ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Yükselen Değer Numan Kurtulmuş

Mehdi Çetinbaş

31 Ağustos 2010 Salı 12:15
  • A
  • A

27 Ağustos Cuma akşamı, Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un iftarına davetliydik. Daha önce başka bir iftar programına katılma sözü verdiğimden, iftarı Fatih’te açtıktan sonra, Zeytinburnu Sur Restoran’ın yolunu tuttuk.
İçeri girdiğimizde bir çok tanıdık sima ile karşılaştık. İftar, gazete ve internet medyası köşe yazarları ile bazı ajans temsilcilerine veriliyordu. Biz de Yazete Com adına davetliydik. Altmış ya da yetmiş civarında gazeteci davete icabet etmişti. Ahmet Taşgetiren, Mustafa Karahasanoğlu, Nuh Albayrak, Abdullah Yıldız, Müfit Yüksel,Yıldız Ramazanoğlu, İsmail Kıllıoğlu, Hasan Karakaya, Sami Özey ilk gözüme çarpan isimlerdi.
Numan Kurtulmuş Saadet Partisi’ndeki iki yılını özetleyen kısa bir selamlama konuşması yaptıktan sonra, basın mensuplarının tavsiye ve eleştirilerine ihtiyaçları olduğunu belirterek, konuşulanları dikkatle dinleyerek not aldı.
Saadet Partisi İstanbul il başkanı Erol Erdoğan’ın moderatörlüğünde isteyen herkese söz verildi. Bazen de Erdoğan, bizzat kendisi, gazetecileri konuşturmak için onlara söz verdi.
Konuşmalara doğal olarak, son zamanlarda Saadet Partisi iftarlarında meydana olaylar damgasını vurdu. Numan Kurtulmuş’un, Erbakan Hoca ve çevresi ile ilgili söylemleri çok dikkatli, sözleri adeta cımbızla seçilmiş gibiydi. İftarda meydana gelen olayların, Saadet Partisi’nin referandumda evet oyu kullanacağını açıklamasından sonra dış mihraklarca tezgahlandığını söylemesi. Hoca ve çevresine atılmış bir pas niteliğindeydi.

Ortak kanaat; ak saçlılar heyeti bu partinin önünü tıkıyor

Gazeteciler, Numan Kurtulmuş’un gösterdiği nezaketi pek göstermediler. Saadet Partisi’ndeki olayların, partiyi eskisi gibi vesayetle yönetme arzusunun bir sonucu olduğunu söylediler. Gazetecilerin ortak söylemlerinde, Erbakan Hoca’nın çevresinde yer alan, Ak Saçlılar heyetinin partinin önünü tıkadığı, küçük olsun bizim olsun anlayışının partiye egemen olduğu görüşü, hemen hemen herkesin ortak kanaatiydi.
Biz de aynı görüşlere katılmakla birlikte; kırk yıl önce Milli Nizam Partisi ile ortaya atılan “Milli Görüş” kavramının eskidiği, geçen zaman diliminde bu kavramın içinin doldurulamadığı ,haliyle partiyi durağan hale getirdiği görüşünü dile getirdik. Partinin yüzde 22 bandını geçemediği, burada takılıp kaldığını ifade ettik.
Salonda söz alan basın mensuplarının ortak kanaatlerinden biri de, AKP’nin alternatifinin Saadet Partisi olacağı görüşüydü. Bizim de kanaatimiz odur ki; Numan Kurtulmuş, Saadet Partisine getirdiği yeni vizyon ve heyecanla, en büyük iktidar alternatifi olmaya adaydır.
Yine bu toplantıda dillendirilen, en önemli eksik olarak görülen hususlardan biri de, Numan Kurtulmuş’un referanduma evet diyeceklerini ifade etmesine rağmen, bu konuda yeterli bir çalışma yapılmadığıydı. Toplumda, evet kampanyası neredeyse tek başına AK Parti tarafından yürütülüyor algısı hakimdi. Saadet Partisinin de bu kampanyaya fiili destek vermesinin görüntüyü büyük oranda etkileyeceği hatırlatıldı.
Numan Kurtulmuş bütün konuşmaları yaklaşık iki saat boyunda dinledi. Danışmanları notlar aldılar. Saadet Partisi’nin toplumda oluşan algısının olumlu yönde değişmesi için çaba sarf edeceklerini ifade ettiler.

