ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

3’üncü Nesil Üniversiteleri ve Tematik Model…

Şaban Özdemir

17 Şubat 2014 Pazartesi 12:02
  • A
  • A

Bugün, gelişmiş ülkeler le gelişmekte olan ülkeleri kıyasladığımızda gelişmişlik düzeyini belirleyen

temel faktörün başında eğitim olduğunu görüyoruz. Sağlık, ekonomi de eğitim paralelinde ilerliyor.

Toplumlar karşı karşıya kaldığı sorunların temelinde cehaleti gösterirken cehaleti yenmeyle mevcut

sorunların da giderilebileceği konusunda hemfikir.

Bu anlamda insan gücünü göz ardı etmemek de gerekiyor. Soruna muhatap olan da sorunu ortadan

kaldıracak da insan. O halde ciddi bir insan gücüne sahip ülkemizde bu kaynağı avantaja dönüştürmek

için kolları sıvamak gerekiyor. Nasıl olacak? Tabii ki eğitimle, uzmanlaşmayla…

Son dönemlerde genel bütçeden eğitime ayrılan payın ciddi oranlara taşınması bu noktadaki

gayretlerin bir göstergesi. Eğitim konusunda hem devlet hem de toplum olarak çok daha fazla yol

alınması gerektiği gerçeği ise ortada.

Hemen her dönemde sınav sistemleri olsun okul müfredatlarında yapılan değişiklikler olsun her

biri kaliteyi yükseltme yolunda atılmış adımlar. Bu noktada başarı tam anlamıyla elde edilemese de

niyetleri temiz. Her iki yılda mevcut bilginin ikiye katlandığını varsaydığımızda 21’inci yüzyıl bilgi

toplumunda bu girişimler çok da elzem. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyinde söz konusu

revizyonlar ve güncellemeler haliyle kaçınılmaz.

Eğitimin önemi ve yaşayan bir canlı olan eğitim sisteminin gün be gün güncellenmesi gerekliliğine

kısa bir vurgunun ardından asıl dikkat çekmek istediğim konuya, ülkemizdeki mevcut üniversitelere

değinmekte fayda var.

Devlet ve vakıf olmak üzere neredeyse 200’e yaklaşan üniversite sayısıyla Türkiye, bulunduğu

coğrafyada nitelikli insan gücü yetiştirme, bilimsel bilgi üretmenin yanında, bilgi ekonomisine de

katkıyı hedeflemekte, eğitim ihraç eder hale gelme gayretinde. Üniversiteler ülkemizde sayı itibariyle

daha çok işsizlikle anılır olsa da üniversite sayılarının her geçen gün daha da artması gerektiği

kanaatindeyim. Üniversitelerin sayısının artmasıyla ancak bilen ile bilmeyen arasında ki makas

daralacak, tüm problemlerin kaynağı cahilliğin önüne de geçilebilecektir.

Bugün ABD’de 6 bine yakın üniversite var. Yaklaşık 320 milyon nüfusu olsa da ülkemizde en az

kıyasladığımızda üniversite sayısının bin olması gerektiği ortada. Bahse konu bin üniversitenin

70-80 bin kontenjanlı üniversiteler olmasına hiç gerek yok. Artık üniversite eğitiminde dünya

genelinde ihtisaslaşma, uzmanlaşma yönünde bir eğilim var. Az sayıdaki öğrencileriyle tematik eğitim

modelleri gün be gün yaygınlaşıyor. Her üniversitenin her alanda iyi olabilmesi günümüzde çok

akılcı olmamakla birlikte gerçekçi de hiç değil. Görünen o ki tematik yapı bir süre sonra üniversite

eğitiminde zorunlu hale gelecek.

Ülkemizde bu kavram yeni yeni tanıyor ve de uygulanıyor. 3’üncü nesil üniversiteler olarak da

tanımlanan bu model, dünyada bir süredir uygulanıyor. Stanford Üniversitesi, Harvard, MIT ve

Cambridge dünyadaki en iyi örnekleri. Ülkemizde de bir dönem bu alanda adım atılmış atılmasına

ancak başarıya ulaşmamış. İstanbul Teknik, Yıldız Teknik Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi,

Karadeniz Teknik Üniversitesi, tematik üniversiteye zamanında örnek olabilecek kurumlarken

zamanla tematik yapının dışına çıkmışlar. İhtiyaç, büyüme, gelişme ve vizyondaki değişiklikten

kaynaklı birçok alanda fakülte ve bölümler açmaları neticesinde tematik yapıdan üniversiteleri

uzaklaştırdı.

