ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Ortadoğu-Türkiye ve Amerika üçgeni

Rahmi Akbaş

26 Kasım 2012 Pazartesi 18:59
  • A
  • A

Dünyanın kalbi neredir diye bir soru sorulsa, özellikle bugünlerde Ortadoğu olarak söylenir. İktidar değişiklikleri ile başlayan Ortadoğu süreci, Suriye, İsrail ve Irak ile dünyanın gündemini oluşturmaya devam etmektedir.

Kasım ayında yapılan Amerikan seçimleri ile Ortadoğu’nun en büyük aktörünün, daha ılımlı ve daha haklının yanında bir tavır izleyeceği düşünüldüyse de son günlerdeki tutum burada ‘’aynı tas aynı hamam’’ mantığının devam ettiğini göstermiştir.

Türkiye’nin Ortadoğu’daki hareket ve tutumunun Amerika’yı mutlu etmediğini, Sayın Clinton’un Mısır seferi sırasında anlamıştık. Burada Türkiye’yi yok sayması ki bazı çevreler tarafından ‘’keşke’’ ifadesi ile desteklenmektedir; yeni bir dönem mi sorusunu gündeme getirmiştir.

Türk-Amerikan ilişkileri ilk olarak, Mustafa Kemal Paşa Sivas’ta iken başlamış ve müttefik ortak ifadesi ile oluşturulmuştur. İkinci Dünya Savaşı ile güçlenen ve dünya üzerinde ana aktör olan Amerika, Yahudi yanlısı bir politikayı benimsemiş ve İsrail Devleti’nin bir oldubitti ile Filistin topraklarında, egemen dünya güçleri tarafından kurulmasıyla farklı bir boyuta girmiştir.

Bu gücün en önemli misyonu İsrail Devletini korumaktır. Buna yapılacak her türlü sözlü ve eylemsel tepkini karşısına bu güç dikilmiş ve dikilecektir. Yani siz hiçbir zaman öz evlat olamazsınız. Ne kadar çalışılırsa çalışılsın, sonuçta seçme hakkı geldiğinde İsrail hep öz evlattır. Her ne kadar Obama’nın seçilmesi bu durumu biraz farklılaştırır mı, sorusunu sordursa da bunun böyle olmayacağı ortaya çıkmıştır.

Amerika’nın öz ya da üvey evladı olmak aslında çok önemli değildir. Önemli olan bu devletin politikalarının, sizi nasıl gördüğünü bilmektir. Hızla kendini geliştiren Çin, bağımsızlığını bir adım daha ileri götürerek, kendi savaş uçağını üretmenin son kademesine gelmiştir. Buna hazır iseniz, kimin ne düşündüğü kimi öz ya da üvey evlat gördüğü önemli değildir.

Şunu iyi görmek gerekir; dünyanın kalbi Ortadoğu ise bu kalbin en önemli damarı da Türkiye’dir. Öyle yok sayarak, ya da verilen demeçlere kızarak damar arayanlar, yanıldıklarını kısa sürede anlayacaklardır.
Bugünlerde hareketlenen Şİİ yapılanması, yavaş yavaş Türkiye’nin güneyini çevirmekte ve birilerinin hazırladığı ‘’Büyük Ortadoğu’’ projesine bu eylemler pek uymamaktadır. Çünkü karşınızda bir İran vardır ki, hem homojen yapısı hem de geçmişten gelen devlet geleneği ile ne Sudan’a ne de Filistin’e benzer.
Büyük Ortadoğu projesinin en önemli ayağı olan büyük bir Kürt Devleti kurma projesi ile Şİİ yapılanması kısa sürede karşı karşıya gelecek ve ilk hareketlilikten de anlaşılacağı üzere bu karşılaşma Irak’ta başlayacaktır. Buradaki mücadele, Ortadoğu’nun yani cetvel ile çizilmiş ülkelerin kaderini belirleyecektir. 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.