ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Tunus’ta demokratikleşme sınavı: Belayid Suikastı

Musa Umutcan Yüksel

15 Şubat 2013 Cuma 16:47
  • A
  • A

2011 yılı, Ortadoğu siyasetinde halkın sokaklara inip yeni bir toplumsal mutabakat ve demokratik zeminde bir siyaset ve sosyal adalet özlemine dair siyasi, ekonomik ve kültürel taleplerini dile getirdiği uzun soluklu bir iktidar mücadelesinin bölgedeki rejimleri ve bölgesel siyaseti belirlemeye çalışan küresel aktörleri sarstığı bir yıl oldu. 2010 yılının son haftalarında Tunus’ta başlayan halk ayaklanmaları, Mısır, Cezayir, Fas, Libya, Ürdün, Suriye, Bahreyn ve Yemen gibi Arap coğrafyasının farklı  siyasalarına hızla yayıldı.1 Muhammed Bouazizi’nin kendini yakması bölgede adeta bir domino etkisini gösterse de, iki yıldır yaşanan alt-üst oluş süreçleri içerisinde en olumlu ivmeyi, halk hareketleri kıvılcımının başlangıç noktası olan Tunus örneğinde görebilmemiz mümkündür. Ancak söz konusu olumlu ivmenin yerini; laik ve solcu partilerin yer aldığı Halk Cephesi liderlerinden Şükrü Belayid’a suikast düzenlenmesinden sonra riskleri bünyesinde barındıran bir siyasal kriz durumu almıştır.

Arap dünyasında devam eden halk ayaklanmaları, 2011 yılının ilk günlerinde Tunus Devlet Başkanı Bin Ali’nin artarak devam eden gösteriler neticesinde görevini bırakıp ülkeyi terk etmesiyle Tunus’ta başladı. Ancak gösteriler Bin Ali’nin ülkesinden ayrılmasının ardından sona ermemiş ve iki geçici hükümetin istifasına neden olmuştu. Eski rejim ile tüm bağların koparılması, yolsuzluk ve devlet şiddetinin kovuşturulması gibi ana başlıkları içeren komisyonların kurulması, sivil toplum örgütlerinin yeni sürece daha aktif katılımlarının sağlanması ve geçiş sürecinin bir kısım teknokratın ellerine bırakılmaması talepleri devam eden gösterilerin en temel taleplerini oluşturmaktaydı. Bu taleplerin arkasındaki en güçlü belirleyici aktör olan Tunus halkı, Bin Ali’den sonra nepotik/kleptokratik (kayırmacı/yolsuzluğa bulaşmış) elitlerin kolayca çözülüşünü izliyor ve Tunus’ta adeta bir “ifade özgürlüğü devrimi” yaşanıyordu.2 Bu olumlu ivmenin tetikleyici diğer bir unsuru ise hiç şüphesiz otoriter rejimden demokratik rejime doğru yaşanan geçiş sürecinin, diğer bölge ülkelerinden farklı olarak Tunus’ta istikrarlı bir görüntü sergiliyor olmasıydı.

Halkın siyasi alandan dışlanması, siyasi demokrasinin temel kurumlarının yasal yokluğu ve siyasi alandaki kısıtların ortadan kalkması ile sona erecek bürokratik otoriter devletin üç unsuru, Tunus’taki süreç üzerinde pratize edildiğinde, Tunus’taki otoriter rejimin sona erdiğini söyleyebilmek mümkündü. Ayrıca, İslamcı olarak tanımlanan Nahda partisi, merkez sol parti olarak bilinen Cumhuriyetçi Kongre Partisi ve sol parti olarak Ettakatol Partisi’nin bir araya gelerek oluşturdukları koalisyon hükümeti siyasi anlamda oldukça kapsayıcı bir siyasi iradeyi temsil etmekteydi. Ancak bir yılı aşkın sürede kurucu meclis, bir uzlaşma anayasası ortaya koyamazken; ekonomik sorunlar katlandı, işsizlik ve yoksulluk azaltılamadı, yolsuzluk iddiaları birbiri ardına sökün etti.

