ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Bıçak yarası geçer, söz yarası geçmez

Sırrı Er

20 Kasım 2012 Salı 08:19
  • A
  • A

Efendim merhaba, bundan böyle haftada bir gün bu köşede birlikte olacak, güzel dilimiz Türkçemizi konuşacağız. Bu imkânı sağlayan sevgili Emrah İriç ve yazete.com yöneticilerine teşekkür ediyorum.

                                                         *****

Konuşmasını, güzel söz söylemesini bilen, dile hâkim olan kişinin söylediği sözler onun yüzünü kara çıkarmaz. O ne kendini mahcup eder ne de dostlarını. Gittiği her yerde, katıldığı her mecliste saygı ve itibar gördüğü gibi dostlarına da itibar kazandırır. Çünkü o, ağızdan çıkan sözün, yaydan çıkan bir ok gibi olduğunu bilir ve ham söz söylemekten imtina eder. Düşünmeden, gelişi güzel söylenen sözlerin de zihinlerde, gönüllerde huzursuzluğa yol açabileceğinin farkındadır. Onun için konuşmadan önce sözlerini kendi içinde iyice bir ölçer biçer, anlamını düşünür ve kelimeleri özenle seçer; ne söyleyecekse ondan sonra söyler.


Öyle sözler vardır ki insanları birbirine düşürür; kavgalara, savaşlara sebep olur. Öyle sözler de vardır ki savaşları sona erdirir, sulh ve sükûna vesile olur. Sözün önemi ve gücü, sözü söyleyenin temsil keyfiyeti ve hitap ettiği kitlenin genişliği ile orantılıdır.

Bir insana hayatı zehir etmek istiyorsanız; onu ne dediğini bilmeyen, patavatsız biriyle aynı ortamda kalmak zorunda bırakmanız yeterlidir. Öyle bir insan; en nezih, en güzel bir ortamda bulunsa ve her türlü nimete sahip olsa bile kendini zindanda gibi hissedecektir. O leziz yiyecekler acılaşacak, o güzel ortam tatsız hâle gelecektir. Ama asıl marifet en kötü şartlarda bile insanların gönlünü ferahlatmak, onlara ümit ışığı yakacak güzel sözler söyleyebilmek. Marifet, Yunus Emre’nin de söylediği gibi “ağulu aşı bal ile yağ” edebilmektir. 

Kişi de dilince değişir kader, 
Ya yurda baş olur ya da başı gider.

Sözün güzel ve etkili olmasının; kişinin yüzünü ak etmesi ve işlerini kolay kılmasının; insanları savaşa değil barışa yöneltmesinin, kısacası zehirli aşı bala çevirmesinin şartları vardır. Bunun için sözün önce pişirilmesi, içte iyice olgunlaştırılması, sonra bu sözlerin akıl süzgecinden geçirilmesi; içlerinden çiğ olanların, yanlış anlamalara sebep olabileceklerin ayıklanması gerekir. Henüz anlamını tam kavrayamadığımız veya kendi içimizde benimseyemediğimiz, hatta henüz hayata geçiremediğimiz sözleri söylemenin fazla bir anlamı yoktur. 

Bir söz üstadının kul ile Allah arasındaki münasebeti anlatırken verdiği güzel bir misâl vardır. İnsanlar padişahla görüşmek için sarayın önünde toplanmışlardır. Her biri yanında incilerden, mücevherlerden, altından, gümüşten yapılmış çok pahalı hediyeler getirmiştir. İçlerinde biri vardır ki yüreği padişaha karşı sevgi ve sadakatle doludur. Ama öyle pahalı hediyeler alacak parası yoktur. Sırası gelince o yüreğindeki sevgiyi ortaya kor ve der ki: Ey yüce padişahım benim size verecek güzel bir hediyem yoktur. Olsaydı size bu zengin insanların getirdiği hediyelerin hepsini birden takdim ederdim. Bu söz, padişahın o kadar hoşuna gider ki, o pahalı hediyelerin hepsini, o fakir adamın adına kabul eder.
Kişinin kemâli kelâmından bellidir.