Numan Kurtulmuş’un CNN’deki performansı çok iyiydi.

Hemen iftar sonrası görüşlerimizi kaleme alma imkanı bulamadık. Bu esnada Numan Bey’in çalışmalarını basından takip etme imkanı da bulduk. İl Başkanları ile yaptığı toplantıda, 12 eylül sabahına kadar durup dinlenmeden evet kampanyası yürütme talimatı vermesi son derece önemliydi. Ayrıca kendisinin de kalan sürede, bu kampanyaya fiili olarak katılma işaretleri vermesi de çok olumluydu.
Tam yazımı bağlamak üzereydim ki, Numan Kurtulmuş’u CNN televizyonunda Ahmet Hakan’ın programında izledim. Gerçeği söylemek gerekirse, mükemmel bir performans sergiledi. Ahmet Hakan’ın bazı tuzak solarına cevap verirken gösterdiği performans ile, siyaset ilmini de öğrendiğine yakinen şahit olduk.
Kavgadan uzak, uzlaşmacı ve güven veren üslubu ile Numan Kurtulmuş göz dolduruyor. Erbakan Hoca ile yaptığı görüşmede ona uzattığı zeytin dalı, hoca tarafından da kabul edildi. Hoca, Kurtulmuş tarafından dillendirilen; partideki olayları dış mihrakların tezgahladığı görüşüne destek vererek, adeta Erbakan Hocadan daha fazla Erbakancı olma iddiasındaki çevrelerin önünü kesmiş oldu.
Aslında biz de bu olayların, direkt olarak Erbakan’a bağlanmasının hata olduğunu ifade etmiştik. Ancak Hocadan daha fazla hocacı olan, onun görüşlerini ondan önce açıklayan çevrelerin nasıl frenlenebileceği konusu büyük bir soru işaretidir.
Genel kongrenin iptal edilmesi için, Önder Sav’a akıl danışacak kadar gözü dönmüş insanların öfkelerinin nasıl dineceği merak konusudur. Seksen yaşına gelmesine rağmen, partide duayen ve bir bilen olarak yer almak yerine, aktif politikada ısrar eden Oğuzhan Asiltürk nasıl zaptedilecektir.
Saadet Partisi içinde meydana gelen olayların basında bu ölçüde yer bulması, bu partinin ayni zamanda Türkiye için ne kadar önemli olduğunun da bir göstergesidir. Numan Kurtulmuş, yüzde iki seviyesinde devr aldığı partiyi, kısa sürede yüzde beş buçuk seviyelerine taşıyarak ilk sınavını başarı ile vermiştir.

AKP’nin alternatifi CHP ya da MHP değil, Saadet Partisidir

Saadet Partisi, Numan Bey’in de ifade ettiği gibi, Türkiye ile ilgili somut önerileri olan bir partidir. Gerek anayasa değişikliği için yapılan çalışmalar sırasında, gerekse açılım politikası ile ilgili görüş açıklama konusunda , hükümete dosya biçiminde somut öneriler sunmayı bilmiştir. Diğer partiler bu konuda laf üretirken, Saadet kurmayları halkın önüne somut önerilerle çıkmışlardır.
Bu gün iktidarda bulunan Ak Partinin yeşerdiği taban, bu ülkenin en verimli toprağıdır. Bir gün gelecek AKP; İbn-i Haldun’nun nazariyesinde belirttiği gibi yıpranacak, doygunluk ya da bıkkınlık sebebiyle gözden düşecek. Böyle bir atmosferde onun yerini, CHP ya da MHP tarzı partilerin dolduracağını düşünenler büyük bir yanılgı içindedirler.
Saadet hareketi , AKP hareketini ve onun hatalarını inceleyerek yeni bir çıkış yolu göstermek durumundadır. Şu andaki tablo, 2011 yılında da, biraz kan kaybetse bile, yine tek başına AK Parti iktidarını gösteriyor. Saadet Partisi, sabırla ve inançla sıranın kendisine geleceği günü beklemelidir.
Numan Kurtulmuş, gazetecilerle yaptığı toplantıda “ben de bu kadar sabırlı olduğumu bilmiyordum” demişti. Önümüzdeki süreçte, sabrının daha bir çok teste tabi tutulabileceğini de bilmesi gerekir.
Son söz;
Saadet Partisi ve Numan Kurtulmuş, geleceği olan yükselen bir değerdir.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.