ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Yağışlı

YAZARLAR

Bir Akademi Abdullah Işıklar ve Bâbıâli Sohbetleri

Uğur Canbolat

20 Ağustos 2014 Çarşamba 14:37
  • A
  • A

Hayat bazı insanları bize kazandırır nice insanlar hayatını kazanmaya çalışırken...

Onlar biraz daha erken başlayanlardır hakikat yolunu yürümeye!..

Zaman zamanda onların öteden ‘Verili’ olarak geldiklerini düşünürüm. Görevi kendisine ‘Verili’ olanı

bizlere dağıtmak, o gerçeğin ışığını bizlere tutmak ve o esenlik yurduna bizleri davet etmek...

Kolay mıdır yaşadıkları? Hayır!

Zorluklar onları dâvâdan uzaklaştırır mı? Aksine!

Kolaya tâlip olurlar mı? Asla!

Gurur ve kibre bürünürler mi? Yok!

Mekanlarını, imkanlarını gönülleri nispetinde açarlar.

İnsan ayrımı yaparlar mı? Yapmazlar, Yunus gönüllüdürler hakikate âsi olmazlar!

Onların gözünde meşhurlar da aynı değerdedir, meçhullerde!..

Aklın zirvesinde eserler veren, fikrin sönmez meş’alesini yakanlarla hemdem oldukları gibi meczubân

ile de oturup kalkarlar, yârenlik eder, destek olurlar!

Bu kişilerin yüreği haramsızdır. O sebeple mekânlarında oturulur, çayları içilir, yemekleri yenilir.

İkramları makbuldür.

İşte bu gibi pek çok şair, yazar, gazeteci, yayıncı, âlim, hukukçu, aşık ve ehl-i hâli mekanında cem

eden güzel bir insanın geçen hafta gönül misafiri olduk.

Dışardan bakınca biz onu konuk ettik gibi görünüyor ancak işin aslı o bizi gönlünde ağırladı.

...

Geçtiğimiz hafta ESKADER’in rutin olarak gerçekleştirdiği ‘Bâbıâli Sohbetleri’nin konuğu canlı

tarih olarak ifade edebileceğimiz Abdullah Işıklar idi. Değerli yazar ağabeyim, dostum Mehmet

Nuri Yardım’ın verdiği görev sonucu programı takdim etmek ve yönetme görevi bize düştü. Uzun

bir aradan sonra bu vesile ile camiamızın pek çok meşhur ve meçhul değeri ile bir arada bulunma

imkânımız oldu.

Hâtıraların arasında kanat çırptık.

Bildiğimiz çok değerli kimi ilim yıldızını yâd ettik. Duymadığımız yeni anekdotlar öğrendik.

Abdullah Işıklar üstadımızı dinlerken çoğaldık, büyüdük. Kuvveyi mâneviyemizi takviye ettik.

Eksikliklerimize vahlandık, yazıklandık. Mefkûre insanı olmanın ne demek olduğunun altını çizdik.

Büyük olarak fikir semamızda yer alanların büyüklüklerini bir kere daha zihnimize perçinledik.

Kimler yoktu ki o güzel toplantıda: Osman Akkuşak, Vehbi Vakkasoğlu, Mustafa Akkoca, Muhittin

Nalbantoğlu, Fırat Kızıltuğ, Mehmet Cemal Çitfçigüzeli, Şerif Aydemir, Kâmil Eşfak Berki,

Fatma Ersem Yargıcı, Veli Avcı, Ali Çorbacıoğlu, Remzi Alioğlu, Reşat Şen, Süleyman Bağlan,

Mehmet Cangir, Mehmet Nuri Yardım, Ahmet Yüter, Serdar Üstündağ, Bekir Tuncer, Mehmet

Varış, İsmail Fatih Ceylan, Mehmet Güllük, Mehmet Fatih Can, Ekrem Ayyıldız, İhsan Kabil, Sait

Yıldırımer ve Hanifi Kayan.

