ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

İdam Cezası ve Avrupa

Rahmi Akbaş

15 Kasım 2012 Perşembe 00:12
  • A
  • A

Son günlerin en önemli gündem maddesi idam cezasının tekrar getirilmesi olmuştur. Bundan aylar önce bazı sosyal paylaşım sitelerinde gündeme gelen, arkasından Sayın Mustafa Destici’nin yaptırdığı anket çalışmaları ile kamuoyunun gündemine oturan idam cezası, MHP ve son olarak da Sayın Başbakanın dillendirmeleri ile en önemli gündem maddesi haline gelmiştir.

Biz, Türkiye içindeki bu gündem maddesinin Avrupa’dan görünüşüne bakmamız gerekir.

Osmanlı Devleti’nin bazı iç ve dış güçlerin etkisiyle kaçırdığı sanayileşme olgusu, 1800’lü yıllarda batı hayranlığına dönüşmüş ve sürekli bir batılı ya da batılı ile olma düşüncesi Osmanlı üst bürokrasisinde hâkim olmuştur. Bunu fırsat bilen Avrupalılarda sürekli bu hayranlığı kullanmışlar ve devamlı bir şeyler isteyen ve karşılığında hiçbir şey vermeyen bir sistem oluşturmuşlardır.

Anadolu Türk Devletinin kurulması ile bu hayranlık, yapılanları görerek biraz azalsa da yıllar geçtikçe yine güçlenmiş ve 90’lı yıllarda en üst düzeye ulaşmıştır. Bu süre zarfında, hep şunu da verin, bunu da yapı, bak bu olmadı gibi, Anadolu insanını aşağılayan ve saf yerine koyan tavrın ulaştığı en üst nokta ise idam cezasının kaldırılması olmuştur.

Tavşana kaç tazıya tut, taktiği ile Türkiye politikasını belirleyen Avrupa, özellikle burada yakalanan fakat Türkiye’de idam cezası olduğu için iade edilmeyen terör örgütü mensuplarının iadesinin, idam cezasının kaldırılması ile mümkün olacağı belirtilmiştir. Halka en büyük neden olarak bu gösterilmiş ve bunun kaldırılması gerektiğine inandırılmıştır. Bu şekilde kamuoyu desteği alınmaya çalışılmış ve idam cezası kaldırılmıştır. Ancak, bugüne kadar bu iadelerin hiçbiri yine gerçekleşmemiş, bu seferde başka nedenler ortaya atılmıştır.

Bugün geldiğimiz noktada bunun çokta iyi bir fikir olmadığı halk tarafından görülmüş ve Büyük Birlik Partisi’nin yaptığı anketle bu fikir desteklenmiştir.

Malum Avrupa, krizin etkisi ve Yunanistan sorunu ile boğuşurken, bir anda müstemleke olarak gördüğü Türkiye, büyük taktikle kaldırttıkları idam cezasını tekrar gündeme almıştır.

Türkiye’nin Avrupa Birliğine girişi için, üç maymunu oynayan Avrupa, Sayın Başbakan Erdoğan’ın idam cezasının geri getirilebileceği açıklamasına yönelik tepkilerini sertleştirmişlerdir. Bu hafta Avrupa Birliği Komisyonu’nun açıklamasının ardından Salı günüde Avrupa Parlamentosu’ndan sert açıklamalar gelmiştir.

Bu eleştirilerin başını Sosyalist ve Demokratlar İlerici İttifakı Başkanı Hannes Swoboda’nın ifadeleri çekmektedir. Erdoğan’ın idam açıklamalarını ‘‘skandal ve provokatif’’ olarak nitelendiren Swoboda, Başbakan’ın ülkesini hangi yöne götürmek istediği konusunda kafasını netleştirmesi gerektiğini kaydetmiştir. Swoboda, “Türkiye, üyelik sürecinde belli taahhütlerin altına girmiştir. Bunlara insan haklarına riayet etmek ve Avrupa’nın değerlerine doğru yönelmek de dâhildir.” Demiştir.

Peki, Sayın Swoboda, Osmanlı döneminde bu güne bizi kapıda bekletmeniz ve an ağır yaptırımlarla bizi canımızdan bezdirmeniz hangi insan hakları kuralına uymaktadır. Siz, “Erdoğan bu değerlerden uzaklaşacaksa, AB üyelik sürecinin sona ermesine katlanmalıdır.” Demektesiniz; acaba bu ülkenin yüzde kaçı Avrupa ile entegrasyonu onaylıyor, bu konuda bir fikriniz var mıdır? Yapılan anketlerde \% 13’ü geçmeyen bir Avrupa birliği taraftarlığı ile bu ülke insanı çoktan yolunu seçmiştir.

Sayın Swoboda, Başbakan’ın açıklamalarını “AB ve Türkiye arasındaki işbirliği zemininin ciddi şekilde sarsılmasına katkı yapıyor.” “Erdoğan, ilişkilerin kötüleşmesinin ülkesinin zararına olup olmadığını iyi düşünmelidir.” Demiştir.

2011 yılı Avrupa Cari Dengesine baktığımızda, Almanya hariç Cari açık veren Avrupa hala neyi ön plana tutarak bizi tehdit etmektedir. Tek ayakta kalan ülke Almanya ise 2007’de Cari dengesi \% 7.4 iken, 2011 \% 5.7 düşmüş ve bu politikaları devam ettirirlerse cari açık pozisyonuna geleceklerdir.

Sanayisi hızla gerileyen, birçok sanayi kuruluşunun Avrupa dışında fason üretim yaptığı, dış satımlarının büyük oranının Arap ülkelerine olduğu Avrupa, eski günlerinin özlemi ile Türkiye’yi tehdit etmektedir. Sevgili Avrupa, bizde bir atasözü vardır; ‘’Atı alan Üsküdar’ı geçti’’.

YORUM YAZ
TOPLAM 4 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir17 Aralık 2012, Pazartesi 18:44

    cezalar caydırıcı olmalı bence

  • - Misafir18 Kasım 2012, Pazar 20:36

    idam geri gelmeli

  • - Misafir16 Kasım 2012, Cuma 10:23

  • - Misafir15 Kasım 2012, Perşembe 13:33