ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Psikolojik boyut, milliyetçi öfke, Kürt baharı!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

22 Ekim 2011 Cumartesi 15:29
  • A
  • A
Hepimiz suçluyuz çünkü gencecik çocukları koruyamadık.

Hepimiz suçluyuz çünkü akan kanı durduramadık.

Hepimiz suçluyuz çünkü kullanıldık…

Hakkari’de eş zamanlı gece yarısı düzenlenen saldırıda 24 şehidimiz Rabbimizin sevgi ve rahmetine kavuştu. Ateş düştüğü yeri yakıyor evlerde feryatlar yükseldi. Anneler “Keşke ben ölseydim” diyecekler.

Evet toplumda çok ciddi bir öfke var bu öfke yeni kullanılmaları getirmemeli.

Terör için sistemli şiddet uygulanması denilir.

Aslında böyle bir terör kasırgası 2009 da geliyordu. Bunu gören siyaset açılım rüzgarı ile krizi yönetmek istedi.

Teşhis doğru idi. Kürt sorunu yok Kürt vatandaşlarının sorunu vardı. Kültürel ve insani haklar verilerek sorun çözülür diye düşünüldü.

Ancak açılım süreci komplikasyonlar doğurdu. İyi niyetle başlayan Kürt kökenli vatandaşlara kültürel haklarını verme çabası iyi yönetilemedi. 1990’larda Yugoslavya’da benzer uygulamalar oldu sonra Yugoslavya dağıldı. Kafkasya’da benzer uygulamalar oldu, Kafkasya’da Gürcistan olayları yaşandı ve bölünmeler oluştu.

Çünkü o dönemlerde siyasete psikolojik danışmanlık yapanlar siyaseti yanlış yönlendirdiler.

Çünkü ABD’de Enver Sedat’ın “Arab-İsrail sorununun %70 i psikolojiktir” demesi üzerine oluşturulan, bilimsel ekipten yardım alındı. Bu ekibin yöntemi ile Yugoslavya ve Kafkasya’da yaşananların Türkiye’de yaşanmasına sebep olmak üzeredir.

Bu ekip Psikanaliz’in Psikodinamik travma yasını yaşatma ekolündendir. Eski çift terapisi yaklaşımında aileyi ele almadan sadece bireylerle uğraşılırdı. Bu yöntemde sadece bireyin geçmiş travmaları üzerinde durulur aileyi bir arada tutan bağları güçlendirme ihmal edilirdi.

Açılım sürecinde sonradan projenin adı “Barış ve Kardeşlik projesi” olarak değiştirilerek hatalar telafi edilmeye çalışıldı. Fakat ok yaydan çıkmıştı.

Bastırılmış duygular açığa çıktı. Kürt ulusalcıları ve PKK paralelinde düşünenlere aşırı cesaret ve özgüven geldi, yapılan açılımı kendi başarıları olarak anlatarak açılım sürecini sabote ettiler.

Açılım sürecini ikinci sabote edenler Türk ulusalcıları oldu.Onlarda siyasi sonuçlar almak için açılımı farklılıkları “Milliyetçi Öfke” yi artırmak için kullandılar. Böylece bugünlere geldik.

Fakat Dünya’da ilginç değişmeler oldu. Arap baharı ile sistematik olmayan özgürleşme talebi nedeniyle beklenmeyen bir şekilde statik olarak bilinen doğu toplumlarında özgürlük hareketleri başladı.

Türkiye açılım uygulamaları ile Güneydoğu’da özgürlük hareketini kendiliğinden başlattığı için bir kürt baharı oluşmadı. Milyonları Dirabakır Meydanlarına toplayıp tahrir meydanı özlemi taşıyanlar sonuç alamadı. Kürt lerin Milliyetçi öfkelerini harekete geçiremediler. Çünkü kürt kökenli vatandaşlarımız kendilerine ayrımcılık yapıldığı hislerinden büyük ölçüde kurtulmuşlardı.

Şimdi Türk milliyetçilerinin “Milliyetçi öfke” lerini kullanarak kitlesel çatışma başlatılmak isteniyor. PKK ve paraleli kişilerle Türk Ulusalcıları ve paralel kişiler sokakların karışmasını istiyorlar. Bunun için abartılı ve soğukkanlı olmayan tepki verenlere dikkat etmek gerekir.

Milliyetçi öfkenin krize dönüşmemesi için ne yapılmalı?

Öfke yönetiminin yöntemi uygulanmalı. Öfkenin boşalmasına fırsat verilmeli ancak suçlayıcı konuşmalar ve tutumlar yerine kabullenip kucaklayıcı tutumlar devreye sokulmalı. Meşru sınırlardaki heyecan ve öfke faydalıdır.

Muhalefetin ses tonunu yükseltmesini doğal kabul edip cevap vermek yerine yangını söndürmeye öncelik verilmelidir. Yangın söndükten sonra sebeplerin üzerine gidilmelidir. Şu anda soruna dokunma değil yangını söndürme zamanı.

Bence Türkiye şanslı bir sonuç alacak. Eğer açılım sürecinde elde edilen özgürlük kazanımları olmasaydı Kürt Baharı yaşanabilecekti. PKK ve taraftarları bunu yapamadıkları için ümidin bittiği anda yapılacak çılgınca saldırılar yaptılar.

Türk Milliyetçileri oyuna gelmezse Türkiyeyi karıştırmak isteyenler oynadıkları kumarı kaybedecekler. Bu nedenle PKK ya kızıp Kürt kökenli vatandaşlarımızı dışlamamayı başarırsak oyun bozulur. Farklılıkları kaşıyıp travmayı yeniden yaşatmak isteyenlerin oyununa gelmeyelim.

Öfkelenelim ama öfke enerjisini doğru yöneltelim yoksa ilerde kullanıldık diye dövünürüz.

ntarhan@gmail.com
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.