ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Yağışlı

YAZARLAR

Batan Rum’un ve Yunanistan’ın borçlarını kim ödeyecek?

Rahmi Akbaş

25 Mart 2013 Pazartesi 12:26
  • A
  • A

Yunanistan, Avrupa Birliğine girdiğinde, bu ülkede yer yerinden oynamıştı. AB’ye giren ülkelere, buradaki gelişmiş üyeler büyük fonlar açmakta ve ülke bir anda refaha ulaşmaktaydı.

Yunanistan, İtalya, İspanya bu süreçte en fazla fon alan ve bir anda birinci lig vasfına ulaşan ülkelerdi. Her şey değişmiş, Avrupa hayranlığı ve Avrupalılık hat safhaya ulaşmıştı.

Bu ülkelere sürekli para girişi olmakta, yatırımdan çok tüketime giden bir sürece girilmekteydi.
Sonra diğer ülkelerin üyelikleri geldi. Ancak, bu ülkeler bırakın refahı, bir de ellerindeki gitmeye başladı. Artık kral çıplaktı.

AB ülkeleri, gelişmiş, ikinci lig ve üçüncü lig şeklinde şekillenmişler, özellikle çalışmayı pek sevmeyen, fakat arsızlıkta en önde koşan bazıları, gelişmişlerin başına dert olmaya başlamıştı.

Ardından malum olduğu üzere krizler gelmeye başladı. Sürekli tüketim ile piyasayı büyüteceğini düşünenler, çalışma olmadan tüketim ekonomisinin olmayacağını kısa sürede öğrendiler. Bizim ‘’hazıra dağ dayanmaz’’ atasözümüz, ancak bu günlerde öğrenilebildi.

Arka arkaya gelen krizler ile savrulan Avrupa, büyük hacmi ve üretimdeki tekdüzelik nedeniyle bugün tıkanma noktasına gelmiştir. Özellikle Kıbrıs Rum Kesimi, günümüzde manşete çıkan en bariz konusudur.

İsrail ve Rusya ile son dönemde diyaloglarını sıklaştırarak alternatif arayan Rumlar, Rusların, sıcak denizlere inme sevdasını da kullanarak, büyük bir yatırımı kendilerine çektiler. Aslında bu yatırım uzun süredir Rum Kesimi’ne aktığı da bilinmektedir.

AB, ekonomisi iflasın eşiğine gelmiş Rumlara yardım etmeyi kendine mecbur hissetmektedir. Asıl konu, Rumların şu anda ihtiyaç duyduğu 17 milyar EURO’nun ne kadarını kendileri, ne kadarını birilerinin karşılayacağıydı. Bu amaçla AB, Rumlara 10 milyar EURO kurtarma paketi sundu. fakat Rumların tasarruflarından da kesinti yaparak bu 17 milyarı karşılayın dediğinde ortalık karıştı. Çünkü sürekli almaya alışmış Rumlar, kendilerinden bir şeylerin gideceğini anladıklarında ortalığı ayağa kaldırdılar.

Rum lider Nikos Anastasiadis’i sıkıntıya sokan konu ise bankalardaki tasarruflardan alınacak verginin, bir nevi Ruslardan alınması demekti. Uzun süredir, dinsel, mezhepsel ve çıkar birlikteliği içinde olan Rum-Rus ittifakı, bu şekilde bir bozulmaya uğrar mı idi. Çünkü 100 bin EURO’unu üzerine konacak ve \%40’lara varan bu verginin çoğunluğunu Ruslar ödeyeceği bir gerçektir. Rum bankalarındaki toplam aktifler bakıldığında, 68 milyar EURO olduğu görülmektedir. 100 bin Euro’nun üzerinde ise 38 milyar EURO gibi bir rakam var ki bunun çoğunluk sahibi ise Ruslardır.

AB, bu krizde, kendi ile birlikte Ruslarında elini taşın altına koymasını istemektedir. Bu sayede, hem Rus-Rum para akışı yavaşlayacak ya da kesilecek, hem de Rum-Rus sıcak ilişkileri, bir nebze olsun soğuyacaktı.

Bir diğer konu ise AB’nin bu krizden nasıl çıkarız planlarıdır. Sayın Merkel hariç, bazı Alman çevrelerinde bu krizin faturasını biraz da Türkiye’ye kesme alternatifi tartışılmaktadır. Türkiye’nin AB’ye alınarak, onunda sırtına özellikle de Yunan borçlarının yüklenmesi istenmektedir. Bu durumu AB iktidarlarına öneri olarak sunan çevreler, şimdilik ‘’Ne Şam’ın şekeri, ne Arap’ın yüzü’’ durumunu uygulasalar da, ileriye dönük bir tavır değişikliği olabilir.

Bugünlerde ters yönden bir rüzgarın estiği görülürse ne aldık, ne vereceğiz, muhasebesinin hemen yapılması gerekir. Biz masada kaybetmeyi seven bir milletiz. Ne kadar haklı olsak da masada hep kaybettiğimiz görülmektedir. Bu amaçla, bu kaybetmeleri gören milletimiz, yoğurdu üfleyerek yemektedirler.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.