ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Cenevre Müzakereleri

Musa Umutcan Yüksel

17 Ekim 2013 Perşembe 12:33
  • A
  • A

İran ile P5+1(Çin, Rusya, Fransa, ABD, İngitere + Almanya) ülkeleri arasında iki gündür nükleer müzakereler Cenevre’de devam ediyor. İranlı yetkililer, İran’ın nükleer dosyasının çözüm projesinin 3 aşamalı olduğu ve İran’ın uranyumu zenginleştirme hakkının tanınmasının onun bir parçası olduğunu vurguluyor.

Tahran, Batı tarafının belli süre içinde İran’ın yüzde 20’lik uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürebilme hakkını resmi olarak tanımasında ısrarlı. Bunun karşılığına İran nükleer programını daha şeffaf hale getirmek için gereken önlemleri almaya, bu arada UAEK müfettişlerini daha sık nükleer tesislerine davet etmeye hazır. Cenevre'de nükleer programı konusunda yürütülen pazarlıklardaki heyetinin fiili lideri Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçı, ülkesinin Batı ile anlaşmazlıkları çözme yolunda son bir adım atarak nükleer tesislerine, ani denetimler yapılmasına izin verebileceğini söyledi.

Ayrıca İran medyasında yapılan açıklamalara göre uranyum zenginleştirme düzeyinin düşürülmesi de nihai anlaşmanın bir parçası olabilir. Ancak İran, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının üçüncü bir ülkeye taşınması konusunu hala kırmızıçizgi olarak görüyor. Müzakerelerin temel amacı “İran’ın nükleer silah yapmasını engellemek” olarak görülebilir. Bu amaç doğrultusunda P5+1 ülkelerinin temel talepleri şöyle özetlenebilir: i) İran’ın uranyum zenginleştirme eşiğinin \%20 ile sınırlandırılması; ii) İran’ın nükleer tesisleri ani denetime açması; iii) İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının üçüncü bir ülkeye taşınması; iv) Fordo nükleer tesisinin kapatılması. Bu talepler karşılığında Batı, uluslararası yaptırımların hafifletilmesini teklif ediyor.

İran ise uranyum zenginleştirme çalışmalarının kesinlikle “nükleer silah yapımıyla” ilgili olmadığını, barışçıl ve şeffaf bir politika güdülmesi gerektiğini savunuyor. Dışişleri Bakanı Yardımcısı Seyyid Abbas Irakçi’nin, Fars Haber Ajansında yer alan habere göre “Verdiğimiz üç aşamalı proje üzerine, İran’ın uranyumu zenginleştirme ve kendi barışçı hedefleri için nükleer teknolojiden yararlanması hakkının tanınmasıyla İran karşıtı yaptırımlar da kaldırılacak” demesi de bu savı destekliyor. Tahran, özellikle uluslararası ekonomik yaptırımların hafifletilmesini ve İran’ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

Zira İran’daki enflasyon oranlarının hali hazırda \%40’larda seyretmesinin ardındaki en önemli sebep uluslararası yaptırımlar. Görüşmelerin Kısa Analizi: İran ile P5+1 ülkeleri arasında yapılan nükleer müzakereler her ne kadar olumlu bir izlenim yaratsa da bilgi paylaşımının olmadığı, “esneklik” vurgusunun İran tarafından yapıldığı unutulmamalıdır. Diğer yandan Cenevre’deki görüşmelerin net bir çözüm getirmesi için erken bir dönemi kapsadığı da unutulmamalıdır. Zira görüşmelerin yapılmış olması dahi çözüm konusunda umut vadeder niteliktedir. Bu nedenlerle Batı tarafından Cenevre görüşmeleri ile ilgili olarak yapılacak açıklamalar da beklenmelidir.

Cevan gazetesinde yapılan “pazarlığı sürdüren taraflar İran ile bir anlaşmaya varma fırsatının gelecekte bir daha ele geçmeyebileceğini unutmamalı” açıklaması ise İran’daki muhafazakar kesimin Ruhani hükümetine verdiği destekle ilgili önemli ipuçları veriyor. Nitekim görüşmelerin, “İran’ın esnek tutumuna rağmen olumsuz seyretmesi” nükleer müzakereleri askıya alma riskini bünyesinde barındıracaktır. Bu nedenle Batı, muhafazakarların Ruhani’ye verdiği desteği hem bölgesel konjonktür hem de küresel çıkarlar adına bir fırsat olarak görmelidir.

Cenevre’de yapılan görüşmelerin ve devamının gelmesinin hem İran hem de Batı adına önemli fırsatlar yaratacağı bir gerçektir. Ancak diğer yandan Orta Doğu’daki güncel durum düşünüldüğünde İran’ın bu denli ılımlı politikaları ve söylemleri zamanlama olarak mükemmel gözükmektedir. Zira “Arap Baharı” yerine “İran Baharı” kavramı kullanılmaya başlandı bile. Bu kavramın kullanılmasının ardında ise Ortadoğu’daki çatışmalarla eş zamanlı olarak İran’ın adeta bir karşı-devrim sürecini yaşaması veya yumuşamasının etkisi büyük. İran ile Batı’nın ilişkilerinin gelişmesi mikro düzeyde nükleer müzakerelere makro düzeyde ise yumuşama döneminin sürekliliğine bağlanabilir. Ancak “kısa vadede net sonuçların alınacağı” düşüncesi şu an için yersiz olacaktır. Musa Umutcan Yüksel

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.