ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Güvenli Alan ve Tadı Tuzu Olmayan Bayramlar!

Uğur Canbolat

23 Temmuz 2014 Çarşamba 12:33
  • A
  • A

Dünyanın buna ihtiyacı var!

Güvenli alan hepimiz için giderek daha da önemli hâle geliyor.

Ruhumuzun ihtiyaç sıralamasında ilk sırada yer aldığını düşündüğüm güven duygusu giderek

zedeleniyor. Son günlerde yaşanan mezalimi/trajediyi düşündüğümüzde konunun önemi daha iyi

belirecektir.

Savaşında bir ahlakı vardır. Kuralları vardır. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Hayatın modernleşmesi, insan anlayışının gelişmesi, konforun artması beraberinde ne yazık ki yeteri

kadar merhameti getirmedi.

Şefkat zayıflık emaresi sayılır oldu.

Cesaret ile kabalık, zorbalık, zalimlik eş tutulur duruma gelindi.

Güçlü olmak saldırmak için yeter sebep sayıldı.

Elde dilen hiçbir imkâna, yapılan saldırıya, kıyılan cana, viran edilen hanelere yeter denilemedi.

Vicdanlar harekete geçemedi.

“Yeter” diyen mazlumun sesine kulak veren yine olmadı.

Empati dillerde kaldı.

Hani eski dünya daha kötü idi. Gelişmişlik insanlığı yükseltiyordu, yüceltiyordu? Bu alçalmanın en

derini değil mi?

Hani emek saygıyı gerektirirdi? Fakire fukaraya dünyanın neresinde olursa olsun hamilik yapılacaktı?

Ne oldu bu yüksek erdemlere? Ne yana saklandı insanlık?

...

Anlaşılıyor ki, dilde bir şeylerin olması yetmiyor. Güzel cümlelerle bir şeylerin söylenmesi insanlığa

beklenen huzuru getiremiyor.

“Sadece ben yaşamalıyım” anlayışı terk edilemiyor. Başka türlü düşüncelere ve hayat tarzlarına

tahammül edilemiyor.

...

Aslında ne de güzel romanlar yazıyorduk dünyanın mutluluğu için.

Sanat adına ne kadar da çarpıcı filmler yapıyor, ödüller veriyor ve alıyorduk.

Ne kadar da hoş pozlar veriyor, ne kadar içten gülümsüyorduk.

Ne oldu?

Bunlar doğruysa dünyanın bir coğrafyası neden bu mübarek günlerde ağlıyor? Arşa yükselen çığlıklar

neden gönüllerde karşılık bulmuyor?

Bizler bu gerçekler karşısında hangi gecenin kadrini bilecektik? O gecenin kadrine nasıl ereceğiz?

Evlere düşen bombalarla hayatını kaybedenleri, cesetlerle dolu cadde ve sokakları unutarak nasıl bin

aydan hayırlı geceyi idrak edeceğiz?

...

Dünyayı güvenli bir alan hâline nasıl getirebiliriz? Temel mesele bu olsa gerek!

Kan ve gözyaşının olmadığı, karşılıklı iyi temenniler ve desteklerin hüküm sürdüğü bir “güvenli alan”

isteğimiz çok mu abes?

Bu güvenli alana hepimizin ihtiyacı yok mu?

Bu güvenli alan tesis edilmezse ne dünya, ne insanlık sükûnet bulamayacak!

Ne hayatın tadını alabileceğiz, ne insanlığın değerini fark edebileceğiz, ne güzel gün ve gecelerin

kadrini bilebileceğiz ne de hakiki anlamda bayram edebileceğiz!

Dünyanın güvenli alan olmaya ihtiyacı çok ihtiyacı var!

Başaramazsak tadı tuzu olmayacak bayramların... 

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Asiye yaman:23 Temmuz 2014, Çarşamba 14:33

    Allah razı olsun... Duygularimiza tercuman oldunuz...

  • - AHMET KİREÇ:23 Temmuz 2014, Çarşamba 13:44

    Çol ciddi bir açmaz. Gazzede ve diğer islam diyarındaki bu zülüm varen nasıl kadir gecesi, nasıl bayram katılıyorum size