ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Yağışlı

YAZARLAR

Bir tarih şehri memleketim, Osmancık

Rahmi Akbaş

21 Ekim 2013 Pazartesi 14:29
  • A
  • A

Memleketim, memleketim memleketim; dedim ve bu sene Kurban Bayramı’nda memlektim Osmancık’a gitmeye karar verdik. Yıllar sonra memleketimde bir bayram geçirmenin heyecanı ile yola çıktık.

Havanın kötü olmasına rağmen, çevremizden geçen araçlardaki insanların yüzü gülmekte, mutlulukları her hallerinden belli olmaktaydı. İnsanı memleketinin toprağı mı yoksa oradaki akrabalarımı çekiyor bilinmez ama, memleketine yaklaşanların heyecanı bir başka oluyordu.

Tosya’yı geçip Osmancık’a yaklaştıkça, bizim de heyecanımız arttı. Hatta hafif bir virajdan dönüpte Osmancık göründüğünde, memleket heyecanım zirveye ulaştı. İşte Osmancık dedim ve ilk girişten şehre girdim; fakat çıkamadım. 

İstanbul-Samsun yolu üzerinde bulunan Osmancık, bu yolun etkisiyle şehir, ışıl ışıl parlamakta ‘’Çorum Leblebisi, Osmancık Pirinci’’ yazıları sizi karşılamaktadır. Şehrin içinde de aynı ışıltı devam ediyordu.

Şehrin ortasına yaklaştıkça, sizi önce bir su kokusu ardından da yavaş yavaş akan Kızılırmakkarşılar. Kızılırmak, Osmancık’ı ikiye bölen özelliği ve üzerine geçit olan Koyunbaba Köprüsü ile meşhurdur. Denize doğru akan Kızılırmak’a el sallayan Koyunbaba Köprüsü, Osmancık’ın simgelerindendir.

Güzel memleketim, Koyunbaba Hazretlerinin burada yatması, kalesi, Köprüsü, pirinci, sırık kebabı ve en önemlisi Akşemsettin Hazretlerinin buralı olması ile gurur duyar. Fakat belediyesini her halde bu gururun dışında değerlendirmek gerekmektedir.Bundan beş yıl önce kaldığım memleketimde, birkaç saatlik bir cenazeye gitmem hariç gidememiştim. Fakat bu beş senelik süreçte, Osmancık bırakın ileri gitmeyi, belediye hizmetlerinde tamamen sınıfta kalmıştır.

Ana yoldan, şehre dönmemle, bir çukura girmem bir oldu. Aracı toplayana kadar kaç çukura girdim, bilemiyorum. Ortalık toz duman içinde, bütün yollar çukurlarla dolu. Kilitli taş, asfalt, kilitli taş üzeri beton gibi çeşitli versiyonlar denenmiş, oluşan çukurlar ise tamir edenleri bıktırmış ki, Allah’a havale etmişlerdi.

Şehirdeki dükkanların ışıkları, neonlar, renga renk iken, araçların çıkarttığı tozlar, bu ışıltıyı söndürmektedir. Belediyeden hemen, biz alt yapıya önem veriyoruz diyebilir. Ama ben kilitli taş üzerine beton sıva yapıldığını ilk defa görüyordum. Şehrin ortasında bir arasta vardı. Arastanın girişindeki berber benim ilk traş olduğum berberimdi. Bir gün burayı yıktılar; ben şehrin bu ortasındaki yer yeşillendirilecek, şehre nefes aldıracak bir park beklerken, aradan yıllar geçmesine rağmen hala kalan temeli ile bir hilkat garibesi olarak durmaktadır. 

Kızılırmak sakin sakin Osmancık’ta akarken, memleketime de bereket verir. Osmancık pirincinin lezzeti, Kızılırmak’ın ve toprağımızın etkisindendir. Bu bereketin yanında, sıcak yaz aylarında hemşerilerimin dinlenme ve baskın sıcaktan bir nebze olsun nefes alma yeridir. 

Bu durum zaman içinde iyi değerlendirilmiş ve ırmak çevresinde çeşitli işletmeler açılmıştır. Fakat bu sene baktığımda, işletmeler köhneleşirken, çevre düzenlemesi bırakın yenilenmeyi, eskilerde yok olmuştur. Ne bir çevre düzenlemesi kalmış, ne de yeni bir yapılandırma  yapılmıştır. Üzüldüm, o eski canlılığın yerinde yeller esmektedir. Memleketim, memleketim memleketim. Kaybetmiş, geriye gitmiş, özel sektörünün canlılığına ayak uyduramamış belediyem; bu beş yılda ne yaptın, çok merak ediyorum. 

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - özkan atasoy:24 Ekim 2013, Perşembe 11:48

  • - Yahya OCAKLI:22 Ekim 2013, Salı 00:22