ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Hayata tek gözle bakmak!..

Uğur Canbolat

15 Temmuz 2013 Pazartesi 09:14
  • A
  • A

Ayağımıza dolanan, bizi tökezleten, hayatı tek taraflı görüp yaşamamızı sağlayan yanlış ve yanıltıcı bir tutum tek gözle bakmak…

Bir yanı görüp diğer yana kör kalma durumunda oluşumuz hiç yakışık alır mı?

Konu üzerinde biraz yoğunlaşınca hayatı nasıl yarım gördüğümüzü hemen fark ediveririz.

Hep yarım görmüşüz. Sürekli yarım hissetmişiz. Algılarımız bu istikamette olmuş daima… Bilgilerimizi de böyle oluşturmuşuz. Okumalarımız tek taraflı olmuş. Ne yandan bakmışsak o kadarını görmüşüz ve o kadarıyla yetinmişiz. Eski tabirle ‘İktifa-i Nefs’ etmişiz.

Başka konularda ne kadar doymaz bir iştihaya, bitmez bir isteğe sahipsek bu konuda o kadar mütevekkil durmuşuz. Fazlasını istememişiz. Hayret ki, ne hayret!

İşin vahim tarafı ise tek taraflı bakışımızın farkına varmayışımız. Biraz daha ileri gidersek bu yarım kavrayış ve tek taraflı bilgilenme ile hayatımızı planlayışımızı görürüz. Buna göre bir dünya görüşü inşa etmiş ve yine buna göre ilişkiler geliştirmişiz. Bize uygun düşen, sadece bizim tarafımızdan bakan dostlar edinmişiz. Sadece onlarla yol yürümüşüz, hemhal olmuşuz.

Bazılarımız diğer yönlerden bakanları görmezlikten gelmişiz. Tek doğru bakış açısını kendi bakış açımız olarak değerlendirip kendimizi yola vurmuşuz.

Diğer kısmımız ise bizim gibi bakmayanları yanlış yerde olmakla suçlamışız. Hakikati görmemekle itham etmişiz. Onları ‘Doğru yolun sapık yolcuları’ şeklinde düşünmüşüz.

Yarım kavrayış, bütüncül bakamayış idraklerimizi esir aldığında meydana gelen doğal sonuç bu işte.

Hem beşir, hem nezir anlayışını bu bakımdan iyice kavramamız gerekir. Peygamberimiz hem müjdeleyici, hem de uyarıcı. Bu hususu sağlıklı anlayıp değerlendirebilmiş olsaydık yukarıda anlatmaya çalıştığımız bakış hatalarına düşmeyecektik.  Ancak gelin görün ki Fahr-i Kâinat Efendimizi bile doğru anlamaktan uzağız. Bizler Efendimizin genellikle işin müjdeci yanına odaklanıyor uyarıcı kısmına ise bakmıyoruz. Sürekli işin hoşumuza giden yanlarıyla uğraşmak, sadece o alanla ilgilenmek istiyoruz. Diğer yönünü yani uyarıcı tarafını üstümüze alınmıyoruz.

Bu da içimizde dolaşan ve sürekli bize hatalar yaptırmak isteyen cereyanın uyanıkça tertip ettiği bir tezgâh…

Ve biz bu tezgâha ne kadar da sık geliyoruz.

Kendimizi sorgulamaktan yeni ifadesiyle ‘check etmek’ten uzak olmamız nedeniyle hayatımız bu tek gözle bakışla devam edip gidiyor.

Bize akıl kadar yürek de lazım.

Bize ezberlere göre tek taraflı yaşamak değil, konuları ayrıştırma, sezgi yeteneği ile yerli yerine koymak gerekiyor.

Bilgilerimizi, tavırlarımızı, duygularımızı, sevişlerimizi, cümle kuruşlarımızı kısacası hayata nerede durup ne şekilde baktığımızı sürekli gözden geçirmemiz gerekiyor.

Zaman zaman kendimizi eleştirmemiz iyi gelecektir. Vartalarımızı görmemizi ve terazimizin dengeli tartmasını sağlayacaktır samimi olursak.

Merhamet var ama gazapta var.

Rıza da var kaza da…

Cemal de var celal de…

Kahır da var, lütuf da…

Nur da var, topuz da…

Sevgi de var nefret de…

İşte bu bütünlük içinde hayata, hâdiselere bakabilmenin derdinde, çilesinde olmalıyız. Bu da kendimizi geliştirme azmi ve isteği ile mümkün olur ancak.

