ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Ertuğrul’da köle namazı ve Çanakkale

Rahmi Akbaş

18 Mart 2013 Pazartesi 00:24
  • A
  • A

Ben ne zaman Çanakkale’ye gitmeye kalksam, tüylerim diken diken olur, masunlaşırım ve başım öne düşer. Gezi boyunca da manevi bir tül beni sarar ve dönene kadar ruhsal bir mutluluk içinde kalırım. Bu durumun en başta gelen nedeni o araziyi gezerken mutlaka bir şehitler tarlasının içinde yürümem ve her bastığım yerde bir şehidin yatmasıdır.

Örneğin yol olarak açılmış yerin hemen yanında heyelan sonucu ortaya çıkmış, elinde tüfeği ile şehit olmuş ve öylece kalmış bir askerimizin naşı ile karşılaşırsınız; toprağı biraz kazsanız bir şehidimizin size baktığını görürsünüz. Muazzam bir tablo, neden mi?

Bu şehitler tek bağımsız İslam ülkesinin ayakta kalabilmesi için Mustafa Kemal’in de dediği gibi 3 dakika sonra öleceklerini bilmelerine rağmen, sırası gelen cepheden çıkar ve şehit olur. İşte bundan dolayı muazzam bir tablodur. Bu şehitler ‘’bağımsızlığı’’ ve ‘’bağımsız İslam ülkesi’’ olma olgusunu çok iyi bilmektedirler.

II. Abdülhamit, alternatif ülke konumuna gelmeye başlayan Japonya ile yakın ilişki kurmak ve 1887 yılında Japon İmparatorunun yeğenini İstanbul’a göndermesinin iade-i ziyareti için Ertuğrul Firkateyni ile 607 bazı kaynaklara göre ise 609 kişilik bir mürettebatla Japonya’ya gönderir. Ertuğrul Firkateyni, Sultan Abdülaziz döneminde yani 19 Ekim 1863 yılında yapılmış bir gemidir. 1889 yılında İstanbul’dan yola çıkan gemi çeşitli doğu limanlarına uğrayarak Japonya’ya gidecektir. Bunu haber alan doğu’daki Müslümanlar o zamanlar işgal altında bulundukları ülkelerin komutanlarına başvurarak gemiyi gezmeyi talep ederler. Öyle ki o zamanlarda ayrılmamış olan Hindistan’a (daha sonra Pakistan, Hindistan, Bangladeş ve Seylan olarak ayrılmıştır.)  bağlı bugünkü adı Sri-lanka olan Seylan’daki 500 bin kişiden 200.000 kişi bu gemiyi ziyaret etmeyi talep etmiştir. Bunu karşılamak mümkün değildir. Ancak, bu izni kopartan Müslümanlar gemiye biner binmez üzerlerinden çıkarttıkları ceket, palto gibi ne varsa yere sermekte ve namaza durmaktadırlar. Askerlerimiz bu duruma şaşırır ve sorarlar, ‘’Ne yapıyorsunuz’’, onlarda ‘’Bağımsız bir İslam toprağında namaz kılmanın tadını çıkartıyoruz.’’ derler.

İşte değerli bağımsız milletim, Çanakkale’de 3- 5 dakika sonra ölmeyi bekleyen insanların, şehitliği ve ölümü karşılama nedeni budur. Bizler bağımsız olabilmemiz için yayılmacı emperyalist güçlere karşı bağrını siper ederek, bizlerin bugünlere ulaşmamızı sağlamışlardır. Peki, şimdi biraz düşünün siz bu şehitlerimize ahtı vefanızı yerine getirdiniz mi? Getirmediniz ise en kısa sürede o yatanları ziyaret ediniz. İnanın oraya yaklaştıkça onların sizi nasıl gülerek karşıladığını görecek ve tüyleriniz diken diken olacaktır. Onları mutlu ediniz, çünkü onların buna hakkı vardır.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.