ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

İçimizdeki Ermeniler

Rahmi Akbaş

22 Nisan 2013 Pazartesi 00:05
  • A
  • A

23 Nisan, bizim için ne kadar değerli bir gün ise 24 Nisan’da o kadar sıkıntılı bir gündür. ABD’yi her yıl bugün rahatsız eden, çeşitli ayak oyunları ile ve kıvırarak geçiştirilmeye çalışılan bir gündür. 

Bizim tehcir, Ermenilerin soykırım olarak adlandırdıkları bugün yine geldi çattı. Biz ‘’valla öyle bir şey yok’’ tezini savunurken, Avrupalı, Ermenilere yapılan bu sözde soykırımın inkârını bile yasaklayan kararlar almaktadır.

2015 yılında 100. Yılına ulaşacak bu mesele ile ilgili Merhum Söğütlü Jandarma Onbaşı Ali’nin anılarını bir yazımda aktarmıştım. Ermenileri, Eskişehir’e kadar arabayla taşıdığını, birkaç yıl sonra askerde iken, bunlara bugünkü Irak bölgesinde karşılaştığını belirtiyordu.

Bu olay, Ermeni meselesinden çıkmış, dış ülkeler için, Türkiye’ye vurma, karalama ve ezme siyasetine dönüşmüştür. O nedenle bizim çokta yeminlerle bunları ikna etme şansımız yoktur. Çünkü tezler ortaya koymamıza rağmen dönüp bakanın olmadığı bir ortamda bu konuda pekte başarı gözükmemektedir.

Ben adı sanı Ermeni olan ve çoğunluğunun İstanbul’da yaşadığı Ermenilere çok teşekkür ediyorum. Bunlar bizim vatandaşımız ve korunmayı, değer verilmeyi hak ediyorlar. Bunlar mert insanlar ki adları da kendileri de Ermenidir.

Ermeni meselesi üzerine özellikle Türk Tarih Kurumu Başkanı iken çok çalışmalar yapmış, değerli bir akademisyen ağabeyim var. Bunu ben bölgesel bir gazetede köşe yazarken eleştirdim ve neden gerçekleri açıklamıyorsun dedim. Duymadı herhalde, olsun bu kişi şimdinin Kayseri MHP Milletvekili Yusuf HALACOĞLU’dur.

Yusuf Hocama, diyordum ki, açıkla şu içimizdeki Ermenileri, ben biliyorum ki hepsini tek tek biliyor ve açıklasa yer yerinden oynar. Çünkü adamın adı sanı Türk, iki kuşa geri gidiyorsun, dedesini herkes tanıyor, dedesinin adı Agop; hadi bakalım, açıkla bana bunu! Ya da adama bakıyorsun, Türk Milliyetçiliğini babası pozunda, üç kuşak geri gidiyorsun, köyü Ermeni köyü, mahkeme kayıtlarında Ermeni çıkıyor.

 Yalnız hocanın hakkını yememek gerekir. Bu hafta Zaman Gazetesinin Pazar ekinde verdiği röportajda ‘’Gizli Ermeniler yavaş yavaş ortaya çıkıyor’’ dedi.  Bu da bir gelişme, ama sayın hocam, bu işi doğal sürecine bırakırsan pekte bir yol alma şansımız olmayabilir.

Bu yukarda izah ettiğim röportajın bir diğer ayağında ise başka bir Profesör vardı. Beyefendi, ezilen, zulüm gören 800.000’in üzerinde Ermeni’nin katledildiğini, onlar da tabi ki bazı girişimler yaptığını, fakat bunun tamamen kendilerine yapılan bu soykırım, nedeniyle olduğunu beyan ediyordu.

Ben de diyorum ki ‘’Sevgili, masum Ermeniler, ne çektiniz be yavrum bu Türklerden.’’ Siz çeteler kurup, Türk ve Müslümanları katletmediniz mi? Kadınlara tecavüz etmediniz mi? Rusların koruyuculunda doğuda yapmadığınız, denemediğiniz işkence kalmadı; hala sizi birileri savunabiliyor ve bunu soykırıma bağlayabiliyor. Mamahatun (Tercan)’a kadar gelip, Rusya’daki ihtilal nedeniyle Rusların çekilmesi ile yalnız kalan ve Tunceli dağ geçitlerinde, yaptıkları zulmün hesabını soran Kürt Aşiretleri haksızlık etmişlerdir öyle mi? Öyle ya gelirken, dünyayı biz yarattık diyenler yalnız kalınca bize katliam yaptınız deme yüzsüzlüğünü göstermektedirler.

Şimdi buradan Yusuf hocaya seslenmek istiyorum. İçimizdeki gizli Ermeniler kim? Sayın hocam çok uzağa gitmene gerek yok, sizde biliyorsunuz ki dedesine bakmanız yeterli. Dışarıyı boş verelim, gazetelere çifte standart demeçler veren bu adamlar kim?

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Esra Akyol:22 Nisan 2013, Pazartesi 01:25

    güzel yazi ..