Kendini eksikli görmeden, tamamlanmamış olduğumuzu hissetmeden, bu ön kabule sahip olmadan işimiz zor. Bunu başaramadığımızda ise tek gözle bakmaya devam ederiz ve kendimizi mükemmel kabul ederiz.

İşte kopuş noktası da burasıdır.

Sözü bağlayacak olursak müfredata alacağımız ilk dersimiz bütüncül bakmanın gerekliliği…

Bütün bakamadığımızda hayatımız yarım kalıyor. Tek yönlü yaşanmış bir hayat oluyor. Diğer mevsimleri göremeden ömür tüketmiş oluyoruz. Sevdiklerimizin negatif yanları da var bunları görmüyoruz. Eleştirdiğimiz, hoşlanmadığımız kişiler de olumlu özelliklere sahipler. Bütünüyle kötü değiller. Bunu da görmüyor, kaçırıyoruz.

Nefsimiz vasıfları bölerek etkisizleştirmek istermiş. Bakışımızı bulandırır. Tek tarafa dikkatimizi yönlendirir. Bu bakışı yeterli görmemizi temin eder, bunu kendimize beğendirir ve ayrıca kendi hesabına değerlendirir. Tek doğru olarak kabullenmemizi sağlar. Hatta bu konu da bizi ifrata götürmeye çalışır. Fikrimizin fanatiği olmamız için yoğun biçimde çabalar.

Nefsin, tecelli eden İlahi Esma’lara, olaylara bölerek baktırma eğilim çemberini kırmayı başarmalıyız.

Müjdeleyici hadislere eğilimimiz daha fazla olsa da uyarıcı hadisleri de dikkate almalıyız. Bir bütün olarak değerlendirmeliyiz.

Müjdeyi, merhameti, şefkati görelim ama muhakkak uyarıyı da görelim.

Sonuç: Hayatı tevhit etmeliyiz, birlemeliyiz. Böyle görmeliyiz. Bütün olarak kavramalıyız. Ayrıştırıcı bakmamalıyız. Ramazan ayında bu bakışı kazanabilmek bizi kârlı kılacaktır. Herkesin birbirini ayrıştırıp ötekileştirdiği bu günlerde bizler farklı yerden bakmaya çalışalım.

Ayrıştıran değil birleştiren bir gönle sahip olalım.

Ötekileştiren değil empati yapabilen bir düşünceye erelim.

Sadece kendi bakışımızın doğru olduğu varsayımından sıyrılarak başkalarının görüşünde de hakikat çekirdekleri olabileceğini dikkate alalım.

Hayata tek gözle bakmayalım!

Aklımız da var, gönlümüz de!

Nefsimiz de var, vicdanımız da!

Öfkemiz de var, merhametimiz de!

Kızgınlığımız da var, sükûnetimiz de!

Cesaretimiz de var, korkumuz da!

Ümidimiz de var, kaygımız da!

Kısacası değerli dostlar tek yanlı değiliz, tek yönlü değiliz.

O zaman bakışımız, iş tutuşumuz, değerlendirmemelerimiz, yorumlarımız da tek yanlı olmamalı!

İki gözümüz varken hayata, olaylara tek gözle bakmak niye?!

canbolatugur@gmail.com /https://twitter.com/ugurcanbolat https://www.facebook.com/iyibakkendine7

YORUM YAZ
TOPLAM 5 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Nagihan ipek:17 Temmuz 2013, Çarşamba 10:12

    Farkındalık şuuru aşılayan güzel bir yazı kaleminize zeval gelmesin inşallah

  • - Levent Onur:16 Temmuz 2013, Salı 15:00

    Kendimizden o kadar da emin olmayalım mesajını aldım ben bu yazıdan. Her zaman haklı olmak durumunda olmadığımızı bir de... İyi ramazamanlar efendim

  • - Münteha:16 Temmuz 2013, Salı 01:00

  • - Mürüvvet Türk:15 Temmuz 2013, Pazartesi 23:33

    Özetle: Ötekileştiren değil empati yapabilen bir düşünceye erelim...Teşekkürler Efendim...

  • - Şaban Güngör:15 Temmuz 2013, Pazartesi 09:50

    Hayata tek gözle bakmak. Güzel bir benzetme olmuş. iki gözümüz var ama tek gözle bakıp tek gözle yaşıyoruz. Teşekkürler iyi ramazanlar