ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Kadının Ev İçi Emeği Ücretlendirilmeli mi?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

12 Mart 2012 Pazartesi 10:43
  • A
  • A
Çocukları mutlu olmayan bir karı koca çocuk oyuncakları satan bir mağazaya gidiyorlar. Satış elemanından birçok şey almak istiyorlar fakat hiç birini beğenmiyorlar.

Satış elemanına “Biz evde olmadığımızda çocuğu mutlu edecek bir şey almak istiyoruz” diyorlar. Satış elemanının cevabı çok anlamlı “Ama biz aile sevgisi satmıyoruz ki…”

Aile içi şiddetle ilgili TBMM önemli bir yasayı kabul etti. Bu konudaki endişelerimizi kamuoyu ile paylaşmıştım. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Şahin her zamanki gayreti ile çalıştı. Mevcut şartlar içinde başarılı bir yasa çıkardı. Süreç içerisinde incelik göstererek bizzat aradı ve görüşümü sordu.

Artık yasa çıktı. Hakimlerimizin doğru yorumlaması için çabalamak gerekiyor.

Aile kurumunu güçlendirmek için ne yapılacağı konusu bundan sonra daha fazla önem taşıyor.

Londra kaynaklı aşağıdaki haber kadın için yapılacak şeylere tersinden de bakmak gerektirdiğini söylüyor.

“Kadınların onlarca yıldır sürdürdüğü eşitlik mücadelesinden sonra, ‘Kadının yeri evidir’ düşüncesi yeniden güç kazanıyor. İngiltere, Cambridge Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, kadınların hem iş hayatına atılıp yükselmek hem de çocuk yetiştirmek istemesinin aile yaşamına zarar verdiğine inananların sayısında, 1994’ten bu yana artış oldu. Araştırma ekibinden Prof. Jacqueline Scott, davranışlara yansımamış da olsa inançların önemini vurgulayarak kadınların çalışmasının, aile yaşamıyla uyuşmadığı görüşü bir kez ağır basmaya başlarsa, bunun çalışan kadın üzerinde ister istemez baskı yaratacağını söylüyor.

Araştırmada artışın kadın katılımcılarda da erkekler gibi olması dikkat çekti. 1994’te kadın katılımcıların yüzde 43’ü bu fikri onaylarken son araştırmada oran yüzde 50 çıktı. Kadınlar yıllardır ‘eşit işe eşit ücret’, ‘ev içi emeğin ücretlendirilmesi’ gibi konularda yol almaya çalışırken kazanılmış ‘çalışma hakkı’nda bile gerileme gözleniyor.

Yani hem evde hem işte çalışıp ‘Süper anne’ olmak için aşırı performans gösteren kadınların başarısına gölge düşüyor olabilir. (07/08/2008, Radikal, The Daily Telegraph) http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=892224&Date=08.08.2008&CategoryID=96

Kadın’ın mutlu olması çocukları mutlu ediyor. Akıllı erkekler iyi çocuk yetiştirmek istiyorlarsa eğer eşlerini mutlu etmenin formülünü bulurlar.

Çalışan kadının evdeki rolü değişmiyor. Hem eş, hem anne, hem de iş kadını olmak yıpratıcı bir süreç olarak artık çok göze batıyor. Zorunluluk yoksa ve banka hesabı varsa bir kadının çalışmak “olmazsa olmazı” olmamalı. Özellikle çocukların ilk üç yılı çok önemlidir.

İyi bir çocuk yetiştirmek, iyi bir müdür olmaktan daha önemsiz değil ki?

Eşi yeterince destek olan aileler şanslılar ancak gittikçe sayıları azalıyor.

Çocukları arasında bunalmış bir kadının gerilimini azaltacak özgüvenini artıracak diğer önemli şey ekonomik olarak namerde muhtaç olmamasıdır.

Devlet aile içi şiddetin sonuçlarına yönelik yapabileceği azami şeyi yaptı, artık sebebine yönelik bir şeyler de yapmalıdır.

Bu nedenle anneliği özendirecek yaklaşımlar gelişmiş ülkelerde daha çok vurgulanıyor. Kadının ev içi emeğinin farkına varmayan erkeklerin bilinçlenmesi gerekiyor.

Ayrıca çocuk sahibi ev kadınlarının asgari ücret de olsa ekonomik desteğinin sağlanması için bir şeyler yapılmalı. Bu sadece seçim vaadi olmamalı. En azından bu konuda ön çalışmalara başlanmalıdır diyorum.
ntarhan@gmail.com
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.