ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Yağışlı

YAZARLAR

Topallayan adalet ve Ergenekon

Mehdi Çetinbaş

13 Ağustos 2013 Salı 15:55
  • A
  • A

 

     Ergenekon davasının kararları açıklandı. Kararlar sanırım hiç kimse için sürpriz olmadı. Sürpriz olmadı derken elbette geneli kastediyoruz.

     İlker Başbuğ için verilen müebbet, Haberal için verilen tahliye kararı, gerçeği söylemek gerekirse benim için sürpriz oldu sayılır. Hele Danıştay davası sanıklarından Osman Yıldırım’ın tahliyesi tam anlamıyla bir sürpriz sayılır.

     Bu dava ile ilgili yorumları sosyal medyadan takip ediyorum. Ne ilginç bir durumdur ki, tek sermayesi Tayyip Erdoğan düşmanlığı olan insanlar korosunun,  ayni şekilde burada darbe yanlısı bir tutum takındıklarını görüyoruz.

     Ergenekon davasında adil bir yargılama yapılmış mıdır sorusunun objektif bir cevabı yoktur. Geçmişte de idamla yargılanıp, Yargıtay aşamasında beraat eden bir çok sanık vakası vardır.  Ancak bu durum, Ergenekon davasının önemini göz ardı etmemizi de gerektirmez.

     Bu davayı değerlendirirken, genellikle sonuçtan hareket ederek yola çıkıyoruz. Hal böyle olunca müebbet hapse mahkum olmuş  askerler için söylenen “ ırz düşmanları, bebek katilleri bile bu cezayı almıyorlar” sözü, ilk bakışta bize çok şirin gözüküyor.

    Bu insanlar aslında darbe yaparak çok büyük bir suç işliyorlar. Ancak biz bunu kanıksadığımız için bu güne kadar pek farkında olamadık. Bizim seçimlerde kullandığımız milyonlarca oyu yok sayan bu insanlar,  bizim özgürlüğümüzü çalarak en büyük suçu işliyorlar.

     “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” diye bir özdeyiş var. Anlamı insan hafızası unutma özürlüdür. Gerçekten de geçmişi çok çabuk unutuyoruz.

     Türkiye’de derin devlet adı verilen paralel bir devlet yapılanmasının bulunduğunu sağır sultan bile bilir. Çocukluğumuzdan itibaren buna alışık olarak eğitilmişizdir. Ülkenin yüce menfaatleri söz konusu olduğunda, demokrasinin ve insan haklarının pek fazla bir önemi yoktur. Devlet-i ebed müddet felsefesinin yürümesi için, binlerce masum insan feda olsun felsefesi, genlerimize kadar işlemiştir.

     Bu sebeptendir ki; ne insani ne de İslami bir yönü olmayan devletin bekası için kardeş katli fetvasına bile dini yorumlar bulabilmişizdir.

     Haksız yere bir insanın ölümüne sebep olmaktansa, zalim devletin yıkılması daha evladır prensibini vaz eden yüce bir dinin mensupları olarak, inancımızdan önce, tarihten getirdiğimiz geleneklere öncelik vermemiz, demokrasi yolunda yürüyüşümüzü oldukça geciktirmiştir.

     İsimlere takılıp kalmadan şunu ifade edebiliriz ki ; Türk ordusu geçmişte demokrasi noktasında sayısız sabıkaları olan bir yapıdır.

     27 mayıs 1960 darbesinden sonra, ülke yönetimine ve siyasete karışmayı kendisine ilke edinen Türk ordusu, zamanla halkından soyutlanarak küçük bir azınlığın, daha doğrusu büyük sermaye guruplarının bekçisi haline gelmiştir.

     Ergenekon davasının mahkeme kararlarını değerlendirirken, sonuçtan hareket etmek bizleri yanıltır. Darbe olmamış, sadece teşebbüs halinde kalmış gibi gülünç savunmalar duymak, gerçekten de çok komik oluyor.

