ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Mali kimin malı?

Rahmi Akbaş

03 Şubat 2013 Pazar 10:19
  • A
  • A

Bu hafta en önemli dış olay, İsrail’in Suriye topraklarına yaptığı saldırıyı saymazsak, Afrika Mali’si yine gündemde durmaktadır. Bu ülkede neler olmakta ve sonucu nereye varacağını iyi değerlendirmek gerekir.

Şimdi Mali olayı gündemde hafifçe yer aldığında, herkes gibi bende gözümü buraya çevirdim. Düşüncem, merkezde bir hükümet var, bunlar söz de bağımsız ancak, sömürgeci unsurlara bağlı bir yapı olarak gördüm. Bunun karşısında savaşanlar ise özgürlükçü, emperyalist dünya ya direnen ve Müslüman bir teşkilat.

Uzaktan baktığımızda Mali’nin durumu böyle görünmektedir. Merkezi Mali Hükümeti, bu özgürlük ordusunun karşısında duramadığından, yani taktik gereği dış dünyayı yardıma çağırmış ve ana sömürücü Fransa’da sözüm ona bu ülkeye yardıma bana göre sömürü hortumlarının kesilmemesi için BM’leri ve diğer yandaşlarını beklemeden, bu ülkeye asker çıkartmıştır.

Bugünlerde Mali’nin kuzeyinde işler hiçbir kesim için iyi gitmemektedir. Özellikle bölgeyi boşaltan ve hala geri dönemeyen halk için iki kere durum güçtür. Şimdi bu bölgedeki kırılma noktası şudur. Bir örgüt bir bölgeyi kanunsuz işgal etmiş ve zulme başlamıştır; bunu nereden anlıyoruz, halkın bölgeden kaçmasından. İkincisi bölgedeki en büyük camilerden birinin girişinin İslam’a uygun değil diyerek yıkılmasından, üçüncüsü türbe, cami, kütüphanelerin talan edilmesi ve 13. yy’dan bu yana gelen yazma eserlerin birçoğunun tahrip edilmesi.

Şimdi soru şu, Osmanlı 623 sene, dünyanın büyük bir çoğunluğunda nasıl hâkimiyetini devam ettirmiştir. Cevap kesinlikle askeri değildir. Çünkü askeri hâkimiyet başladığında Osmanlı yıkılma sürecine girmiştir. Osmanlı’yı bu bölgelerde hâkim kılan Şeyh Edebalı, Sarı Saltuk, Pir Sultan Abdal, Ahi Evran, Mevlana, Ahmet Yesevi vb. gibi sistemlerdir. Bu sistemler askerden önce bu bölgelere gitmiş, kendini tanıtmış, askeri başarı ise bunun ardından gelmiştir.

Yunan işgal orduları, Milli Mücadele sırasında bölgeyi terk eden Türklere, rica minnet dön çağrısı yapmıştır. O anlatılan zulümleri ise artık umudu kalmayıp bölgeyi terk ederken yapmıştır. Yunanlılarda bilmektedir ki halk olmadan işgalin bir anlamı yoktur.

Peki, bu örgüt ne istemektedir, yani kimin değirmenine su taşımaktadır? Şu anda Mali sokaklarına baktığınızda Mali bayrağından çok, Fransız bayraklarının sokaklar da dalgalandığı görülmektedir. Buradan giden Türk gazetecileri, Fransız sanan Mali halkı, Fransız bayraklarını göstererek, sevinç çığlıkları atmaktadır.

02.02.2013’de Fransız Cumhurbaşkanı Mali’ye gitti. Mali Devlet Başkanı, hava alanında hazır ol da Holland’ı karşıladı. Sevinç çığlıkları atan çocuklar şiirler okurken, kadınlar yöresel halk şarkıları söylediler. Anlayamadığı ortada bir deve vardı, böğürüp duran bu deve herhalde başkana hediye edilmişti.

Bu durumun müsebbibi kim? Bu deve çobanı örgüt nerede, buradan da anlaşılmaktadır ki, Fransa’nın değirmenine çok güzel ve bol su taşınmıştır. Bu emperyalistlerin her sinekten yağ çıkartma becerisi oldukça, biz hala kuş nerede diye bakar dururuz.
 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.