ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Cenevre II ve Suriye’nin Geleceği

Musa Umutcan Yüksel

21 Ocak 2014 Salı 10:05
  • A
  • A

22 Ocak’ta İsviçre’nin Montrö kentinde uluslararası katılımla başlayacak, ardından 24 Ocak’ta Cenevre’de BM Genel Merkezi’nde devam edecek Cenevre II konferansı, 2011’den bu yana Suriye’de yaşanan ölümcül krize ve çıkmaza giren iç savaşa siyasi çözüm bulmak için yapılacak. Ancak muhalifler arasında yekpare bir duruşun oluşturulamaması ve muhaliflerin bölünmüş yapısı, krizin İran’ın müzakerelere katılımını da içeren bölgesel kutuplaşmalara sebep olması, müzakerelerde Suriye’deki realitenin okunamaması ve krizin birincil/ikincil taraflarının birbirine yaklaşımları nedeniyle Cenevre II görüşmeleri ile ilgili umut vadetmediği yönünde analizler bazı çevreler tarafından dile getirilmektedir. Bu yazı Cenevre II öncesinde oluşan olumsuz algının argümanlarını açıklamayı amaçlamaktadır.

Cenevre II’nin hem uluslararası hem de Suriye’deki tarafları açısından birincil hedefinin siyasi geçiş süreci olduğu vurgulanmakta. Ancak Suriye muhalefeti, geçiş sürecine Esad’ın dâhil olup/olmayacağı konusunda fikir birliği sağlayabilmiş değil. “Esad'ın koltuğunu bırakmasını barış görüşmeleri için bir önkoşul mu yoksa görüşmelerin bir sonucu olarak mı gördükleri konusunda farklı grupların farklı görüşleri bulunuyor.” Görüşmelerin bir diğer hedefini ise terörle mücadele konusu oluşturuyor. Nitekim ABD Dışişleri Bakanı John Kerry 5 Ocak’ta şu değerlendirmede bulunmuştu: “Cenevre Konferansı’nın bu denli kritik olmasının bir sebebi de şudur: Teröristlerin bölgede ve özellikle de Suriye’de yükselişe geçmesi, Suriye’deki savaş aracılığıyla yükselmesi, bölgenin diğer kesimlerinde istikrarsızlığı körüklüyor. Bu nedenle konu herkes için önem taşıyor. Hak hukuk tanımayan, iktidarı ele geçirme ve insanların hayatını cebren altüst etmekten başka amacı olmayan bu şiddet yanlısı radikal teröristlerin geri püskürtülmesi, tüm Körfez ülkelerinin, tüm bölgesel aktörlerin, Rusya’nın, Birleşik Devletler’in ve dünyanın başka yerlerindeki birçok aktörün menfaatinedir.” Al-Monitor’ün aktardığına göre ise “Kerry, Cenevre-2’deki hedefin siyasi geçişten terörle mücadeleye (Esad rejiminin talebi üzerine) kaymasını reddetti. Ancak, konferans sonunda ortaya çıkacak eğilim, açılıştaki eğilimden farklı olabilir.”

“Terörle mücadele” açıklamalarından yola çıkarak muhalefetin üzerinde uzlaşma sağlayamadığı tek konunun Esad olmadığını vurgulamak gerekmektedir. Zira muhalefet, en büyük sorununu meşruiyet konusunda yaşamaktadır ve meşruiyet sorunsalı diplomatik muhalefet-askeri muhalefet bölünmüşlüğünden kaynaklandığı gibi “laik sol ve milliyetçi kesimlerin muhalefet içerisindeki azalan etkisinden” de kaynaklanmaktadır. Nitekim Arap ve Afrika işlerinden sorumlu İran dışişleri bakan yardımcısı Hossein Amir-Abdullah’ın vurguladığı gibi, “dış destekli teröristlerin ve tekfirci militanların, Suriye’nin karmaşık denkleminin gerçeklerinden biri olduğu” realitesi Cenevre II’nin düzenleyicileri tarafından yok sayılmaktadır. Diğer bir deyişle cephede savaşan muhalif gruplar, Cenevre II’de temsil edilmemekte, bu durum da diplomatik/siyasi muhalefet-askeri muhalefet bölünmüşlüğünü yaratmaktadır. Ayrıca 11 Aralık’tan bu yana ÖSO’nun cephedeki etkisini yitirmesi ve silahlı muhalefetin kendi içinde savaşması da Suriye’deki trajediyi derinleştirdiği gibi muhalefeti de kompleks hale getirmektedir. Bu noktada Suriye’deki silahlı muhalefetin son ayrışmasından bahsetmekte fayda var: Suriye’deki silahlı Arap muhalefeti üç ana çatı altında örgütlenmekte; Özgür Suriye Ordusu, El-Kaide ile bağlantılı içerisinde El-Nusra ve İŞID gibi grupları barındıran çatı ve Körfez destekli olduğu öne sürülen İslami Cephe. Ayrıca kendilerini Suriye muhalefetinin çatı örgütüne bağlamayan kendi öz yönetimlerini ilan ederek bağımsız hareket etmeye başlayan PYD liderliğindeki Kürtlerin Cenevre’ye katılıp katılmayacakları henüz belli değildir.

