ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Ne kadar özgürüz, Mısır'da gördük. Türkiye'de ise Ayasofya'da

Rahmi Akbaş

05 Ağustos 2013 Pazartesi 16:21
  • A
  • A

Bu ay Mısır’da bütün dünyanın ittirmesi ile malum bir demokrasi katliamı oldu. Demokrasi adını ağzından düşürmeyenler, bir anda Mısır’da bir dikta rejimi kurulması için yıllardır besledikleri sisteme verdikleri emirle kendilerini yalancı çıkarttılar.

Birçoğumuz bunların yalancı, çifte standart yanlısı olduğunu biliyorduk. Demokrasi onların istediği rejim iş başına gelirse demokrasiydi. Onların istemediği bir sistem iş başı yaparsa, yine o ülkenin çocuklarının kullandığı topla, tüfekle demokrasiye balans ayarı yaparlardı.

Merhum Necmeddin Erbakan, bu tip olayları ve geleceği gördüğünden, masum Anadolu halkının, Mısır örneğine benzemesini önlemiş ve 28 Şubat döneminde istifa etmişti. O gün doğruydu, ama bu gün Mısır’da Adeviye Meydanında bekleyen demokrasi yanlıların yaptığı doğrudur. Artık bıçak kemiğe dayanmış, insanlar özgür olmayı beklemektedir. Mısır halkının bu demokrasi sınavı ise tüm ezilmiş, köle toplumlara olumlu, emperyalistlere ise şiddetli bir tokat olacaktır.

Mısır’da şehit olan ikiyüzün üzerindeki şehit ve beşbinin üzerindeki yaralı, sadece Mısır için değil, tüm emperyalist güçlerin kölesi olan toplumlar için de şehit ve gazi olmuşlardır.

Mısır olayları, bazı yayın organlarında çıkan bir yazıyı, biraz geri plana itti. Londra merkezli yayın organlarından İngiliz dergisi The Economist “Türkiye'de din: Hıristiyan geçmişi silmek” başlıklı bir yazıda, Trabzon'daki Ayasofya Müzesi'nin camiye dönüştürülmesini ele alıyor veTrabzon Ayasofya müzesinin Camiye çevrilmesini sert bir dille eleştiriyordu.

Malum olduğunu üzere, Fatih Sultan Mehmet tarafından Trabzon alınmış, 1584’te bu fethin sembolü olması amacıyla, Trabzon Ayasofya Kilisesi camiye dönüştürülmüştür. Ancak uzun süre tamir gerektirmesinin de etkisiyle istenen düzeyde kullanılamamıştır. 1964 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu tamamlanan cami, müze haline getirilmiştir.

The Economist Dergisi bu yazısında, ‘’diğer Hıristiyan eserlerinde olduğu gibi, Trabzon'daki Ayasofya'nın da laikler ve İslamcılar arasındaki mücadelenin bir sembolü haline geldiğini’’ söylüyordu. Bu mücadele, 5 Temmuz'da Trabzon Müftüsünün, Ramazan ayının ilk cuma namazını Ayasofya'da kıldırması ile yeni bir sürece girmiştir.

Kıyamette bu anda koptu. Derginin Yazısında, "Ama yerel bir mahkeme, Türkiye'nin tarihi camilerinden sorumlu kamu kurumu olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Ayasofya'nın kuruma ait olduğu ve Kültür Bakanlığı tarafından yasadışı bir şekilde işgal edildiği iddiasını kabul edince, 2013'te İslamcılar son raundu kazanmış oldu. Karar, aşırı milliyetçi görüşleri nedeniyle kötü bir şöhrete sahip olan kentte şaşırtıcı bir tepki yarattı. Yerel bir tarihçi, 'Mesele Hıristiyan geçmişi silip, Osmanlıcılığı canlandırmak' diyor’’. Diyerek, yenilginin verdiği kızgınlığı bu yazı da döküyordu. Daha doğrusu gittikçe bağımsızlaşmaya, özgürleşmeye başlayan Türkiye’nin, nekahet dönemine geçme çalışmalarının korkusu muydu?

Mısır’da her ne kadar, bu raundu kazandılarsa da, Türkiye’ye acil önlem almak gerekiyordu. Allah göstermesin! tamam Trabzon Ayasofya neyse de ya yıllardır, planladıkları mücadele ettikleri, İstanbul Ayasofya, böyle bir oldubittiye giderse, işte o zaman içlerinden çıkmaz bir darbe yiyeceklerdi.

Dergi İstanbul'daki Ayasofya'nın “sırada” olduğu endişelerini taşıdığını net açıklamasa da satır aralarında ifade ediyordu. Yazıda “Bu kaygılar abartılı. Restorasyon çalışmaları AKP'nin on yıllık iktidarında devam etti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yapının kaderiyle ilgili kaygıları reddetti.” Dese de yine de çok kaygılı oldukları bir gerçektir.

Mısır’daki olaylar, dönüşü olmayan bir yola girildiğini ve artık dünyanın eski dünya olmadığını gösterecektir. Bir oldubitti ile İstanbul’un fetih sembolünü, ‘’Hiç olmazsa beynelmilel bir durumda olsun, cami durumu soğuduğunda, bunu tekrar kilise yaparız.’’ Düşüncesi ile müzeye çevrilen yapının, Başbakanlık Arşivleri’ndeki eklerini araştırmaya kapatsanız da bu cami olgusu hiçbir zaman soğumayacak, bilakis Mısır gibi zulümler, bunun hep akıllarda olmasına neden olacaktır.  

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Osman Türk:13 Ağustos 2013, Salı 02:17

  • - ankara:07 Ağustos 2013, Çarşamba 12:30

    Bütün mesele camilere karşı çıkmak…