ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Pamuklu YGS’nin ardından…

Şaban Özdemir

23 Mart 2014 Pazar 20:07
  • A
  • A

Milyonlarca genç istediği bölümü, hayalini kurduğu bir üniversitenin kapısından girmek için 

en az bir yılını yoğun bir tempoda geçirerek sınavlara hazırlanıyor. Eğer sınav anında bir

aksilik olmazsa!

İşte adaylar geleceğe yönelik hayalleri yolunda önemli bir basamağı YGS (Yükseköğretime

Geçiş Sınavı ) nı geride bıraktı. Üniversiteli hayaliyle gençlerin attıkları ilk adımdı bu.

Dershaneler ve yoğun ders çalışma girişimlerini saymazsak tabii.

ÖSYM’nin açıkladığı sayı bu yıl 2 milyon 7 bin 685 kişi. Etki alanı tabi öğrenciyle sınırlı

kalmıyor. Her ailede 4 kişi olduğunu var sayarsak, yaklaşık 10 milyon kişiyi ilgilendiriyor

sınavlar…

YGS’ye girenlerin sayısında bu yıl önemli bir artış var. Geçen yılla kıyaslandığında

yaklaşık 150 binin üzerinde artış söz konusu. Sayının artışına bazı çevreler sınava dershane

öğretmenlerinin de girmesini gerekçe gösteriyor. Mantıklı da… Çünkü ÖSYM geçen

yıllardan farklı olarak bu yıl soru ve cevapları açıklamayacağını duyurmuştu. Öyle de yaptı.

Hal böyle olunca soruların dağılımını görmek isteyen öğretmenler, öğrencilerini sonraki

sınavlara daha iyi hazırlamak adına sınava öğrenci gibi kendileri de girdi. Soruları kaydetmek,

zihinlerine yazmak amacıyla anlayacağınız. Dolayısıyla sayı bu nedenle geçen yıla oranla

önemli bir artış gösterdi.

160 dakikalık sınavda adaylar 160 soruya cevap verdi. Soruların derslere dağılımları ise

aşağıdaki gibiydi.

40 Türkçe, 15 Tarih, 12 Coğrafya, 8 Felsefe, 5 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ya da ilave

Felsefe soruları. 40 Temel Matematikten, 14 Fizik, 13 Kimya, 13 Biyoloji soruna adaylar

cevap verdi.

Öğrencilerin çoğu sınavda süreyi yetiştirememekten şikâyetçiydi.

Sorular zor muydu?

Öğrencilerin önemli bir kısmı Matematiğin zor olduğu yönünde değerlendirmelerde bulundu.

İşlem gerektiren soru sayısının diğer yıllara oranla fazlalığından şikâyetçi oldu.

Türkçe için kolay da zor da diyenler vardı. Ortak kanı Türkçe sorularının önceki yıllara oranla

çok daha uzun olduğu yönündeydi. Diğer derslerin soruları da öyle, adaylara göre…

Tarihi zor bulanların oranı ise azımsanmayacak oranda. Türkçe ve Matematik gibi Tarih de

zaman götüren dersti.

Adaylar Fizik sorularını saçma olarak değerlendirdi…

Öyle ya da böyle, iyisiyle kötüsüyle bir YGS’yi daha adaylar geride bıraktı.

Pamuklu Sınav!

Sınavın bu yıl 30 Mart Yerel Seçimlerin öncesine gelmesi öğrencilerin aleyhine bir durum

olarak kendini gösterdi. Hepsi için bunu söyleyemesek de kimileri için maalesef böyle oldu.

Bazı bölgelerde seçim propaganda araçlarının sınav saatlerinde yüksek sesli seçim şarkıları

çalması, Mitingler ve Nevruz kutlamalarının yapıldığı bölgelerdeki gürültüler öğrencilerin

motivasyonunu ve dikkatini dağıttı. Öyle ki öğrencilere sesten etkilenmemesi için kulaklarına

tıkmak üzere pamuk dahi dağıtılmış… Ne acı. Bu durum onların şansızlığıydı elbette.

Yetkililerin yaptığı onca uyarıya kulak asmayan kendini bilmezler, yüzlerce öğrencinin bir

yılına mal oldu. Peki bu vurdumduymazlığın hesabını kim verecek?

Bu da Üniversiteyi girişte hep tartıştığımız sınavların ne derece gereksiz ve elemede yetersiz

olduğunu gözler önüne seriyor. O arkadaşlarımızın suçu ne?

Sınav soruları ve cevaplarının yayınlanmıyor olması da öğrenci, öğretmen ve velilerde

şaşkınlığa neden oldu, birtakım kaygıları da beraberinde getirdi.