Demokratikleşmenin dinamik bir süreç olduğu ve ideal yapıları barındırmasından ötürü hiçbir zaman sona ermediği ön kabullerinden yola çıkarak; diğer örneklerde olduğu gibi Tunus’taki demokratikleşme sürecinin de tersine çevrilme riskini bünyesinde barındırdığını  söyleyebilmek mümkündür. Bu açıdan Tunus’taki demokratikleşme süreci ne kadar görünüm etkisine (demonsrative affect) sahipse Belayid’a yapılan suikast de aynı şekilde görünüm etkisine sahiptir. Bu açıdan, Belayid suikastının arka planında sosyal tabanda yer alan İslamcı-laik çatışmasının olduğunu söylemek mümkündür.

Diğer bölge ülkelerinden farklı olarak Tunus’ta yaşanan süreç belli bir döneme kadar kırılgan olsa da siyasi istikrar ve demokratikleşme sürecini simgelemekteydi. Ancak Belayid’a yapılan suikast sonucunda gergin ve krize girmişlik görüntüsü veren Tunus siyasası, gerek toplumsal taban gerekse istikrar açısından belli riskleri bünyesinde barındırmaktadır. Öncelikle kırılgan siyasi istikrarın sağlanamaması riskinin toplumu ideolojik kutuplaşmalara sürükleyebilme ihtimali özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıdan İslamcı-laik (seküler) odaklaşmaların istikrarsız bir toplumsal ve siyasi yapıya neden olma riski vardır. İkinci olarak istikrarsız toplumsal ve siyasi yapının neden olacağı ekonomik riskleri ticaret ve turizm güvenliği bağlamında değerlendirmek gerekir. Üçüncü olarak ise Belayid suikasti gibi faili meçhul siyasi cinayetlerin artması durumunda demokratikleşme sürecinin sekteye uğramasının Arap Baharı bağlamında Tunus’u da diğer bölge ülkeleriyle aynı konuma sokma riski vardır.

Belayid suikastından ötürü laik ve solcu cephe En-Nahda’yı doğrudan suçlamakta, İslamcı cephe ise suikastın En-Nahda’yı hedef alan bir provakasyon olduğu kanaatinde. Nitekim İslamcılar suikastın En-Nahda’nın Demokratik Yurtseverler Partisi’ne dışişleri, içişleri ve eğitim bakanlıklarını verecek bir uzlaşmaya vardığı sırada gerçekleştirildiğini savunmaktadırlar.3 Söz konusu siyasi krize girmişlik görüntüsünün evrimi Tunus’un demokratikleşme sürecine bağımlı bir değişken olarak görülmelidir. Bu bağlamda krizin atlatılması, siyasi cinayetin faillerinin bulunması ve İslamcı-laik gruplar arasında toplumsal uzlaşının yeniden tesis edilmesi Tunus’un olumlu ivmesine zarar vermeyecektir. Ancak İslamcı cephe ile laik ve solcu cephe arasındaki gerilimin şiddetlenmesi Tunus demokratikleşmesini çıkmaza sokacağı gibi, ülkedeki istikrarsızlık unsurlarının da tırmanışını hızlandıracaktır.

1 Gülriz Şen, İran ve “Arap Baharı”: Bağlam, Söylem ve Siyaset, Ortadoğu Etütleri, Cilt 3, No 2, Ocak 2012, ss.95-118.

2 Ceyda Karan, “Belayid Suikastı: İslamcı-Laik Geriliminde Yeni Perde”, 6 Şubat 2013, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/02/130206_tunisia_analysis_karan.shtml (Erişim Tarihi: 09.02.2013)

3 Ceyda Karan, “Belayid Suikastı: İslamcı-Laik Geriliminde Yeni Perde”, 6 Şubat 2013, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/02/130206_tunisia_analysis_karan.shtml (Erişim Tarihi: 09.02.2013)

 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.