Cenevre II ile ilgili tartışmalarından bir diğerini de İran’ın görüşmelere katılımı konusu oluşturmaktadır. Bilindiği gibi İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat’la Tahran’da bu hafta yaptığı görüşmenin ardından, İran’ın davet gelmesi hâlinde Cenevre-2’ye katılacağını, ancak katılım konusunda hiçbir koşul kabul etmeyeceğini belirtmişti. 20 Ocak’ta ise BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, New York’ta düzenlediği basın toplantısında, Cenevre-2 Konferans’ın Montrö’de düzenlenecek uluslararası bölümü için İran’a davetiye gönderildiğini kaydetmişti. Zarif’in bu temeldeki bir konferansta İran’ın olumlu ve yapıcı bir rol oynayacağı güvencesi vermesi üzerine ev sahibi kuruluş olarak İran’ı davet etme kararı aldıklarını bildiren Ban, sorunun çözüm yerinin müzakere masası olduğunu vurgulamıştı. Tahran yönetimi ise bugüne kadar resmi bir açıklama yapılmamış olmasına rağmen daveti kabul etmişti. Hemen ardından ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi: “Esad rejiminin halkına uyguladığı vahşi kampanya ile bölgede radikalizmin ve istikrarsızlığın büyümesini sağlayan duruma İran’ın katkısından dolayı derinden şüpheyle yaklaşıyoruz. Eğer İran Cenevre tebliğini tamamen ve açık biçimde kabul etmezse, davet geçersiz sayılacaktır.” Nitekim son olarak BM, Cenevre II’ye katılması için İran’a yaptığı daveti geri çekti.

Cenevre tebliği uluslararası topluma Suriye krizi açısından temel bir çerçeve sunmuştu. Bu nedenle Cenevre II’nin ön koşulu olarak “nihai bildirinin kabulü”nün sunulması normal bir tepki olarak görünebilir. Ancak İran görüşmelerde yer almasa da Suriye krizinin çözümünde kritik bir aktör olarak görülmelidir. Nitekim Al-Monitor’ün de aktardığı üzere “İran Cenevre’deki görüşme salonunda olsun veya olmasın, Suriye heyetinin telefonunda “hızlı arama” tuşu Tahran’a ayarlı olacak.”

Diğer yandan SMDK de, “İran'ın milislerini ülkeden çekmemesi ve Cenevre I Konferansı'ndan çıkan sonuçları kabul etmemesi durumunda” Cenevre II’ye katılmayacağını belirtmişti. Ayrıca SMDK Türkiye Temsilcisi Halid Hoca, BBC’ye yaptığı açıklamada “şuan bir krizin olduğunu ve en iyi çözümün Cenevre II’nin ertelenmesi olacağını” vurgulamıştı. Bu kararı bazı kesimler muhalefetin, “İran’ın sürece dâhil olmasını istememesi” ile bağlantılı olarak yorumlarken, bir diğer kesim ise muhalefetin diplomatik manevrası olarak açıklıyor. Diğer yandan son olarak Suriye Ulusal Koalisyonu İran’a yapılan davetin geri çekilmesini memnuniyetle karşıladıklarını açıklayarak Cenevre II’ye katılacaklarını vurguladı. Bunun üzerine Suriye Ulusal Konseyi, Suriye Ulusal Koalisyonu’nun tüm kurum ve kuruluşlarından çekildiğini açıkladı.

