ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Açmazlarımız ve çeldiriciler!..

Uğur Canbolat

30 Ocak 2013 Çarşamba 00:52
  • A
  • A

Açmazlarımız vardır.

Buhranlar yaşarız… Girdaplara da düşeriz kimi zaman.

İnsanlık ise bize borç yükler… Borçlar hatta.

Geçmişin mirası bizedir… Geleceğin inşa sorumluluğunun biz de olduğu gibi…

İşte bu sebeple dünya hayatımızı belki de bir ‘Nöbet’ evresi gibi görebiliriz. Nöbet tutan asker bir yeri korumakla yükümlüdür. Kendisine verilen sorumluluk alanını her türlü zarardan korur.

Ancak zordur bu…

Çünkü bir yanda sorumluluklar durur diğer yandaysa çeldiriciler…

Çeldirici unsurlar hep aynı değildir. Kişiye göre değişir… Kişilik yapısına göre pozisyon alırlar. Görüntü değiştirirler. Şekilden şekile girerler. Çok iyi kamufle olurlar.

Nabza göre değişen bir şerbettir çeldiriciler… Her damağa göre lezzet sunarlar.

Kişinin zaaflarına ve açmazlarına, sıkışıklıklarına göre farklılık gösterirler…

İşte bu nedenle de direnmek çok zordur. Her an kapılmak mümkündür! İnsanlık sorumluluklarımız var demiştik. Nöbetlerimiz vardır, onları korumak ve geliştirmekle yükümlüyüz.

Tam da bu nokta da kendimizi iyi tanımamızın doğru tahlil edebilme imkânı bakımından vazgeçilmez olduğunu kabul etmeliyiz.

Bu kaçınılmaz. Yoksa bir yan da insanlık değerlerini koruma nöbeti, diğer yanda çeldiriciler dururken strateji geliştiremeyiz.

 

Çeldiricilerimizden biri tecessüstür. Başkalarının özeline aşırı merak ve bunları araştırma iştahı. Çeldirici bu duyguya karşı durdurucumuz ne olmalı?

İçimize yönelik olmalı tecessüslerimiz örneğin. Başkalarına değil!

Karanlık noktalarımız neler acaba diye düşünmeliyiz.

Hangi hususlar biçim için patikadır? Hangi durumlar bizim için kaybedişin başlangıcıdır?

Ne yaptığımızda çamura batarız?

Bizi balçığa hangi yanlışlarımız çeker?

Kısacası zayıf yanlarımız hangileridir?

Bu sorulara akademik bir konuya çalışır gibi ciddi eğilmeliyiz.

Duygularımızı tanımalıyız.

Düşüncelerimizi irdeleyebilmeliyiz. Davranışlarımızın bu iki istasyondan geçerek meydana geldiğini görmeliyiz artık. Çeldiriciler ve durdurucular konusu gündemimize girmeli.

Yine aynı hassasiyetle ve kuyumcu titizliğinde ele almamız gereken husus güçlü yönlerimizi tespit etmemizdir.

Güçlü yönlerimizi de objektif bir tasnife tâbi tutmalıyız.

İlk bakışta güçlü yönlerimizi olumlu yanıyla görebiliriz. El hak öyledir de…

Ancak orada da vartalar vardır. Çeldiricilere dikkat edilmediğinde bu vartalara düşmek hiç de zor değildir.

Düşünelim örneğin. Bir insan çok yetenekli… Zehir gibi ince bir zekası var… Öngörüleri kuvvetli, tercihleri sağlam… Amaca yönelik opsesyonları sezgisel gücüyle birleştiğinde kritik noktaları yakalayabiliyor.

Algıda seçici… Çalışkan… Bu nedenle de hangi konuya el atsa iyi sonuçlar alıyor.

Ne kadar güzel değil mi? Dıştan bakıldığında her şey mükemmel. Muhteşem hatta…

Devam edelim düşünmeye… Bu insanın kişilik yapısında eğer narsistik yatkınlık varsa, sürekli övgü ve takdirle besleniyorsa… Başarılarına abartılı anlamlar yüklüyor ve bunu herkesten bekliyorsa ne olacak?

İşte size bir çeldirici…

Bu başarılı işverenin etrafında bu zaaftan beslenenler varsa… Beklenen onayı ve abartılı alkışlamayı gönüllü olarak yapıyorlarsa çeldiriciler biraz daha göz kamaştırıcı hâle gelmiş olmaz mı?

Kimine övülmek çeldirici iken, kimine övmek, abartılı tavırlar üretmek çeldiricidir...

Kazananı yoktur yani… Kelepçi her iki tarafında koluna aynı anda takılmış gibidir.

Örnekleri uzatmak mümkün ama sadece başarı ve özseverliğin bir araya geldiği tablo bile yeterince sarsıcı…

Bu tabloya ilk baktığımızda o kişiye ait olan güçlü yanlar sadece çeldirici bir kişilik özelliğinin eklenmesiyle bile ne kadar farklı bir hale gelebiliyor değil mi?

Olumsuz özellikler yani zayıf yanlarımız üzerinden de düşünün… Az da olsa zihninizden geçirin. Bakalım tahammül edebilecek misiniz?

Dürtülerimiz de çeldiricilerdir…

İlgi duyduğumuz, haz aldığımız hususlar çeldiricidir.

Kısa yoldan zengin olma isteği çeldiricidir.

Sorumluluğunu aldıklarıyla değil de başkalarıyla mutlu olabileceğini düşünmek çeldiricidir.

Kısacası çeldiriciler çoktur. Başkasına çeldirici olmayan bizim için en cerbezeli bir çeldirici olabilir.

Önleyiciler nelerdir peki?

Güçlü ve zayıf yanlarımızı bilmek önleyicilerdendir.

Geniş düşünmeye çalışmak önleyicidir.

Başkasıyla empati yapabilmek aynı şekilde…

Yapılan yanlışlıktan pişmanlık duymak, özür dileme ihtiyacı hissetmek önleyicidir… Yeni hatalara düşmeye mani olur.

Çeldiricilerimizi ve önleyicilerimizi tespit etmeliyiz.

Bu öncelikle kendimizi tanımamızı sağlar… Bu konularda düşünme fırsatı verir bize… Güçlü ve zayıf yönlerimizi tanımamıza neden olur.

Sözü şöyle bağlayalım: Çeldiricilerimiz var. Önleyicilerimiz de…

Zihnimizi uyanık tutalım. Nöbet yerimizi terk etmeyelim. İnsanlık değerleri için tuttuğumuz nöbetin önemini zihnimizden çıkarmayalım.

Açmazlarımızın insafsız kapanına yakalanmayalım.

Çeldiricilere yenik düşmeyelim.

Önleyicilerimizi önce fark edip tanıyalım.

Sonra da yürürlüğe sokalım.

YORUM YAZ
TOPLAM 7 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir31 Ocak 2013, Perşembe 21:23

  • - Misafir31 Ocak 2013, Perşembe 14:44

    Çeldiriciler ego nefs/önleyicilervicdan akıl bilgi...kaleminize sağlık

  • - Misafir30 Ocak 2013, Çarşamba 18:57

    bir yanda sorumluluklar durur diğer yandaysa çeldiriciler…yaşamımızda az çeldiriciler olması umuduyla...

  • - Misafir30 Ocak 2013, Çarşamba 15:20

    Desteğiniz için çok teşekkür ederim değerli dostlar.
    UĞUR CANBOLAT

  • - Misafir30 Ocak 2013, Çarşamba 14:34

  • - Misafir30 Ocak 2013, Çarşamba 11:44

  • - Misafir30 Ocak 2013, Çarşamba 01:41