ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Diploma sevdasıyla bilim mi olur…

Şaban Özdemir

14 Nisan 2014 Pazartesi 09:37
  • A
  • A

“Oku!” emrini “diploma al” diye anlamış olmanın bedelini çok ağır ödüyoruz. Yazar Sait 

Çamlıca kitabında bu cümleyle ülkemizdeki tabloyu iyi özetlemiş. Gerçekten ağır ödüyoruz.

Diploma, manada ‘oku’ nun çok ötesine geçmiş durumda bugün.

Sorgulayıcı, analitik düşünmeye teşvik eden eğitimden öte ilk, orta hatta üniversitede ezberci,

eleştirmeyen, sorgulamadan uzak model ile maalesef mezun oluyoruz.

Genelleme yapmayı çok sevmem.

Her üniversite ve öğrenci için aynı şeyi söylemeyeceğim ancak genel anlamda göz ardı

etmememiz gereken gerçek var ki diplomayı kaliteli bir eğitimin – öğretimin çok ötesinde

gördüğümüz.

Bugün ön lisans, lisans, yüksek lisans hatta doktora eğitimlerini diploma sevdasıyla

tamamlayan çok sayıda kişi var çevremizde. Sözde kariyer, iyi bir iş, prestij, saygınlık…vs.

vs…

Kişiler böyle düşünse de üzücü şey bu şekilde düşünenlere kimi eğitim kurumlarının çanak

tutuyor olması.

Ülkemizde üniversite sayısındaki artışa hepimiz seviniyoruz. Bilen ile bilmeyen arasındaki

makasın kapandığını düşündüğümüz için seviniyoruz… Ancak biraz irdelediğimizde

üniversitelerimizin bu artışını avantaja dönüştürmediğini görüyoruz.

Artan üniversite sayımıza nazaran bilimsel bilgi üretemiyor ve bu bilginin teknolojiye

dönüştürülemiyor olması bilimsel bilgi üretiminde nerede olduğumuzun acı bir göstergesi.

Halbuki niceliği, niteliğe çevirmeyi başarabilmeliyiz.

Bilimsel bilgi fakiri bir ülkeyiz. Yerimizde sayıyoruz…

Hani vaat edilen evrensel standartlarda eğitimlerimiz?

Sadece diploma vermek midir üniversitelerin görevi?

Hani evrensel bilginin hayata geçirilmesinde kutsal mekânlardı üniversiteler?

Diplomanın ötesinde ait oldukları ülkenin sorunlarına bilimsel çözüm üreten, sorgulayan,

analitik düşünebilen, toplumun sorunlarına duyarlı, ihtiyaçların karşılanmasında bilimsel bilgi

üreten yerlerdi üniversiteler?

Bilginin teknolojiye dönüştürüldüğü yerlerdi…?

Bugün kaç üniversitemizle bunu yapabiliyoruz?

Bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda…

Kuruluşta bu maksatla yola çıksalar da gelinen noktada itibariyle bu amacını yerine

getirebilen kaç üniversitemiz var?

Ticari kaygıyla hareket eden, diploma odaklı eğitimi önemseyen, öğrencileri müşteri gören

üniversite anlayışla bilimsel bilgi üretimi zor…

Hem birey hem de üniversiteler olarak eleştiri yapmalıyız.

Bugün dünyaya yön veren ülkeler petrol zengini, önemli yeraltı kaynaklarına sahip ülkeler

değil! Bilim üreten, proje üretip fikir satan, teknolojiyi en iyi kullanan ve bilim adamlarına

sahip çıkıp, değer veren ülkeler.

O nedenle hedeflerimiz olmalı.

Bilime yön verebilmeliyiz. Araştırmalar yapıp, projeler üretip, bilimsel bilgiyi teknolojiye

dönüştürebilmeliyiz.

Proje aşamasında tekniğe takılmadan, bürokrasiye yenilmeden çıkmayı başarabilmeliyiz…

Birbiriyle uğraşan, çekememezlik, kıskançlık sarmalında savaş veren akademisyenlik

profilinin ötesinde bilim adamı duruşuyla ülke için efor sarf edebilmeliyiz…

Dünyayı izlemek zorunda değiliz, bizler de bir şeyler söyleyebiliriz.

Yeni hipotezler sunabiliriz ülke olarak.

Bilime sevdalanmalı, ülke ve dünya sorunlarıyla dertlenmeli aksi halde zor.

Diploma sevdasıyla bu daha da zor…

sabanozde@gmail.com 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.