ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Siyasette Patlamaya Hazır Bombalar Neler?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

03 Ekim 2011 Pazartesi 13:10
  • A
  • A
Bu dönem Ankara siyaseti çok neşeli, çok şaşırtıcı ve çok sarsıcı günlere gebe gözüküyor. Bu kanaatimin bazı öncüllerini sizlerle paylaşmak isterim.

İstatistik bilimine göre öncüller ne kadar çoksa yordayıcılık isabeti o kadar yüksek olur.

Bazı zihinler iyiliği bozmakta çok ustalaşmışlardır. İnsanoğlu hayat yolunda karar verirken iyi ve güzele karşı iyi zanda bulunarak ilerlemesi, kötü ve fitneciden suizanla sakınarak yoluna devam etmesi kuraldır.

O halde risk yönetimini iyi yapmak gerekir.

Birinci öncül, TBMM’nin sayısal yapısı anayasayı kolay değiştirmeye engel oldu.

İkinci öncül, TBMM’ye bombalar yerleştirildi. Bu bombalar halen tutuklu olan 8 vekildir. Zamanı gelince patlatılmak için tasarlayarak ve planlayarak yerleştirildiğini tahmin etmek zor değil. Mamafih yemin etmeme direnci bunu gösteriyor.

Üçüncü öncül, siyasi istikrarı bozacak dış politika risklerinin yüksek olması. Ancak bu konuda siyasi iktidara dünya konjonktürü yardım etmeye devam edecek mi bilemiyoruz.
Dördüncü öncül, batıdan gelecek ekonomik kriz riskinin devam etmesi.

Beşinci öncül, siyasette psikolojik savaş uzmanlarının her zamandan daha fazla çılgın hesaplar içinde olmaları.

Risk yönetiminin ilk basamağı büyük resmi görmektir. İkincisi bütün verileri masaya yatırmak ve analiz etmek daha sonra plan yapmak gelir. Risk yönetiminde temel iki ilke şeffaflık ve kapsayıcılıktır. Bu iki özellik uyandırdığı güvenle krizleri önler.

Siyasiler hesaplanabilen riskleri ve siyasi risk analizini çok iyi biliyorlar, ben muhtemel bazı psikolojik savaş taktiklerinden söz etmek istiyorum.

Birincisi, ümitsizlik uyandırmak “Anayasa değiştirmek mümkün değildir dedirtmek” isteyecekler. Bunu savunmaları için meclis aritmetiği çok müsait. Yetiştirdikleri bombalar devreye girdiğinde komisyonlar bloke edilebilir. Millete zamanında anayasayı değiştirmek için söz verip sonra oyun başlarken “Ben yokum” diyenlerin deşifre olması en büyük korkularıdır. Bu nedenle nikâhı kimin bozmaya çalıştığını halk görmelidir.

İkincisi “Sel geliyor ancak birkaç kütük kurtarabiliriz” diyerek cesaret kıracaklar. Öğrenilmiş çaresizlik içinde olan eski siyasilerde bu hastalık çok yaygındır. Bu kişiler iyi niyetli oldukları halde risk alamamaları nedeniyle gemiyi hep yavaşlatmışlar veya karaya vurdurmuşlardır. TBMM’deki eski siyasilere ve eski siyasilerle bağlantısı olanlara dikkat etmek gerekir.

Üçüncüsü, korku repertuvarı geniş olanlara dikkat etmek gerekir. Özellikle dış politikada ABD’ deki Yahudi Lobisi ile ilgili abartılı bilgilerin basına servis edileceği unutmamak önemlidir. Yahudi Lobisi’ne karşı çıkan Kennedy, Carter gibi siyasilerin akıbetlerini hatırlatan yayınlara dikkat etmek gerekir.


Dördüncüsü,
tefrika çıkararak gücü zayıflatma yöntemi kullanılabilir. Türkiye derin devleti geçtiğimiz yıllarda başarılı olamadı, derin dünya devleti bütün gücü ile TBMM’de grupları etkilemeye ve bölmeye çalışacağını bilmek gerekir.

Risk yönetiminde fazla hesabi gidenler düşünürken atı alanlar Üsküdar’ı geçerler. Yalnız hasbi gidenler ise hayal kırıklıklarını sıkça yaşarlar. Hesabi ve hasbi dengesi ile gitmek aslında hesaplanan risklere girmek demektir. Son 10 yılın siyasi başarılarının temelinde de bu yok mu? Demek ki ‘istişare ve şaşırtmaya devam’ oyun bozucu etki yapıyor.
Yaptıkları kötülüklerin ortaya çıkmasından korkarak siyasette gürültü çıkaranlara ciddi cevap bile vermeden “Hadi canım sende” diyerek yola devam etme zamanındayız.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.