ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Şehit Hasan Simav'ın suçu neydi?

Rahmi Akbaş

06 Aralık 2013 Cuma 15:16
  • A
  • A

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’da PKK ve Abdullah Öcalan gösterisine dönüşen partisinin Gençlik Meclisi Kongresi’nde yaptığı konuşmada, "Önümüzdeki dönem müzakerenin en önemli başlıklarından biride başkan Apo’ya özgürlük olacaktır. Başkan Apo özgür olmadan bu sürecin yürüme şansı yoktur" dedi. Haklı olabilir, zihniyet odur bunu söyleyebilir; sıra bizde şimdide bu işin yetkilisi kimse bizde ona bir soru soruyoruz, Hasan Simav’ın suçu neydi?

Yıl 1994,  zannederim Temmuz’un 9’u gibi. Kars’ın Kağızman İlçesine bağlı 3.050 metre yüksekliğindeki Çengilli Köyündeyiz. Role (Telsiz) subayı olarak görev yapıyorum. Hava açık, hafif bir esinti var, biraz da serince bir gece. Mezarlığın üstündeki tepede oturmuş aşağıdaki dağları, ovaları seyrediyorum. Ay çıkmadığında karanlık fakat göz gözü görmez şekilde değil. Bu arada nereden geldiği belli olmayan bir izli mermi karanlığı delerek bir yerden diğer yere uçtu; ses olmasa yıldız kaydı diyeceğim. Bu arada her taraftan bir çatışma başladı, silah sesleri göğü inletirken, arada bir atılan izli merminin yönü ile ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz.

Role Çavuş’u Mesut’a seslendim; ‘’Mesut, bilgi iste’’, Mesut yarı açık yarı kriptolu sürekli telsiz görüşmeleri yapıyor. Saat 10 gibi ile yaralı haberi geldi. Sürekli yardım çağrılarına cevap vermemiz mümkün değil. Bu arada Tugay karargâhta bilgi istiyor, biz ise çatışma bölgesinden aldığımız haberleri Tugay’a iletmeye çalışıyoruz.

Çatışma takriben sabah 04’e kadar devam etti. Havanın aydınlanması ile bölgeye intikal ettik; gördüğümüz manzara korkunçtu. Ortalık kan gölüne dönmüş, 10 şehit ve birçok yaralı vardı. İşte Hasan Simav’ı o anda gördüm. Doktor Mustafa, müdahale ediyor fakat dağın başındaki kıt imkânlar ile çok fazla bir şey yapamıyordu. Hasan’ın son nefesi ‘’Allah’’ oldu.

Hasan Simav o zaman 20 yaşlarında, Antalya’nın Korkuteli İlçesi Yelten Kasabasından bir gençti. Askerlik çağı geldiğinde Korkuteli Askerlik Şubesi’nden bir yazı almış, gider misin? İstiyor musun? Denmeden, apar topar önce acemi birliğine gönderilmiş, orada uyduruk bir üç aylık eğitimle hiç tanımadığı, görmediği, bilmediği bir dağa vatan savunmasına gönderilmişti. Aslında mide rahatsızlığı vardı; komutanı hastaneye göndermiş, aşırı ülser teşhisi konulmuştu. İstese birlikte kalırdı ama o arkadaşlarının yanını yani dağı seçmişti.

Hasan bu çatışmanın 11. şehidiydi. Tugaya getirdiğimizde, yediği mermilerin yerinden hala kanlar akıyordu. Bu şehitleri bir helikoptere doldurarak önce Erzurum’a, arkasından da bir uçakla memleketlerine götürdük. Diyarbakır, Batman gibi yerlerden de bu çocuklar vardır. Yani bu 11 çocuğun Türk’ü, Kürt’ü kalmamış 11’i de bizim çocuklarımız, 11’de bizim şehidimizdi.

Antalya’ya vardığımızda, Hasan’ın yaraları hala kanıyordu. 3 sefer kefen değiştirtmeme rağmen, Hasan kanlı kefeni ile Yelten Kasabasına gömüldü.

Ben Selahattin Beyin ne dediğine bakmıyorum. Ben yetkililerin ne düşündüğünü merak ediyorum. Apo’ya özgürlüğü destekliyorum; ancak bir şartla, benim şahit olduğum ve bildiğim binlerce genci mezardan çıkartıp hayatlarını geri verebiliyorlarsa o zaman Apo’da özgür olmalıdır.

 

YORUM YAZ
TOPLAM 3 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - ha sımav:10 Mart 2014, Pazartesi 23:04

    bız kardeşimizi ve tüm sehıtlerımızı kalbımıze gömduk ama onların kemıklerını sızlatan ıktıdar utansın

  • - perihan simav namdar:10 Mart 2014, Pazartesi 22:56

    Yaziniz tam yerinde biryazi olmuş amcam duyuyodur inşallah acimiz hala taze kabuk baglamiyor hic .............

  • - e.a.a Alp:06 Aralık 2013, Cuma 18:58

    Hocam yazınız gerçekten çok güzel olmuş yazılarınızın devamını beklerim. Elinize Sağlık. ..