ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Benim yüzüm zaten yılardır doğu'ya dönük...

Rahmi Akbaş

22 Ağustos 2013 Perşembe 14:41
  • A
  • A

 

Dünyayı yönetenler, ya da dünya kazanını sürekli karıştıranların perdesi düşmüş, yüzü ortaya çıkmıştır. Ancak, son dönemdeki olaylar bile, hala batı hayranlığı ve batının artıkları ile beslenenlerin gözündeki perdeyi düşürememiş, kör bir zihniyetle bağırmaya devam etmişlerdir.

1700’lü yıllarda başlayan dünyayı şekillendirme projeleri, sanayi devrimi ile uzak mesafelere ulaşma ve oraları işgallerle, emperyalist bir yapıya ulaşmıştır. Hiçbir şey vermeyen karşılığında o toplumun tüm cevherini sömüren batı emperyalizminin bayrağı, önce İngiltere’nin eline, İkinci Dünya Savaşı sonrası ise Amerika’ya verilmiştir.

Diğer taraftan bu sistemin karşısında şekillenmiş bir diğer güç ise Rusya ve Çin’di. Bunlarda her ne kadar mücadele etseler de, karşılarındaki yapı onları da ezmiş ve sistemlerini talan etmiştir. Allah’tan Putin diye biri vardı da, bu rüzgârı bir nebze durdurdu.

Bugün ise demokrasi adını ağzından düşürmeyen emperyalistler, Mısır’da tam bir duvara toslama ile karşı karşıya kalmışlardır. İnsan hakları, demokrasi gibi sözlerin sadece kendi çıkarlarına geliyorsa vardır durumu, sadece yukarıda söylediğim kişiler hariç herkes tarafından ayan beyan görülmüştür.

Bir diğer görülen ise, ellerine aldıkları cetvellerle devlet sınırı çizen ve bölgenin en vukuatlı ailesine ülkenin yönetimini devreden emperyalistlerin, emanetçilerinin ne kadar sadık oldukları da ortaya çıkmıştır. Bu haksız ve temelsiz devlet ve iktidarlarını sürdüren bedeviler, petrolün de etkisiyle susturdukları toplumlarının uyanma korkusuyla, kanı görmez, insanlık suçlarını tanımaz ve haksızlık yapanların yanında yer alarak, toplumlarından ne kadar uzak olduklarını da ortaya koymuşlardır.

Biz, 1800’lü yıllardan beri yüzümüzü batıya çevirmiş, suratımıza inen tokatla sarsılan, fakat karşı koymak yerine diğer yanağımızı çevirerek onlardan biri olma mücadelesi vermiş bir toplumuz. Her ne kadar bunu gören Abdülhamid Han, bunlarla mücadele ettiyse de, onu da alaşağı etmişler ve Osmanlıyı, devletsel olarak sonlandırmışlardır. 1923 sonrası ise aynı batıcılık politikası devam etmiş ve yanak dönme politikası bugünlere kadar gelmiştir.

Sayın Başbakanın diğer yanağını çevirme politikasının son bulduğunu belirttiği yer DAVOS’tur. Bugünlerdeki konuşmaları ise dik duruşun doruğa çıktığını göstermektedir. Bu durum bazılarını rahatsız etmiş, Türkiye’nin yalnız kaldığını ya da sokak ağzı ile konuşuyor diyerek, başbakanı, kıvırma politikası yapmamakla suçlanmaktadırlar. Aslında onlarda haklıdır. Bugüne kadar bu politika ile yetiştirilmiş kadrolar, bunu doğru bulmamaları doğaldır.

Biz, 1800’lü yıllarda başlayan yüzünü batıya çevirme zihniyetini halk olarak çoktandır bırakmış ve yüzümüzü doğuya çevirmiş bulunuyoruz. Son olaylarla da, devlet yapısının da bu zihniyeti benimsediği görülmektedir. Biz yalnız kalmaya razıyız. Yeter ki, bu aşağılık kuyruğa takılma ve diğer yanağı çevirme politikasından vazgeçilsin.   

   

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.