ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Çözüm süreci ve uyuşturucu

Rahmi Akbaş

23 Temmuz 2013 Salı 11:39
  • A
  • A

Çözüm sürecine pekte olumlu bakmayanlardan biri idim. Hala da öyle olduğum söylenebilir. Yıllarca, birçok söz veren fakat hep toparlanmak için bunu kullanan ticari teşkilat, toparlanmasıyla birlikte tekrar eylemlere başlamıştır. Ancak, son aylarda yapılan uyuşturucu operasyonları ve süpürme hareketleri, bu çözüm sürecinin toplumun lehine olduğunu göstermektedir.

Ben bu Avrupa’yı hiç anlayamamışımdır. Çifte standart hareketlerinden falan bahsetmiyorum; bir ülkenin başındaki insanlar, nasıl olup da kendi toplumunu zehirleyen, geleceğini yok eden, neslini kurutan bir sistem ve oluşuma göz yumar? Yani uyuşturucunun ülkesinde kullanılmasına, satılmasına, parasının paylaşılmasına nasıl izin verir? Ya da Türk düşmanlığı bu kadar mı ilerdedir?

AB Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin 2012 raporuna göre, dünyadaki eroin yakalamalarının yüzde 53’ünü Türkiye ve İran gerçekleştiğini söylemektedir. Dünyadaki eroinden bahsediyoruz. Peki, Avrupa’da ne kadar yakalanıyor, ben duymadım, demek ki Avrupa’da eroin yok, bu ülkelere hiç eroin girmiyor mu ki, bir baskın, bir yakalama duymuyoruz.

Güneydoğu Anadolu'da son 6 ayda gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonlarıyla yaklaşık 4 milyar lira civarında, 36 milyon 837 bin kök Hint keneviri ve 200 milyon lira değerinde eroin ele geçirildi. Bu malı kim kullanıyor dersiniz. O sıfır, tertemiz Avrupa! Peki bunun parası kime gidecekti ya da nasıl kullanılacaktı?

Geçenlerde bir okutman arkadaşla, okulun penceresinden bakarken, karşı Dudaş Yaylasını göstererek, Murat Hoca varmışın dağa çıkalım dedim. Bana gülerek bakarak,- Ağabey aç kalırız. Haklıydı, biz ancak o yaylada iki gün durabilir, ya açlıktan ya da ayı saldırısından ölürdük. Haklısın dedim, para olacak, arkan olacak, desteğin olmadan bırak binlerce kişiyi iki kişi bile açlıktan ölür.

Biz hep şunu yaptık. Yıl 1993 Kağızman’da bir gece baskın yedik ve 11 tane şehit verdik. Ertesi gün, bölgenin nerde helikopteri, topu, tüfeği varsa Kağızman’a yığıldı. Sonra, sonrası malum 85 civarında terörist yeni tabirle söylüyorum, ‘’Etkisiz hale getirildi.’’ 11 şehidin birini de ben aldım, Antalya’nın Korkuteli ilçesi Yelten Kasabası’na götürdüm. Feryatlar gökleri inletti. O 85 kişinin ailesinde de bu feryatlar mutlaka göklere yükselmiştir. Ama arada bir fark vardı, Antalyalı bu şehit Hasan SİMAV’a bir gün bir celp gelmiş ve askere gideceksin denmişti. Yani gitmez isen seni zorla götürürüz denmiş ve Hasan da atalarının yaptığı gibi vatan için (mecburen) bu talebe uymuştu.

Sonuçta, iki tarafta oluşan bu kayıplar, bizleri biraz da birbirimizden uzaklaştırırken, birilerini de birbirine yakınlaştırmış ve aynı idealler için, aynı saflara sevk etmiştir.

Bizim sorunumuz terörle mücadele değil, bizim sorunumuz uyuşturucu ile mücadeledir. Eğer bunun finansal kaynakları kesilirse, terörle de mücadele edilmiş olunacaktır. Bu çözüm sürecinin uyuşturucu ayağı iyi uygulanırsa, çözüm süreci de bir sonuç verecektir.

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Resul Tiryaki:26 Temmuz 2013, Cuma 19:03

  • - emre şahin:25 Temmuz 2013, Perşembe 16:48