Şimdi vakıf üniversiteleri bu boşluğu dolduruyor. Hem de iddialı biçimde. Değişen ihtiyaçları iyi

okuyorlar. Çağın gereksinim ve taleplerine uygun olarak kendilerini yeniliyorlar. Belirli temalardaki

projelere odaklanarak sanayi-üniversite işbirliğini uzmanlık alanlarıyla birleştirip, daha fazla projeyi

toplum menfaatine sunuyorlar.

Her işten anlayan değil yaptığı işi en iyi bilen ve doğru yapan insan gücü yetiştirme anlayışla hareket

eden tematik üniversiteler sağlıktan, lojistiğe, sosyal bilimlerden, mühendisliğe kadar bir çok farklı

alanda geleceğin uzmanlarını yetiştirme gayretinde.

21’inci yüzyılda çeşitlenen ihtiyaçlar ve çalışmalar artık her bir disiplin ve çalışma için ayrı uzmanları

zaruri kılıyor. Tematik üniversiteler de bu ihtiyaca cevap verecek uzmanlığı işi baştan sıkı tutarak

öğrencilik yıllarında belirlenmiş akademisyen ve iş gücünü yetiştiriyor.

Belirli bir alana yoğunlaşma, alanında en iyi olma hedefiyle hareket eden tematik üniversiteler tüm

enerjilerini ilgili temaya yönelttiklerinden avantaj da sunuyor. Akademik kadroları, fiziksel alt yapıları

ile başarıyı kolayca elde edebiliyor hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin haliyle zamanla çekim

merkezi haline de geliyor. Kim istemez ki ilgi duyduğu alana odaklanmış bir üniversitede eğitim

almayı ve araştırma yapmayı.

Evet, ülkemizde bu alanda modeli hayata sokan üniversiteler var. Bunlardan biri tematik üniversite

kavramını ilk kullanan üniversitelerden biri Üsküdar Üniversitesi. Üsküdar Üniversitesi ‘Davranış

bilimleri ve sağlık’ alanında Türkiye’nin ilk ve tek tematik üniversitesi olmasıyla kayıtlara geçti.

Özgün eğitim modeliyle uzman iş gücü yetiştiriyor.

Bezmialem Üniversitesi de tematik üniversitelerden biri. Bezmialem de sağlık alanına odaklanmış

bir üniversite. Beykoz Meslek Yüksekokulu ise uzmanlığını Lojistik alanında kullanıyor. Popüler

alanlardan biri lojistik. 29 Mayıs Üniversitesi de tematik bir üniversite. Sosyal ve beşeri bilimlere

odaklanmış bir eğitim modeli sunuyor. İpek Üniversitesi de ülkemizde tematik yapılardan. İpek

Üniversitesi ise sosyal bilimler ve sanat alanında uzmanlaşmış. Ve Acıbadem. Acıbadem Üniversitesi

de sağlık alanına odaklanmış.

Tematik üniversiteler yani 3’üncü nesil üniversiteler eğitimin geleceğini ellerinde bulunduruyor.

Eğitim veren, araştırma- geliştirme yapan, hem de proje üreten bu üniversiteler Türkiye’yi bölgesinde

eğitim üssü haline getirebileceğini düşünüyorum. 

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Asiye Yaman:17 Şubat 2014, Pazartesi 23:47

    Tematik üniversite toplum tarafından pek bilinmiyor... Yazı bu konuyu anlamak adına çok başarılı... tebrik ederim... Yazılarınızın devamını bekliyoruz....

  • - UĞUR CANBOLAT:17 Şubat 2014, Pazartesi 12:25

    Tebrik ederim değerli kardeşim.
    Eğitim alanında önemli yazılar bekliyoruz senden!