ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Bir şehzade ile sabah kahvaltısı

Rahmi Akbaş

10 Eylül 2013 Salı 09:15
  • A
  • A

Bu sene 732. Yapılan Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri, yine beklenenin üstünde insanımız tarafından teracih edildi ve özellikle Pazar günü Söğüt, insan seli olup aktı.

Atasına saygı ve birlikte olma isteği ile gelen insanlar, sevgi seli olup akarken, birliğin, kardeşliğin ve ataya saygının en güzel örneklerini sergilediler.

Görevli bürokrat ve çalışanlar, gerçekten çok yoruldukları bir gerçektir. Birkaç saat için bile olsa Söğüt sevdası ile gelen Prof. Dr. İlber ORTAY’lı, Cüneyt ARKIN, Serdar GÖKHAN ve Diğer siyasiler, ataları için Söğüt’te buluştular. Ama biri vardı ki, inanılmaz bir mütevazilikle bir çadırda bağdaş kurmuş nargilesini içerken, sadece bazılarının hatırlar gibi olduğu biri, sanki yanındaki türbede dedesi değilmiş gibi, 700 seneye yakın başka Anadolu olmak üzere üç kıtaya hükmedenlerini nesli değilmiş gibi biri.

Şehzade Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU, her zaman olduğu gibi bu anma etkinliklerinde de, atası Ertuğrul Gazi’yi ve onun sevdası ile Söğüt’e akın edenleri yalnız bırakmamıştı.

Ben görüştüğümde Bilecik Yörük çadırında, bağdaş kurmuş oturuyordu. Tanıyanlar yanına geliyor onunla resim çektirmek istiyorlardı. Bazen grup halinde gelindiğinde o iri cüssesini hareketlendiriyor, beklenmedik bir hızla ayağa kalkarak kimseyi kırmıyordu.

Protokol yok, çevresinde yüzlerce adamı yok kendi halinde bizden biriydi. Dedesi Abdülhamid Han’ı ikizi gibiydi. Çene yapısı, suratı, burnu, sakalı ile sanki büyük ata ulu Hakan Abdülhamid Han mezarından kalkmış bizi ziyaret ediyordu.

Pazar günü, kendisiyle kahvaltıda bir araya geldik. Sohbetimiz döndü dolaştı siyasete geldi. Zor iş dedi siyaset, gerçekten de her adamın harcı değil. İkincisi, aile bugüne kadar siyasetten hem kaçınmış, tabiren, ‘’bir daha Allah bizi vatansız bırakmasın’’ durumu söz konusu olmuştu. Giremezler mi? Girerler. Her Türk vatandaşının hakkı gibi onlarında en doğal hakkıydı. Fakat ülkeyi saran malum bir sarmal var ki ya da vardı ki, buna pek müsaade edilemeyeceği bir gerçektir.

Gördüğüm kadarıyla aile, atalarıyla her zaman gurur duymaktadır. Ancak, bu yapıyı yaşamlarında koz olarak kullanmamaktadırlar. Örneğin, Biz Ertuğrul Gazi türbesine giriş için, orada görevlendirdikleri bir polisle cebelleşirken, o kendini tanıtma lüzumu bile duymadı. Bekledi; başkası olsa ‘’sen benim kim olduğumu biliyor musun’’ ile başlayan meşhur teraneyi söyler. O ise dedesini göstermeyen polise tebessümle baktı ve geri çekilerek ortamın oluşmasını bekledi.

Kahvaltıda, hem ülke hem de dünyadaki birçok meseleyi görüştük ve gördüm ki, dünya meselelerine de, ülke meselelerine de vakıf ve iyi bir takipçi. Atalarından aldığı o karizmatik yapısı ve asaleti ile belki bir gün ülke yönetiminde de görebiliriz. 

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Fatma Selli:10 Eylül 2013, Salı 15:46

    Ne büyük bir şereftir Hocam. Emeğinize ve kaleminize sağlık...