ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Tanrım Bana Bir Öğretici Gönder

Sadık Yalsızuçanlar

30 Eylül 2010 Perşembe 10:09
  • A
  • A
Bindokuzyüzseksenüçün yirmiüç mayısında Andrei Tarkovski, sanatsal yaratıcılığı bir ruh durumu sayanların ne kadar haklı olduklarını düşünüyor, ‘neden?’ diye soruyor, ‘belki de bu’ diyordu, ‘insanın Yaratan’ı taklit etme çabası. Fakat bunu yapmalı mı? Hizmet ettiğimiz Yaratan’ı taklit etmek gülünç değil mi? Bize düşen, içimizdeki kötüyle savaşmak, ona ulaşan yolun üzerindeki engelleri aşmak, olgunlaşmak, içimizdeki taban düzeyinden yukarıya yükselmek için verdiği özgürlüğü, suçlarımızı iyiye çevirmek için kullanmak olmalı.’
Tarkovski, onkoloji kliniğindeki odasının penceresinden hastanenin bahçesine bakarak, şöyle bir yakarış notu düştü günlüğüne, ‘Yardım et Tanrım! Bana bir öğretici gönder, uzun süredir bekliyorum, yorgunum.’ Bindokuzyüzseksenbeşin ondört aralığında kanser olduğunu söyledi doktor. Onbeş aralığa ayırdığı sayfaya, ‘bu çok acı verici’ diye yazdı, ‘insan yaşamı boyunca er ya da geç öleceğini bilir ama bunun ne zaman olacağını bilmez. Hayatını sürdürmesinin kolay olması için bunun, gelecekte, belirsiz bir tarihte olacağını düşünür. Fakat ben biliyorum ve şimdi hiçbir şey yaşamımı kolaylaştırmayacak.’ Oschelborn’da, kaldığı hastanenin bahçesine çıktı bindokyüzseksenaltının oniki temmuz günü. Yürüyüşe çıktı ve içinden gelen, nedeni belirsiz bir dürtüye uyarak ayakkabılarını çıkardı, yalınayak, soğuk toprak üzerinde yürüdü.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.