ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Zavallı Mursi

Mehdi Çetinbaş

05 Temmuz 2013 Cuma 13:27
  • A
  • A

Bunu acıma hissi anlamında söylemiyorum. Mursi, benim gözümde Mısırın en onurlu ve en şerefli insanıdır.

1952 yılından beri iktidarda olan cuntaya karşı, Donkişot’un yel değirmenlerine karşı verdiği savaşa benzer bir mücadele verdi.

İhtimaldir ki belki de birinci turda seçildi. Hüsnü Mübarek’in ordusu ve bürokratları  onu ikinci tura soktular. Bütün engelleme çabalarına rağmen ikinci turda da olsa kanırta kanırta seçimleri kazandı.

İlk üç ay parlamentoyu toplamakla uğraştı. Ardından sürekli tavizler vererek hükümet oluşturmaya çalıştı. Arkasında büyük halk desteği olmasına rağmen bakanlar kurulunun ekseriyetini ihvan dışından seçti.

Seçimi kazanmış iktidar olmuştu ama muktedir değildi. Sürekli olarak alttan aldı ve taviz vermek zorunda kaldı.Tıpkı bizim geçmişteki durumumuz gibi. Karşısında Mısırın en büyük imtiyazlı gurubu vardı. Mısır Ordusu.

Cemal Abdülnasır tarafından 1952 sonrası dizayn edilen Mısır ordusu, ordu olmanın dışında aynı zamanda dünyanın en büyük ticaret firmasıydı.

Mısır ekonomisinin en az yüzde otuzunu elinde tutan ordu, nelerle uğraşmıyor ki! Benzin istasyonları işletiyor. Fırından tutun, lüks araba ithal eden galerilere varıncaya kadar her sahaya el atmış. Mısır’ın en büyük beyaz eşya üretim fabrikaları da orduya aitti.

Emekli olan generallerin ordu ile bağlantıları firmalar vasıtasıyla devam ediyordu. Eğer emekli olan generale uygun bir işleri yoksa; hemencecik yeni bir iş yeri kurulup başına geçiriliyordu.

Mursi böylesine karışık bir ekonomik yapının içinde ülke yönetimine tabi oldu. Yüzde yetmişlik ihvan ve selefi hareketi ittifakının desteğini almasına rağmen, bütün sermaye çevreleri karşısında yer alıyordu.

Mursi ,belki yüzde yetmişlik sessiz halk yığınlarının temsilciydi ama bir noksanı vardı. Mısır sermayesini n yüzde seksenini kontrol eden mutlu azınlık karşısında yer alıyordu.

Halk fakirdi, milyonlarca insan mezar ev adı verilen, zenginlerin ölen akrabaları için yaptırdıkları türbe tarzı mezarların içinde yaşıyordu. Enflasyon vardı. Pahalılık vardı. Kıtlık vardı .Kısacası her türlü olumsuzluk vardı.

Herkes Mursi’den mucize bekledi. Aslında muhalif çevreler bu beklentiyi körüklediler. Yapmak istediği her hamlede, karşısında bürokrasiyi buldu. Hiçbir devlet tecrübesi olmayan Mursi’ye, bürokrasi; bırakın yardımcı olmayı, tam tersine takoz oldu.

Mursi aldığı oylara güvenerek, belki de fazla cesur davranışlarda bulundu. Kıpti kilisesini, ekonomiyi elinde tutan laik kesimleri belki de hafife aldı. Günlük yaşayan ,karnını zor doyuran kitleler doğal olarak çabucak ajite edildiler.

İnsanlar bir anda refahı görmek istediler. Demokrasiyi belki de Alaattin’in sihirli lambası gibi gördüler. Dikta ile demokrasi arasındaki ayrımı insanların fark etmesine zaman bırakmadan Mursi’yi alaşağı ettiler.

Taksimde yol yapımı için sökülmek istenen üç ağaç için Türkiye’yi karıştıran ve saatlerce canlı yayın yapan televizyonlar, ve onların perde gerisindeki güçleri, burada başarılı olamayınca rotayı Mısır’a çevirdiler.