Sözün doğru ve güzel olması kadar yerinde, zamanında ve muhataba göre söylenmesi de büyük önem taşır. Kişi ne zaman ve nasıl söz söyleyeceğini bilmeli ve sözün hasını söylemelidir. Sözün bir amacı olmalı, söz bir işe yaramalıdır. Bütün davranışlarında sevgi ve iyilik fikrini hâkim kılmak isteyen insan, sözün de hedefinde güzellik ve faydanın olduğunu bilmelidir.

İnsanlar arasındaki en önemli iletişim vasıtalarından birisi olan söz veya konuşma insana büyük sorumluluklar yükler. Doğru ve yerinde bir söz insanın yüzünü ağartır, işlerini kolaylaştırır. Tersi olursa insanın başını ağrıtır, işlerini zora sürer. İnsanı vezir de rezil de eden iki dudak arasından çıkacak olan sözdür. Söz ağızdan dirhemle, ölçüyle çıkmalı buyurmuş tecrübe sahipleri. Çünkü söz yaydan çıkan ok gibidir. Geri dönüşü yoktur. Nereye, nasıl varacağını, etkisinin ne olacağını iyi hesap etmek gerekir. Bıçak yarası geçer, söz yarası geçmez demişler. Sözün yara mı yoksa ufuk mu açacağını hesap edenler de sözü bin düşünüp bir söylemişler. Söz üstüne söylenmiş onlarca söz, söz söylemenin ya da gerektiğinde susmanın insan için ne derece önemli olduğunu da ortaya koymuştur.

Lâf olsun diye konuşmak

İnsan bir söz söylemeden önce onu akıl ve gönül süzgecinden geçirmeli, iyice pişirmelidir. Zira gelişigüzel söylenen söz insan gönlünü yıkar, ilişkileri bozar. Bir söz ile umulmadık durumlarla da karşılaşabilir insan. Bir kelime ile yıkılanlar, yıllar geçse de onarılmaz kimi zaman. En güzeli odur ki, kişi ne zaman ve nasıl söz söyleyeceğini bilmeli ve sözün hasını söylemelidir. Sözün bir amacı olmalı, bir işe yaramalıdır. Bütün davranışlarında sevgi ve iyilik fikrini hâkim kılmak isteyen insan, sözün de hedefinde güzellik ve faydanın olduğunu bilmelidir. Söylenmiş olması için söylenmez söz. Lâf olsun diye konuşmaktansa susmayı tercih etmek en güzelidir. Eğer susmaktan daha güzel şeyler söylenecekse tercih edilen konuşmak olmalı. Çünkü söz insanı dönüştürme, değiştirme aracıdır da aynı zamanda.

Bir kabın içinde olan neyse dışarıya taşan da odur. Düşünce, fikir ve duygularımızı sadece sözlerimizle dışarıya aktarabiliriz. Sözü söyleyen kişi içinin aynasını da ortaya koyuyor demektir. İnsanı tanımanın, anlamanın en önemli yolu sözlerine bakmaktır. Çünkü dilden dökülenler kişinin düşünce ve duygularının açığa vurulmuş şeklidir. Hükümler susuldukça değil, konuşuldukça verilir. Söz söylemek kadar dinlemek ve anlamak da önemlidir. Söz gönülden doğar, yine gönle gider. 

Dostlar söz gönülden doğmamışsa, sadece dilden ve öylesine söylenmiş ise etkisi olmaz… Sözü etkili kılan ise samimiyettir; söyleyenin söylediğini yaşıyor, uyguluyor olmasıdır.

Gönlü ve sözü bir olmayan kişinin yüz dili bile olsa, o gene dilsiz sayılır. Mevlânâ


http://www.facebook.com/konusmasanati
https://twitter.com/konusmasanati 

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir27 Kasım 2012, Salı 09:20