ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Birileri Düğmeye Bastı! 'Sokakta Başörtüsü Yasaklanmalı'

Rahmi Akbaş

24 Eylül 2012 Pazartesi 12:25
  • A
  • A
Son bir hafta, on gündür, büyük bir artış gösteren ve Müslüman toplumun ‘’yine ne oldu’’ dediği bir vahşileşme, saldırma, bütünüyle yutsa doymayacak bir ‘’Batı’’ yapısı ortaya çıkmıştır.

Birilerinin sürekli olarak, ‘’saldıralım, yok edelim, bunların zaten hepsi terörist; yok edilseler bu dünya ne güzel yaşanır hale gelir ‘’ diyen zihniyet, film bile demeye bin şahit bir paçavrayı gündeme getirerek, Müslüman toplumların sinirlerini germek ve yapacağı eylemi ise terörizm olarak göstermek için harekete geçmiştir.

Son hafta süreç, bu filmle kalmamış, birçok provokatif eylemler ile bu sabrı taşırmak için çaba içine girilmiştir. Fransa, malum tavrını hemen ortaya koymuş, eskimiş, kokmuş karikatürleri bir dergide yayınlatarak bende bu eylemin baş aktörlerindenim demiştir.

Bunu fırsat bilen ve kindar bir tavır sergileyen Fransız siyasetçi, Marine Le Pen, Le Monde gazetesine verdiği demeçte ‘’Kamusal alanda başörtüsünün yasaklanması gerektiğini ve söz konusu yasağın, mağazalar, sokaklar ile ulaşım araçlarında bile yürürlüğe girmesinden yana olduğunu’’ söylemiştir.

Almanya biraz daha sağduyulu gibi durmaktadır. Aslında ABD’de karar verilen ve metrolarda asılmasına izin verilen İslamiyet karşısı afişlerin bir benzerinin Almanya’da olduğunu görüyoruz. Almanya sözüm ona radikalizmle mücadele için dün başlatmayı planladığı skandal afiş kampanyasını ertelemiştir. Bu kampanya ile ‘’İçine kapanan Müslümanların, terör örgütlerine katılmış olabileceği’’ gerekçesiyle bu gibilerin güvenlik güçlerine bildirilmesini bu afişlerle istemektedir.

Bu olayların Avrupa ve Amerikan halkı ile hiçbir ilgisi olmadığını düşünmekteyim. Peki, bu süreç yine niye başladı? Neden birileri dünyada önemli bir nüfusa sahip bir toplumu karşısına almak istemektedir?

Bunun en başta gelen nedeninin bu kadar uğraşılmasına, film yapılmasına, terörist denmesine rağmen bırakın birilerinin İslamiyet’ten vazgeçmesini, birde ellerindeki vitrin insanların Müslüman olması ile bir çelişki yaşamakta ve saldırının dozunu arttırmaktadırlar.

Fransız futbolcu Gregory Dufrennes Müslüman olduğunu açıklaması buna en son örnektir.

Bu son olaylar ne ilk ne de son olacaktır. Müslümanlar oldukça, bu gibi kişi ve kuruluşlar, bunları her zaman uygulayacak ve ellerindeki kaynaklarla bu gerilimi arttıracaklardır.

İslam Âlemi doğru yolda olduğunu bu olayların artışı ile çok rahat görebilir. Önemli olan, her çeşit tepki olmalı fakat bu tepkinin dozu çok iyi ayarlanmalıdır. Yukarıda da söylediğimiz gibi bu insan ya da kuruluşlar, genele bakıldığında azınlık bir gruptur.

Dünya hala insanları seven, dürüst, namuslu ve hümanist kişilerle doludur.

Bu duruma en güzel örnek ise yine bu hafta gelmiştir. Norveç Hükümeti’ne ilk kez Müslüman bir bakan atanarak, olayların siyah - beyaz gibi görülmesi önlenmiştir.

Norveç, bu girişimi ile aşırı sağcı terörist Andres B. Breivik’e de iyi bir cevap vermiştir. Pakistan asıllı Müslüman Hadia Tajik’in Kültür Bakanı olarak atanması, aşırı eylemcilere de bir mesaj olmuştur.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.