Ortadoğu’da yalnızlaşan İsrail’e Türk payandası sağlayamayan güçler, çareyi Mısır halkının iradesini çiğneme pahasına,Mursi’yi alaşağı etmekte buldular.

Mursi’nin darbeyle devrilmesine alkış tutan,  başta Suudi Arabistan olmak üzere körfez ülkeleri, hiç ümitlenmesinler; diktatörlerin malum akıbetlerinden kendileri de eninde sonunda nasiplerini alacaklardır.

Türkiye’nin altmış yılda büyük güçlüklerle kat ettiği çileli demokrasi yolu, halen tam olarak oturmuş sayılmaz. Demokrasi bizde bile zaman zaman sıkıntı yaşıyor.

Kendileri iktidar olmadıkları zaman, demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir sakızını çiğneyen iğrenç yüzleri çok iyi tanımamız gerekir.

Türk kadınının yüzde yetmişe yakını başörtüsü takarken bunu yasaklayabilen ve savunan insanlar bana demokrasiden bahsedemezler. Bu gün halen genlerimize kadar işleyen baş örtüsü yasağını kaldırma iradesi ortaya konamıyorsa , gerisini varın siz düşünün.

Bütün dünyada suni olarak oluşturulan İslamafobya, maalesef İslam dünyasında  laik azınlıkların çoğunluklar üzerinde tahakküm oluşturmasına vesile olmaktadır.

Sürekli olarak kendi içki içme hakkını, soyunma ve dökünme hakkını dile getiren ve bunlar kısıtlanıyor diyerek ortalığı ayağa kaldıran insanlar, pek ala başkalarının giydiği kıyafete karışma hakkını kendilerinde görebiliyorlar.

Bir başkasının şalvar, cüppe ve çarşaf giyme özgürlüğünü görüntü kirliliği altında aşağılarken,bir başkasının yaşam tarzına karıştığının farkında bile olmuyorlar.Kendi yaşadığı hayatı kutsayan,dışındakileri dışlayan bir anlayışa demokrasi denebilir mi?

Taksimin göbeğinde bikinisiyle şov yapan genç kızımız kendi tabiriyle(!) Atatürkçü, bunu eleştiren başörtülü emekli İngilizce öğretmeni irticacı değil mi? Sevsinler böyle mantığı.

Mısırda dışlanan ve ötekileştirilen İhvanlı kardeşlerimi çok iyi anlıyorum. Onlara yine bu ortanda her zamanki gibi sabretmek düştü.

İhvan hareketini dini bir hareket olarak lanse edip dünyayı aldatanlar bunu daha fazla yürütemeyeceklerdir. İhvan dayandığı felsefe ve taban itibarıyla muhafazakardır. İhvan Mısır orta sınıfının oluşturduğu bir siyasal harekettir.

Mısır anayasasında Mübarek zamanında da devletin resmi dini İslam olarak yazılı idi. Mursi ile beraber iktidara gelen ihvan, Mısır’da halkın inancıyla oynayacak hiçbir şey yapmamıştır.

Mursi’nin en büyük hatası elinde güç yokken statükoya karşı savaş açmasıdır. Ordunun elindeki ticari işletmeleri denetim altına almak istemesi ,bardağı taşıran son damla olmuştur.

Filistin’e uygulanan ambargoyu gevşetmesi İsrail ile iyi ilişkiler geliştirmemesi işin ayrıca tuzu biberi olmuştur.

Mursi’nin askeri darbeyle indirilmesinden gizli gizli sevinç duyan sahte demokratlar, döktüğünüz timsah gözyaşları o çirkin yüzünüzü kamufle etmeyecektir.

Mursi’nin yerine geçici devlet başkanı olarak bir hristiyanı atayarak dünyaya şirin gözükme çabasına giren çağdaş firavunların sonu da yakındır.

Mısırda yakılan demokrasi meşalesi bir kez tutuşmuştur. Onu artık söndürmek mümkün değildir.

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Yazete Takipcisi (N.A.):05 Temmuz 2013, Cuma 21:58