ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Canını Kurban Vermek!

Uğur Canbolat

21 Ağustos 2013 Çarşamba 10:22
  • A
  • A

 

Ne çok severiz bu kavramı değil mi?

Sevdiklerimize söyleyebileceğimiz en fedakâr cümlelerden birisidir…

‘Kurban olurum!’

Daha ötesi olur mu?

Olmaz bence…

Sevginin nihayeti gibi gelir bana bu cümle…

Canda can olmayı, canda can atmayı becerebilenlerin kârıdır bu…

Kurban olmak…

Canını hiçe saymak!

Uğrunda baş vermek!

Adanmışlık duygusunu en iyi dışa vuran iki kelimeden kurulu bir cümle ama, bedeli hayat olan bir cümle…

Bu günlerde özgürlüğe adanmış, zulme karşı koyanların ‘Kurban oluşları’na tanık oluyor dünya!

Şehâdete tanık oluyor. Hayatı hakikat için hiçe sayanlara tanık oluyor.

Adanmışlığa tanık oluyor!

‘Kurban olayım’duygusu olmasaydı ‘Annem babam sana feda olsun Ya Resülallah’ cümlesi kurulabilir miydi?

Kurulsa da bu kadar içtenlikle yaşanabilir miydi?

Uhud savaşında canını hiçe sayan Hz. Esma annemizi anlamaya çalışırken yanına iki kelimelik bu cümleyi iliştirmemiz gerekir: ‘Kurban olayım’

Hz. Ammar’ı düşünürken de… Fahr-i Kainat Efendimize pervane olan ve her biri birer gönül ışığımız olan diğer yücelerimizin göğsünde asılı duran ve hiç inmeyen yine bu cümle değil miydi?

Eskilerin deyimiyle hayatlarının ‘serlevhası’ olmuştu bu cümle… ‘Annem babam sana feda olsun Ya Resülallah’.. . Bugünün deyimiyle ise ‘Kurban olurum!’

Kutlu hicret sırasında mağaradaki ikinin ikincisinin delikten baş uzatan zehirli yılanın zarar vermemesi için parmağıyla tereddütsüz deliği kapatması da aynı duygunun bir sonucu değil mi?

İbrahim Nebi’nin oğlu İsmail’i kurban etmesini hepimiz biliriz. Dikkatimizi oraya odaklarız. Ama ateşe atılması sırasındaki metaneti, Allaha dayanması da bize aynı duyguyu vermez mi?

Yasin Süresi’nin ikinci sayfasında anlatılan Habib-i Neccar olayına da bu açıdan bakamaz mıyız?

Kurban üzerinde düşündüğümüzde bunun özünün ‘Yakın olmak’ olduğunu kavrayabiliyoruz.

Daha doğru ifadesiyle ‘Yakîn’ olmak!

Hayattaki tek amacımız aslında bu değil midir?

Tek hedefimiz Hakka ‘Yakîn’ olmak değil mi? Diğer tüm yakınlıklarımız bu ‘Yakîn’ olmayı başarmak için birer araç olarak kullanma eğiliminde değil miyiz?

Türkülerimiz, şarkılarımız, hasretlerimiz bu istikamete götürmüyor mu bizi?

“Kurban olam kalem tutan ellere”diyen yürek neyin sızısını çekti acaba? Aşığa bu sözü hangi yangınlar, ne tarz arayışlar ettirmiştir kim bilir?

Kurban etmek?

Neyi kurban etmek gerekir?

Kurban ibadetini ifa ederken bile aslında neyin provasını yapmaktayız?

Bu ibadeti Rabbimiz bize yaptırırken muradı nedir diye düşünmemiz gerekmez mi?

Hayatı derinden kavramak, ayrıntılı düşünmek Murad-ı İlahiyi anlamaya çabalamamız gerekmez mi?

Neden en sevdiğimizden vermemiz istenir? Neden sınavımız sevdiklerimiz üzerinedir?

Bunu başardığımızda elde ettiğimiz şey nedir?

En sevdiğimiz şeyi nasıl kurban edebiliriz? Bunun örnekleri üzerinde biraz daha fazla düşünmekte yarar var.

Yaklaşan Kurbanı düşündüğümüzde de buradan kendimize hangi anlamları taşımalıyız?

Hak için Kurban keseceğiz.

Mısır’da ve dünyanın pek çok yerinde Hak için canını kurban edenlere şahitlik ediyoruz.

Bunlara şahitlik ederken işin bir başka yönü olan hangi olumsuz özelliklerimizi kurban ettiğimiz üzerinde az da olsa düşünelim… Olumsuz özelliklerimiz çoğunlukla nefsimizin istedikleridir ve bize haz verirler.

Bir bakıma severiz. Kolay vazgeçemeyiz. Başımıza gaileler açsa da uzak kalmamız kolay olmaz.

Kurban konusunu düşünürken nefsimizin hoşuna giden, kurban etmemiz halinde gönlümüze katkıda bulunacağımız hususu dikkate değerdir.

Gelin bu konuda da karar alalım.

Nefsimizin azgınlıklarını da kurban edelim…

Başaramıyorsak karar alalım.

Kendimizi bağlayalım.

Mısır’da ve başka yerlerde inanmışlar canlarını kurban ederken bizler hiç olmazsa iki kötü özelliğimizi de kurban edelim.

Başka lezzetlere yolculuk edebileceğimizi görelim.

Evet, ‘Kurban olmak’ gerek!

Koçu kurban etmek kolay! Mali imkânınız varsa yaparsınız. Zor değil.

Soruyorum kendime?

Ey can!

Nefsin azgınlıklarını kurban edebilir misin? Canını kurban edebilir misin şahit oldukların gibi?

Buna gözün keser mi?

Cesaretin var mı? Ya gayretin?

Dahası ‘Kurban olayım’ diyebiliyor musun?

Tüm hücrelerinle destekleyerek…

Bir an bile tereddüt etmeden!

Evet diyebiliyorsan şimdiden bayramın mübarek olsun!

İşte o zaman gelen kurban sırrını da hak edersin!

Ve canını kurban verenleri bir nebze de olsa anlayabilirsin!

YORUM YAZ
TOPLAM 6 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Asiye Yaman:26 Ağustos 2013, Pazartesi 13:34

  • - Aysel Çınarlı:26 Ağustos 2013, Pazartesi 12:18

  • - Şaban Gürsoy:22 Ağustos 2013, Perşembe 15:55

    Kurban olayım benimde çok sevdiğim bir kekime. Annem sürekli Kurbanım diye seslenirdi bize.

  • - Mürüvvet Türk:21 Ağustos 2013, Çarşamba 23:26

    Hayatı derinden kavramak,ayrıntılı düşünmek Murad-ı İlahiyi anlamaya çabalamak...Günümüzde yaşanan olayları yansıtan harika bi yazı ...Teşekkürler Efendim...

  • - ayşe aslan çikot:21 Ağustos 2013, Çarşamba 16:16

  • - Muhsin Örnek:21 Ağustos 2013, Çarşamba 11:22

    Bugünleri özetleyen harika bir yazı olmuş. Derin düşünmeye sevkeden bir yazı. Allah razı olsun