ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Adli bilimler uzmanı var ama lisans eğitimi yok!

Şaban Özdemir

18 Haziran 2014 Çarşamba 09:57
  • A
  • A

Günümüzde adli bilimler önemli. Adli vakalar, yaşanan acı olayların çoğu adli bilimler

uzmanının çabalarıyla aydınlatılıyor. Cinayetler, onların sayesinde faili meçhul olmaktan

çıkıyor. O nedenledir ki ülkenin asayiş ve güvenliğinde, suçlunun adalete teslim edilmesinde

adli bilimler uzmanının yeri çok önemde. Mahkemeye sundukları bilimsel, objektif verilerle

adaletin doğru tecelli etmesi adına Adaletin temel yapı taşlarından biri onlar.

Ülkemizde bugün adli bilimler geldiği nokta itibariyle parmak izinden çok daha ötesine geçti,

bu gerçek. Artık, çıplak gözle görülemeyen lekeler tespit ediliyor, saç telinden kimlik tespiti,

bir ısırıktan ısırık sahibinin bilgilerine rahatlıkla ulaşılabiliyor. Öyle ki bugün, bilgisayar

ortamında kilometrelerce uzaklıkta yer alan olay yerine sanal ortamda bağlanıp, orada kaliteli

olay yeri incelemesinin yapılabileceği dahi konuşuluyor.

Adli bilimler alanı gelişiyor. “Her suç bir kanıt bırakır” , “Kusursuz Cinayet Yoktur”

söylemleri ise boşuna değil. Aslında her cinayetin ya da suçun aydınlatılabileceğinin

günümüzde mümkün olduğuna dikkat çekiliyor. Ancak bu ne tam donanımlı teknolojik cihaz

ne de adli bilimler uzmanının göstereceği pozitif telaş ve çabayla mümkün. Tek başına hiç

biri yeterli değil. Bugün teknoloji de kalifiyeli adli bilimler uzmanı da bir arada bulunmak

zorunda.

Adli bilimler ülkemizde çok yol kat etse de Avrupa ülkelerinin birçoğu ve özellikle de

ABD’nin çok gerisinde. Yürümemiz gereken çok daha yolumuz var. Özellikle de yetişmiş

insan gücünde.

Geçtiğimiz haftalarda ÜLKE TV Artı Eksi Programında Türkiye’de Adli Bilimleri ve

Dünyada adli bilimlerin geleceğini konuştuk. Alanında çok önemli iki isim konuğum oldu.

Türkiye’nin bu alanda marka ismi Prof. Dr. Sevil Atasoy ve ABD’nin Sevil Atasoy’u kabul

edilen Pensilvanya Devlet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Reena Roy canlı yayında konuğum

oldu.

Reena Roy da Prof. Dr. Atasoy gibi 30 yılından fazlasını bu alana adamış biri. Adli Bilimlerin

geleceği adına mücadele etmişler. Hala da ediyorlar. Programda bazı söylemleri çok

önemsedim. O nedenle de burada paylaşmak, kayda geçsin istiyorum. Söz uçar, yazı kalır

düşüncesiyle...

ABD’de yıllardır olmasına rağmen Türkiye’de hala Adli Bilimler Lisans Eğitimi verilmiyor

olması ne üzücü. Neden acaba diye düşündüm. Nedenini de sordum, aşağıda paylaşacağım

yeri geldiğinde...

Türkiye, ABD ve Avrupa ülkelerinden adli bilimlerde geri olmasının en büyük nedenlerinden

biri yetişmiş insan gücünün olmayışı yukarıda da dikkat çektiğim üzere. Aslında bu tesadüf

değil ülkemiz adına bakıldığında. Çünkü bu alanda ülkemizde lisans eğitimi veren bir kurum

hala yok. Herhangi bir alanda uzmanlaşmakta lisans eğitimi malum çok önemli. Kişilerin

temelden, genç yaşta bu eğitimi almaları, teorik ve pratik imkanı bulmaları o kişiyi alanında

uzman yapar. Teorik eğitim uygulamayla da birleştiğinde başarı ancak gelir.