Soru ve cevaplar neden açıklanmıyor?

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir:

“Yoğun bir soru havuzu oluşturma gayretimiz var. Özellikle sınavlarda denenmiş ve ölçme

niteliği yüksek soruların bazı değişikliklerle yeniden kullanımını hedefliyoruz. Bu hedef

doğrultusunda sınavlarda sorulan soruların sadece yüzde 10’unun paylaşımının yeterli

olacağını düşünüyoruz. Bunu da adayların bilgi edinmeleri ve sınava girmeleri halinde kendi

sınavlarını cevap kâğıtları ile birlikte fiili olarak değerlendirebilmeleri için uygun gördük.

YGS’ye 2 milyondan fazla aday katılacağı için yönetim kurulu soruların yüzde 20’sini

açıklama kararı aldı.” Diyor.

ÖSYM sınavın ardından aynı gün resmi internet sitesinde soru ve cevapların \% 20’sini

açıkladı. Normalde \% 10’unu açıklayacaktı ancak bu yıl sınava giren sayısı 2 milyonu

aşınca \% 10’da jest yapmış… Maksat adaylar bir nebze de olsa konu dağılımlarını ve soruları

incelesin! Peki, bu yeterli olacak mı? Tabii ki değil. Adaylar hata yaptığı konuları nasıl

görecek. Hataları giderme noktasında neyi kılavuz olarak alacak? Hangi soruya yanlış cevap

verdiğini nereden öğrenecek? Bunlar hep cevap bekleyen sorular.

Aslında ÖSYM’nin bu sorulara cevapları var…

ÖSYM isteyen adayın sınav kâğıdını görebileceğini söylüyor. Bunu nasıl yapacak, adaylar

ÖSYM’den randevu alarak kendi kullandıkları soru kitapçıklarını ve cevap kâğıtlarını

inceleyebilecek. ÖSYM Kişisel bilgi edinmeye bir itirazımız yok dese de uygulamada bu nasıl

olacak beraber göreceğiz. Farz edin ki 2 milyon öğrenci sınav sonucuna itiraz etti. Her halde

bu itirazların cevaplanması ve hata varsa düzeltilmesi bir sonraki yıl YGS ye ancak yetişir,

trajikomik…

Ya Sorular Hatalıysa!

ÖSYM’nin bu soruya da cevabı var. Eğer soruda bir hata varsa ÖSYM’nin uzmanları kendi

içinde hatayı tespit edip, gerekiyorsa soruyu iptal edecek! Soruyu hazırlayan uzman, hatayı

nasıl fark edecek o da cevabı merak edilen ayrı bir soru…

Şimdi ne Yapmalı?

Sonuçlar her an açıklanabilir. 2013 yılında sonuçlar 1 hafta gibi kışı bir süre içerisinde

açıklanmıştı. Demir aynı hızın bu yıl için de geçerli olduğunu söylüyor. Hatta daha erken de

açıklanabilirmiş geçen yıla oranla. Bekleyelim ve görelim…

Ayların stresi, heyecanı, korkusu şimdilik bitti. Ancak önümüzde Haziran ayında

gerçekleştirilecek LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı ) var. Planlar bu sınavlara yönelik

yapılmalı. Motivasyon kırılmamalı.

Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş YGS’nin en az birinden 180 ve üzeri alan adayların LYS’lere

girme hakkı kazanacağını belirtiyor. Tözeniş adayların LYS’ye yönelik çalışmalarını hızla

sürdürmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kötü geçmişse bile aynı şekilde çalışmaya devam

etsinler diyor. Çünkü önemli olan LYS. YGS’nin sınava etkisi \% 25-30 oranında. Eğer

YGS’de başarı düşükse Orta Öğretim Başarı Puanları ve LYS netleri ile bu açığı kapatmak

mümkün… Hocamız Tözeniş’e kulak verelim.

YGS’de 180 ve üzeri puan alanlar, hem meslek yüksekokulu ön lisans programları ile açık

öğretim programlarını hem de YGS puanı ile lisans programlarını tercih edebilecekler.

Özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlarda engelli öğrencileri için engelli olduklarını

belgelemeleri kaydıyla YGS Puanlarından en az birinin 100 ve üzerinde olması istenecek.

YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar üniversiteye girişte ikinci aşama

olan Lisans Yerleştirme Sınavlarına başvurabilecek. LYS’ başvurular ise 21-30 Nisan 2014

tarihleri arasında yapılacak.

Durmak yok. Biraz daha gayret… 

sabanozde@gmail.com

 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.