Ayrıntı isteyenler şu linktlerden yararlanabilirler:

http://sanatalemi.net/haber.asp?ID=1786

http://marmaratimes.com/abdullah-isiklar-sevenleri-ile-bulustu/

Sözün burasında uğradığım zamanlarda gördüğüm ama hallerine âgah olamadığım ‘Abdullah

Işıklar Kitabevi’nin müdavimi meczupları Remzi Alioğlu’nun hediyesi Adalet Eski Bakanı Av.

İsmail Müftüoğlu’nun Alioğlu Yayınları tarafından neşredilen ‘Ehl-i Hâl ile Kırk Yıl’ kitabından

okumalısınız.

...

Programın yöneticisi olarak girişte kendi gözümdeki Abdullah Işıklar’ı ve mekânını şu cümlelerle

özetlemeye çalıştım.

-O kendi başına içinde pek çok ana bilim dalı bulunduran bir akdemi

- Çok derin ve renkli simaları barındıran kapsayıcı bir gönül

- Çayla beraber muhabbeti de kaynatabilen bir kişi

- İnsanı içine çeken enfüsi bir havası var

-Protokol yok, resmiyetten uzak

- Meselesi, davası, ağrısı, sancısı olanların mekânı

- Bu kültürün, bu örfün insanlarının sancılarının açığa çıktığı bir huzur beldesi

- Büyük bir kültür nehrinin coşkun aktığı bir yatak

- Meşhurlar ile meçhullerin cem olduğu bir ortam

- Bir nevi kültür dünyamızın harman yeri

- Gariplerin yurdu, meczupların mekanı, âşıkların durağı

...

Cağaloğlu yıllarımda Kara Baba Dergâhı’nın Efendisi Ahmet Sadık Yivlik hazretlerini ve çok

değerli büyüğüm Zafer dergisi yazarları, Cağaloğlu’nun çilelilerinden araştırmacı yazar Ali Gürbüz’ü

bir dönem orada sık görmüştüm.

Kayıtlar ise Abdullah Işıklar’ın 1950’li yıllarda çıkardığı Fetih Gazetesi’nde yazan ‘Abdullah Işıklar

Kitabevi’ni mekan tutanları bize söylüyor. Kimler onlar?

Ömer Nasuhi Bilmen, Celalettin Ökten, Hasan Basri Çantay, Bekir Haki Efendi, Necip Fazıl

Kısakürek, Sezai Karakoç, H. Fikri Aksoy, hukuk hocası Prof. Dr. Ali Fuad Başgil, edebiyat

hocası Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan, tarihçiler İsmail Hâmi Danişmend ve Ziya Nur Aksun, Sırat-ı

Müstakîm ve Sebilü’r-Reşad’ın yayımcısı gazeteci yazar Eşref Edip Fergan, İstanbul Müftüsü Bekir

Hâki Yener, Kadıköy Müftüsü Ali Fikri Yavuz, yayıncı Ali İhsan Yurt, hadis külliyatından Tâcü’l-
Usûl mütercimi Bekir Sadak, büyük dava adamı Osman Yüksel Serdengeçti, Av. İsmail Müftüoğlu,

İstanbul hâkimlerinden Cavid Marnacı, Av. Musa Çakır, Av. Zeki Hacıibrahimoğlu, rahmetli

Av. Bekir Berk, merhum yazarlar Ahmet Kabaklı ve Ergun Göze, siyasetçi Vehbi Sınmaz, hukuk

doktoru Dr. Mü’min Çevik, âlim Enver Baytan, müfessir ve nâşir Ahmet Tekin, İstanbul Büyükşehir

Belediye Başkan vekili Av. Ahmet Selâmet de bu dükkândaki gönül sohbetlerini takip edenler

arasında...

...

Bir nevi yürüyen kütüphane, canlı tarih, hatıra yumağı olan bu değerlerimize sahip çıkmamız

gerekiyor. Uzun yıllardır bu işi başarıyla yürüten ESKADER’in kurucularına, yöneticilerine ve onu

destekleyen üyelerine şükran borcumuz var.

Ben bu yazı ile kısmen de olsa bu borcumu ödeme gayretindeyim.

Sizler de kültürümüze olan bu borcu ‘Bâbıâli Sohbetleri’ne katılarak ödeyebilirsiniz. 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.