ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Biz Manda mıyız?

Rahmi Akbaş

02 Kasım 2012 Cuma 18:58
  • A
  • A

 

Bugünlerde eski Avrupa zihniyeti tekrar hortlamış görünmektedir. Düne kadar ekonomik krizlerden başını kaldıramayan Avrupa, birazda bizim nezaketimizden faydalanarak doğu bölgesine tekrar heyetler göndermeye başlamıştır.

En son bu hafta bölgedeki gelişmeleri takip etmek için Diyarbakır'a aralarında parlamenter, senatör ve belediye başkanlarının bulunduğu bir Fransız heyeti geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'i makamında ziyaret eden bu Heyetin başkanlığını ise Dominique Adenot yapmaktadır. Adenot görüşmelerde, Türkiye'deki siyasi gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve seçilmişlerin cezaevinde olmaları ve açlık grevlerinin endişe verici olduğunu söylemiştir.

Bu tamamıyla bir manda mantığıdır. Sanki bizi Fransa manda yönetimine almış ve müstemlekesini ikaz etmektedir. Ancak suç bizdedir. Çünkü bu Fransızlar geçenlerde onların söyleyişi ile Roman, bizim deyişimizle çingeneleri ülkeden kovarken, onlara her türlü eziyeti yaparken, bir heyet göndererek ‘’Fransa’daki siyasi gelişmeleri yakından takip ediyoruz’’ ya da rengi siyah diyerek ve hak istediklerinde her türlü zulmü yaparken ‘’Halka yapılan bu zulüm endişe vericidir’’ deseydik, bugün bu kadar pervasız konuşamazlardı.

Ortada bir sorun olabilir, olmayabilir de; buradaki sorun Fransızların bizi manda gibi görmeleri, Kürtlerin hamiliğine soyunmaya çalışmalarıdır.

Erzurum Mebusu olarak seçilmesine rağmen, İstanbul’a gitmeyen Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da bu dönemde çeşitli toplantılar yapmıştır. Bu toplantılardan biride 04-17 Ocak 1920’dedir. Bu toplantıda dile getirilen üçüncü konu Manda ve bağımsızlık arasındaki farktı. Özellikle Erzurum ve Sivas’taki kongrelerde ortaya atılan Manda meselesi bir sanayisi gelişmiş bir devletin himayesine girmek olarak yorumlanmaktaydı. Sivas’ta yapılan görüşmelerde Manda konusu da malum gündeme gelmiş ve Amerika’ya daha sıcak bakıldığı ortaya çıkmıştır. Mustafa Kemal Paşa ‘’… Harbord’a da yazdık. Bütün bunları toplayacak olursak Amerika’yı tercih sebebi anlaşılır. Hatta onlar da aramızda görüşürken mandayı kaldırdılar. ‘Ne derseniz deyin. Biz size yardım edeceğiz; ancak, bir takım şartlar öne süreceğiz, mesela iki müttefik deyiniz.’ Diyorlar. Bu sizin de tahmin ettiğiniz gibi belirsiz bırakılmıştır. Yardım meselesi kısmen sanayi ile ilgilidir. Özellikle askeri hususları hiç uygun görmedik. İçişlerimize, orduya, jandarmaya ve adliyeye el koyarlarsa istiklalden söz etmek şüphelidir.’’ [1]

Mustafa Kemal Paşa burada, gereken sözü söylemiştir. Eğer bir ülke içişlerimize, orduya, jandarmaya ve adliyeye el atmaya kalkarsa bağımsızlıktan söz etmek şüphelidir. Yukarıda adli bir durum vardır ve Türk Hâkimleri en temiz vicdanları ile karar vermektedirler. Adli süreçteki bir olaya, başka bir ülkenin müdahalesi, adliyeye müdahaledir ki, bu istiklalinizi kaybına kadar giden bir süreç olacaktır.



[1] Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, Nisan 2007, Yıl: 56, Sayı: 120, s. 73

YORUM YAZ
TOPLAM 11 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir04 Kasım 2012, Pazar 18:36

    rahmi bey elinize sağlık

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 23:20

    Rahmi Bey yazılarınız çok güzel devamını bekleriz İnşallah...

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 23:12

    Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı...

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 23:12

    Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı...

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 23:12

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 23:12

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 23:12

    Çok güzel bir yazı.

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 23:11

    Çok güzel bir yazı Rahmi Bey ellerinize sağlık...

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 22:23

    çok güzel bir yorum ,,, devamlarını bekliyoruz...

  • - Misafir02 Kasım 2012, Cuma 21:38

    çok doğru bir konu iyi yorumlamışsınız bravo tebrikler