     Darbe başarılı olduktan sonra zaten olan oluyor. Her darbe gayrı meşru olsa bile, kendi hukukunu oluşturuyor. İşte bu sebeptendir ki; darbe teşebbüsleri çok ağır bir cezaya çarptırılmaktadır.

     Askeri hiyerarşi içinde, bu teşebbüse iştirak eden birçok alt rütbeli masumun olduğu bir hakikattir. Eski hiyerarşik yapı içinde, bu insanların üst komutadan gelen sözlü talimatları uygulamamaları gibi bir husus söz konusu olamazdı.

     Mahkemenin karar alırken, emir komuta sistemini dikkate almadan ferdi sorumluluk esasını kabul etmesi hukukun bir gereğidir. Bundan sonra, askeri yapı içinde komutanların verecekleri yasadışı talimatları uygulama makamında olan astların, mahkeme kararlarını dikkate alarak hareket edecekleri muhakkaktır.

     Ergenekon davasında verilen mahkumiyetlerin gerekçeli karaları görülmeden gösterilen tepkileri de anlamak mümkün değil. Zannedersiniz ki, bu insanlar durduk yerde tutuklanmış ve mahkum edilmişler.

     İnternet ortamında, bu dava ile ilgili hazırlanan iddianameler ve yasal olarak yapılan dinleme tapeleri mevcuttur. Balbay’ın tuttuğu günlükler ortadadır. Kuvvet komutanları ile birlikte gündemli toplantılar yapan ve onlara bir nevi darbe yapmayı telkin eden ve bunu kendi tuttuğu kayıtlarla ifşa eden bir insanın yaptıkları, gazetecilik çalışması olarak kabul edilebilir mi?

     Ergenekon adı verilen bu ve buna benzer birçok yapı, geçmişte hayatımızı önemli ölçüde etkilemiştir. Çıkarılan sun’i krizlerle ülkemizin milyarlarca doları iç edilmiştir. Sermaye, belli gurupların tekeline bırakılarak haksız kazançlar sağlanmıştır.

     Sözün kısası, askerle Türk  küresel  sermayesi, geçmişte ortak hareket etmişler, Anadolu’da filizlenen yerli ve milli sermayeyi ezmişlerdir. Yeşil sermaye adı altında fişlenerek yok edilmeye çalışılan Anadolu sermayesi, bütün baskılara inat ayakta kalmayı başarabilmiştir.

     Ergenekon davası, bu şekliyle kamu vicdanını tatmin etmemiştir. Geçmiş dönemlerde, askerin kontrolünde oluşturulan yapay krizlerde milyarlarca doları hortumlayan sermaye çevreleri, bu davanın içinde yoktur.

     Ergenekon’un sermaye ve finansör ayağı topaldır. Cumhuriyetin kuruluşu ile beraber semiren, bütün kazancını ürettiklerini devlete satarak elde eden, bu güne kadar devleti dışarıdan yöneten kurumlar, henüz terbiye edilememiştir.

     Bu gün halen seçilmişlere kafa tutan, halkın oyları ile seçilen insanları devirmek için oluşturulan planlara destek veren bu kurumların da terbiye edilme vakitleri gelmiştir.

     Ellerindeki sermaye, milletin ve devletin sırtından elde edilen kazançla oluşan bu kurumların, yeniden millete dönmesinin zamanı gelmiştir.

     28 Şubat 1997 örtülü darbesiyle ülkeden çıkan para, 19 Şubat anayasa kitapçığı fırlatılması olayıyla kaybedilen otuz milyar doları aşkın paranın izi sürülmeden Ergenekon’un tam olarak aydınlatılması mümkün değildir.

     Türkiye ekonomisi içindeki Ergenekon yapılanması tez zamanda açığa çıkarılmalıdır .

     Bu yapılmadığı takdirde verilen emeklerin hepsi heba olacaktır.  

 

    

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.