Cenevre II açısından bir diğer noktayı da birincil ve ikincil tarafların birbirine yaklaşımı oluşturmaktadır. Suriye’deki iç savaş 2011’den bu yana can kayıpları ve oluşturduğu mülteci krizi dâhil olmak üzere insani yardım koridorları gibi önem arz eden konuları bünyesinde barındırmakla birlikte, yerel ateşkes ilanlarını gerekli kılmakta ve aşırıcılığın sahnelendiği yer halini almaktadır. Nitekim çatışmanın kimliksel niteliği de hem uluslararası ve bölgesel hem de Suriye içerisindeki tarafların birbirlerine yaklaşımlarını ideolojik bir zemine oturtmaktadır. Suriye’deki iç savaşın kimliksel niteliğinin karmaşıklığını Silahlı İslamcı Arap Muhalefeti-PYD, Muhalif unsurlar-rejim ve İŞID-İslami Cephe arasındaki çatışmalardan anlayabilmek mümkündür.

Cenevre II ile ilgili olarak üç ana başlığın süreci umut vaat eder hale getireceğini söyleyebiliriz. Birinci olarak muhalefet arasındaki uzlaşmazlık ve ayrışıklık durumu çözülmelidir ki bu durum, muhalefetin diplomasi ve askeri ayaklarının koordinasyonunun tekrar tahsisi ile ve sahadakilerin diplomasiye kanalize edilmesi ile sağlanabilir görünmektedir. Ayrıca çözüm için muhalefet kanadında tüm kesimler temsil edilmelidir. Bunun için ortak bir çatıdan ziyade geçiş süreci ortaklığı bir model olarak düşünülebilir. Ancak bu kısa ve orta vadede mümkün gözükmemektedir. İkinci olarak İran gibi kilit rol oynayacak çatışmanın ikincil aktörleri süreçte aktif olarak yer almalıdır. Üçüncü olarak ise yerinden edilmiş halka insani yardım ulaştırma, tutsak takası, IŞİD gibi terörist grupların püskürtülmesi ve kimyasal silahların imhası gibi diğer ivedi konularda Suriye rejimi ve muhalefetin ortak çalışması kısa vadede sağlanmalıdır. Nitekim mikro düzeyde ortak faaliyetlerin hem iç savaşın trajedisini minimalize edeceği hem de “geçiş süreci” ile ilgili prova sağlayacağı düşünülebilir. “Suriyeliler, uluslararası destek de alarak zaman içinde geçiş dönemine dair adalet ve uzlaşma konularını çözüme bağlayabilir. Ancak bunun savaş ortamında yapılaması mümkün değil, daha sonra yapılmalı.”

  http://www.dw.de/suriyede-uzla\%C5\%9Fma-hayal-mi/a-17221841 (e.t. 20.01.2014)
  http://www.state.gov/secretary/remarks/2014/01/219298.htm (e.t. 20.01.2014)
  http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2014/01/geneva-turkey-syria-conference-russia-iran.html (e.t. 20.01.2014) 
  http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2014/01/syria-ncc-geneva-snc-jarba.html (e.t. 20.01.2014)
  http://www.presstv.ir/detail/2014/01/18/346405/geneva-ii-needs-realistic-approach/ (e.t. 20.01.2014)
  Suriye’deki silahlı Arap muhalefet hareketlerinin ideolojisi, yapısı, lider kadrosu ve etki alanları için bkz. http://www.impr.org.tr/suriyede-silahli-arap-muhalefet-hareketleri-ideolojisi-yapisi-lider-kadrosu-ve-etki-alanlar/#.Ut13LhBajIU 
  http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/cenevre-ii-muzakereleri-suriyede-neyi-degistirecek-46794 (e.t. 20.01.2014)
   https://www.middleeastmonitor.com/news/middle-east/9274-iran-and-syria-meet-in-moscow-to-discuss-crisis (e.t. 20.01.2014)
  http://www.presstv.ir/detail/2014/01/19/346591/iran-invited-to-geneva-ii-confab-ban/ (e.t. 20.01.2014)
   http://www.state.gov/r/pa/prs/ps/2014/01/220043.htm (e.t. 20.01.2014)
  http://english.alarabiya.net/en/News/middle-east/2014/01/20/Syria-peace-talks-hit-snag-over-Iran-invite.html (e.t. 20.01.2014)
  http://www.al-monitor.com/pulse/tr/contents/articles/originals/2014/01/week-in-reviewgeneva-ii.html (e.t. 20.01.2014)
  Syrian Coalition (@SyrCoalition). “The Syrian Coalition welcomes the UNSG's withdrawal of Iran's invitation to Geneva 2. We will attend Geneva 2 to start implementing Geneva 1” 20.01.2014, 11:10 pm, Tweet.
  http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2014/01/geneva-turkey-syria-conference-russia-iran.html (e.t. 20.01.2014) 

 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.