ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

AB İçin Artık Referandum Şart!

Rahmi Akbaş

12 Ekim 2012 Cuma 14:42
  • A
  • A
Son AB Komisyonu ilerleme raporu, halkın sabrını iyice taşırmış ve AB’ye girip, girmeme konusunda acil bir referandum şart olmuştur.

AB kapı arkasında battık, bittik ne olacak bizi halimiz derken; gözyaşlarını silerek kapı önüne çıktığında ve konu Türkiye olduğunda aslan kesilmektedir.

Bu kapı arkasını kapı önüne taşıyan cesur Avrupalı politikacılar da vardır; bunlardan biride İngiltere Başbakanı David Cameron’dur. Cameron, ekonomik olarak ‘’hesaplaşma zamanının’’ yaşandığını dile getirerek, ‘’Ya batacağız ya da yüzeceğiz’’ demiştir. Bunu söyleyen, AVRO’nun gelecek durumunu tahmin eden ve bu sisteme dâhil olmayan bir ülkenin başbakanının sözleridir. Ayrıca başbakan, ‘’Çok fazla harcadıklarını ve çok fazla borçlandıkları için bu noktadayız’’ demiştir.

İngiltere bu günlerde bütçe açığını kapatmak için sosyal yardımlar başta olmak üzere birçok alanda daha fazla kesintiye gitme kararı almıştır. Yani bizim içimizdeki Avrupalılara şunu demektedir; Avrupa’dan para beklemeyin, Avrupalı gibi yaşamak isteyen ve bizden para bekleyen ey Türkler duyun; Avrupa kendi karnını doyuramazken size ne yardımı yapacağız. Bu durumu ve Türkiye’ye çeşitli fonlar adı altında verilen paralarla ilgili, İngiliz Avam Kamarasında da çok sert bir dille konu gündeme getirilmiştir.

Bundan 10-15 sene önce ateşli Avrupa Birliği savunucusu Türk halkına sorduğumuzda, ‘’Bak Yunanistan, İspanya, Portekiz’i nasıl ihya ettiler, adamlar bir anda Avrupalı oldu; bizde girersek bizi de ihya ederler’’ diyorlardı. Bugün bu da suya düştüğüne göre daha Avrupa’nın neyine tutunarak onu destekleyecekler merak ediyoruz.

Bence son ilerleme raporu bardağı taşıran son nokta olmuştur. Çünkü 15. Türkiye İlerleme Raporu, Türkiye’ye yöneltilen yoğun eleştirilerle tartışılan bir rapor haline gelmiştir. Stefan Füle’nin açıkladığı raporda basın hürriyeti, yargı, temel hak ve hürriyetler konusunda Ankara’ya sert eleştiriler getirmiştir.

Bunların gerçek kimlikleri şudur. Kendi ülkelerinde küçük bir isyan çıktığında plastik mermi kullanmaktan çekinmeyen, yere düşen eylemciyi, polisin ölesiye dövdüğü ve bunların hemen terörist ilan edildiği bir toplumdan bahsediyoruz.

Türkiye’deki polisin (olmasını istemeyiz ama) sıktığı biber gazını, nükleer silah kabul eden bir zihniyetin ürünüdürler.

Ağızlarında sakız yaptıkları insan hakları, temel hak ve hürriyet ifadeleri de sadece kendi ırkları için geçerlidir. Müslüman, zenci, Afrikalı, Çingene gibi vatandaşları için ise bu insan haklarından eser bulamazsınız.

Sayın Avrupa Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ‘’Rapor ekonomik ve siyasi kriz içerisindeki AB’nin çeşitli mazeretlerle Türkiye’nin üyeliğini geciktirme çabalarının bir yansımasıdır.’’ Demiştir.

Sayın Bakan, bu AB’ye giriş için halk oylaması yapacak mısınız? Tabi ki, o zaman söylüyorum, bu halk AB’ye giriş için olumlu oy vermez. Bu halk bu tavırlardan sıkıldı ve bıktı. Lütfen aslanı kediye boğdurmadan bir referandum yapalım ve bu işe Ankara Kriterleri ile devam edelim.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.