ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Ateşte Açan Bir Anadolu İnsanı Nafi Güral

Rahmi Akbaş

31 Ocak 2014 Cuma 11:02
  • A
  • A

Bu hafta Sayın Prof. Dr. Ali SARIKOYUNCU Bey ile Anadolu’nun duayen işadamlarından Nafi GÜRAL Beyi ziyarete gittik. Bir süredir hocamla beraber ben işletmecilik yönünü hocam ise tarihsel yönü üzerinde çalıştığımız bir girişimciydi. Son dönemde aile içinde bazı sorunlar vardı; bu sorunlar sessiz sedasız çözülmüş olduğundan, yeni dönem de bir görüşelim istedik.

Nafi Bey, bizi yeni ofisinde karşıladı. Yeni ofis dediysek mütevazi bir ofis, mütevazi bir masa ve masanın çevresinde üç koltuk. Torunların resimleri kitaplığın üst tarafında, okuduğu kitaplar ise ulaşabildiği yerde sıralanmış. Gerçekten, pazarlama müdürünün ofisi, onunkinde daha havalı geldi bana. Ama kıyafeti hiçte mütevazi değil, gece mavisi bir takım, açık mavi bir gömlek ve onları tamamlayan koyu mavi bir kravat ve mendille tam bir beyefendi olduğu ilk anda görülebilen bir insan. Bana 70 yaşındayım dedi ama pek inandırıcı durmuyordu. Zannederim, işinin başında olması insanı zinde kılıyordu

Güral Ailesi Kütahya’nın her şeyi, Kütahya’dan Güral Ailesini ve Üniversiteyi çıkartın pek bir şey kalmayacaktır. Bütün yatırımlarını Kütahya üzerine yapmış bir aile; dışardaki yatırımlarında ise birçok Kütahyalının çalıştığı bir sistem kurmuşlar. Peki, kimdir bu Güral Ailesi?

Güral Ailesi, anne tarafından Mültezim yani devlet adına ihale ile vergi toplayan ve bulunduğu bölgede devlet ile o bölge insanı arasında irtibatı sağlayan kişidir. Baba tarafı ise Kütahya’nın kâtiplerinde Efendiler denirdi.

Nafi Bey’in babası Ali Bey, önce küçük bir bakkal dükkânı ile başladığı iş hayatına, Kerestecilik ile devam etmiştir. Ali Bey’in dört çocuğu vardır; Rıza Bey, Nafi Bey, İsmet Bey ve Sevim Hanımdır. Bir süre sonra çocuklar devralır çalışmaları önce kiremit fabrikası sonra kömür işletmeciliği yapılır. Asıl büyüme ise Nafi Bey’in Kütahya Porselen’in başına geçmesi ile olur.

Kütahya’nı duayen bir gazetecisi vardır; adı Nuri SARIIŞIK. Zannederim yaşayan en yaşlı gazetecilerden biridir. Doksanlı yaşını çoktan geçmiş bu ağabeyimiz, hala dinç ve aklı başında bize şunları anlattı. ‘’Kütahya Porselen o tarihlerde, kaba ve kimsenin almak istemediği ürünler üretirdi. Nafi Bey yönetime gelince Türkiye’nin değişik yerlerinden, İtalya’dan bulabildiği, getirebildiği en iyi ustaları getirdi. Onlara baktı, maaşlarını ödedi ve bir süre sonra, dünya çapında ürünler üretildi. Bu arada Kütahyalı gençler de bu ustaların yanında yetişti. Bugün artık porselende dünyanın ilk iki markasında biri oldu. Bakın bir şey daha söyleyeceğim; aslında bizim toprağımız porselene çok uygun olmamakla birlikte, Nafi Bey, Bilecik’ten, Söğüt’ten hammadde taşıyarak, bu üretimi Kütahya’da yapıyor. Bu böyle biline’’ demiştir.

Bugün aile yeni bir yol haritası ile yoluna devam etmektedir. Bu durum hem Kütahya için hem de ülkemiz için çok önemlidir. Tırnaklarıyla kazıyarak bir yere gelen, büyük ihracatlar yapan, binlerce insana istihdam oluşturan bu aileye çok teşekkür ederiz. 

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - mithat:31 Ocak 2014, Cuma 20:41

    rahmi hocam birzamanlar yaşadığınız şehire vefasızlık etmemişsizniz. ama bizim yaşadığımız yıllarda küçücük 90 binlik bir şehirdi. hey gidi günler