ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Allah versin!

Rahmi Akbaş

07 Ocak 2013 Pazartesi 00:32
  • A
  • A

 

 

Bu hafta en dikkatimi çeken konulardan biri, televizyonlarda alt yazı şeklinde geçen ‘’ABD, Türkiye’ye iki fırkateyn hibe etti.’’ ya da ‘’ediyor’’ şeklindeki haber bir anda tüylerimi diken diken etti. Ürktüm ve eyvah dedim.

Bazıları bu ne ya bunda ne var diyebilir. Birincisi ben yüksek lisans tezim ‘’Bahriye ve Deniz Araçları’’ üzerine yaptım; yani bu gemilerin hibesini çok iyi bilirim. İkincisi bu milletin o yoklukta hibe yerine gırtlağından keserek nasıl bu silah ve araçları almaya çalıştığıdır.

Mustafa Kemal Paşa ve Mareşal Fevzi Paşa, 1923 ile birlikte hem kara hem de deniz araçları ile orduyu güçlendirmek için çok çalıştılar. Özellikle 1930’lu yıllarda Gölcük’te deniz araçları, Kırıkkale, Kayseri ve Eskişehir’de Milli Silah Sanayi’ni geliştirirken, sadece bir devlete bağlı kalmadan, İngiltere, Hollanda ve İtalya’ya da hem gemi hem de denizaltı siparişleri vererek orduyu savaşır hale getirdiler.

Bu arada Mustafa Kemal Paşa’nın Bulgaristan’da Askeri Ateşe iken tanıdığı ve Mareşal Fevzi ÇAKMAK’ın uzaktan akrabası olan, Milli Mücadele sırasında Ankara’da silah üreten Şakir ZÜMRE ve büyük insan Nuri DEMİRAĞ’da bu çalışmalara özel sektör olarak katılmış ve fabrikalar kurmuşlardı.

Şakir ZÜMRE, bütün Türk Ordusu için silah malzemesi, füze vb. üretirken, ihracata da başlamış ve Yunanistan’a o zamanın parası ile 1.5 milyon Tl.’lık dış satım yapıyordu. Büyük insan Nuri DEMİRAĞ ise bir taraftan Sivas dağlarını delerek, Anadolu’yu demir ağlarla örerken, diğer taraftan Beşiktaş’ta kurduğu fabrikada savaş ve yolcu uçakları üretiyordu.

Atatürk’ün vefatı ile hibe dönemi başladı. İkinci Dünya Savaşı sonrası tekrar ABD’ye gitmesinin ekonomik olmadığını gören ABD, bu savaş aletlerini özellikle denizaltı ve muhripleri Türkiye’ye hibe ya da çok düşük ücretlerle sattı. Fakat bir şey olmuştu; Türk silah sanayi bu hibelerle birlikte erimeye başladı. İsmet İNÖNÜ zaten özel sektörü sevmezdi, önce Şakir ZÜMRE bitti; yılmadı, evet silah yaptırmıyorlardı o da, kuzine soba üretti; herkes tarafından tanınan İşbankası’nın kumbaralarını yaptı. Nuri Bey’in ise önce Bugünkü Atatürk Havaalanın olduğu yerdeki hava okulu istimlâk edildi. Sipariş olarak verile uçaklar alınmadığı gibi dışsatıma da izin verilmedi ve Melike DEMİRAĞ’ın amcası Nuri DEMİRAĞ’da battı. Altı kişilik uçak yaparak İstanbul-Sivas seferini yapan, İlk İzmir Fuarı açılışına Devlet Erkânı’nı yine bu uçakla taşıyan, Çok partili hayata geçilmesi ile ilk sivil parti olan Milli Kalkınma Partisi’ni, Demokrat Partiden de önce kuran bu insanın uçak fabrikası da kapatılmıştı.

Milli Silah Sanayimiz bir bir kapatılırken, hurda durumuna düşmüş hibe ürünler ise Türkiye’ye giriş yapıyordu. İşte on yıldır bittiğini düşündüğü ve artık hurda hibeler için kapılarda yattığımız o dönemleri hatırlamak bile istemezken birden bu haberle tüylerim diken diken oldu. Sayın Başbakan’ın yerli silah sanayi için çabalarını bildiğimden bundan vaz mı geçiyoruz sorusu bir anda beni rahatsız etti. Bu arada iki haber arka arkaya geldi; önce Sayın Başbakan altı yeni gemi yapımı için çalışmalara başlandı derken; ABD’den gelen haber ise bu hibe haberlerinin bir yıpratma haberi olduğu ortaya çıktı.

Bakın, bu iki fırkateyn’in kararı, tasarı olduğu ve Senato gündemine gelmeden, sanki gemiler yola çıkmış gibi haberler yapıldı. Ancak, görüldü ki bu tasarı Senato gündemine bile alınmamıştı. Yani ortada ne hol vardı ne de yumurta. Peki, bu haberler neden yapıldı? Benim düşüncem, on yıldır hibe isteyen ve ‘’Allah Versin’’ diyen bir Türk-ABD ilişkisi artık yoktu. Bunu özlemiş ABD mi bu haberleri yaptırmıştı? Yoksa dilenciliğe alıştırılmış bir toplum, asıl ruhuna döndüğü için üzülenler mi vardı?

Ben ASELSAN’I, TAI’yi görmüş biri olarak diyorum ki, Sayın Başbakan istesin bu milletin anası alyansını satar ve bu gemileri yine üretecek parayı ve doğurduğu mühendisini bu vatan ve millet için verir. Bizim Allah’a Şükür ki hibeye falan ihtiyacımız yok. Biz artık alan el değil, veren eliz. İki hurdayı verip ardından kendinden kat kat fazla paraya denk gelen parça satarak bizi ‘’üzme’’ dönemi bitmiştir.

Not: Şakir ZÜMRE ailesini bilen kişilerle irtibata geçmek istiyorum. Bu konuda yardımı olanlara şimdiden teşekkür ederim.

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir12 Ocak 2013, Cumartesi 02:06

    umarım şakir ZÜMRE yi bulursunuz.

  • - Misafir12 Ocak 2013, Cumartesi 02:06

    çok doğru söylüyorsunuz hocam artık o kadar cahil olmuşuz ki...