Oysa ülkemizde bugün bu alanda sahada görev alan adli bilimler uzmanlarına bakıldığında

birçoğunun lisans eğitiminin ya fizik, kimya, biyoloji gibi temel bilimler ve ya sosyoloji,

antropoloji, hukuk, psikoloji gibi sosyal bilimler alanlarında eğitimli kişiler olduğunu

görüyoruz.

Reena Roy ve Prof. Dr. Sevil Atasoy’un da özellikle vurgulamak istedikleri buydu program

boyunca. Adli Bilimlerde Lisans Eğitiminin önemi...

Ülkemizde bazı üniversitelerde yer alan Adli Bilimler Enstitülerinde bu alanda yüksek lisans

ve doktora eğitimleri verilirken lisans eğitiminin olmaması gerçekten de düşündürücüydü.

Neden lisans eğitimi yok sorusunu yönelttiğimde Atasoy’a;

Bundan tam 32 yıl önce İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Adli Tıp Enstitüsünü

kurduklarında bu alanın öğretim üyelerini yetiştirmek için yüksek lisans ve doktora ile

başlamak zorunda kaldıklarını belirtti. O dönemde ısrarla lisans eğitimi telaffuz edilmesine

rağmen öğretim üyesi bulunamayacağı kaygısıyla lisans eğitimi açamadıklarını ifade etti.

Peki ya şimdi diye sorduğumda Atasoy’a:

Lisans eğitimi için şimdi tam zamanı. Artık 3 kuşak geçti, bu alanda eğitim verebilecek

kalifiye akademik kadronun olduğunu söyledi.

Eeee daha ne duruyoruz ki öyleyse...

Adli Bilimlerde lisans eğitimi ve uygulama imkânları önemli. Çünkü adli bilimler yüksek

lisans ve doktorada programlarında doğrudan doğruya uygulama imkânı olmuyor. O nedenle

de lisansın muhakkak uygulamacılarla birlikte yürümesi gerekiyor. Teorisi de pratiği de

liseden hemen sonra gençken öğrenilmesi gerekiyor.

Atasoy bugün, Adalet Bakanlığı ile geliştirilecek içerik kapsımda ihtiyaç neyse o yönde

kriminalistler yetiştirilebileceğini söylüyor.

Ülkemizde bu alanda bir lisans eğitiminin uluslararası eğitim turizmini de ciddi katkı

sağlayacağı ortada. Çünkü sadece bizim ülkemizde değil coğrafyamızda da adli bilimlerde

lisans eğitimi verilen bir ülke yok. Bu yönde bir eğitim verilmesi halinde ülkemize ciddi

yönde yabancı öğrenci akımı olacaktır.

Uzun lafın kısası...

Adli Bilimler Lisans Eğitimi Önemli Çünkü!

Bugün ABD’de adli bilimler uzmanları; kan ve parmak izi görüntülerini inceleme

tekniklerini, mahkemede nasıl şahit olacaklarını, nasıl doğru rapor yazacaklarını, kanıtları

nasıl toplayacaklarını, bunları nasıl belgeleyeceklerini, kurşunları nasıl izleyeceklerini ve

değerlendireceklerini ihtisas gerektiren pratik ile yoğunlaştırılmış eğitimle lisans aşamasında

öğreniyor. Henüz lisans aşamasında DNA analizlerini gelişmiş laboratuvarlarda yapıyorlar.

Mezun olduklarında ise sahada karşılaştıkları her türlü soruya anında cevap bulabiliyor...

Ya Türkiye’de ...?

sabanozde@gmail.com

twitter/sabanozde 

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - ilknur demir:18 Haziran 2014, Çarşamba 11:43

    deve misali, neremiz doğru,sosyal hizmeti bile bu hükümet yapmaya başladı.bu zamana kadar ne yapmışlar anlamadım koltuk sahipleri onların hepsinden hesap sormak lazım...