Nisan 2013, Cumartesi 16:26

  • - derya çelik:26 Nisan 2013, Cuma 02:09

  • - misafir:25 Nisan 2013, Perşembe 13:34

    Düştüğümüz uçurumları görüyoruz. Uyanıyoruz kâbuslarımızdan…
    söküklerin tedbir yamayı gerektirmeyecek şekilde onarılması

  • - Mürüvvet Türk:25 Nisan 2013, Perşembe 01:29

    Hayra dönmeyen dili iyiliğe talim ettirmektir sökükleri dikmek ne güzel bi anlatım gönlünüze sağlık...Teşekkürler Efendim..

  • - Münteha-2:24 Nisan 2013, Çarşamba 20:48

  • - Münteha-1:24 Nisan 2013, Çarşamba 20:46

  • - YAKUP SÖĞÜT:24 Nisan 2013, Çarşamba 15:02

    Harika bir yazı.Ne çok söküklerimiz var aslında.Fark ettik.

  • - Meslisa Akyüz:24 Nisan 2013, Çarşamba 12:37

  • - Ayşe Oruç Karabaş:24 Nisan 2013, Çarşamba 12:36

    Herzaman ki gibi harika bir yazı...Gönlünüze ,yüreğinize sağlık...

  • - Aysel Çınarlı:24 Nisan 2013, Çarşamba 10:54