ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Sekam'ı biliyormusunuz!

Mehdi Çetinbaş

27 Kasım 2013 Çarşamba 16:22
  • A
  • A

                                                      

     SEKAM  (Sosyal Ekonomik ve Kültürel Araştırmalar Merkezi ) tarafından 81 ilde gerçekleştirilen gençlik araştırması ile ilgili hazırlanan bir rapor ilgimi çekti.

     Kendilerini yakından tanıdığım gönül dostlarım, SEKAM yönetim kurulu başkanı Prof Dr Burhanettin Can başta olmak üzere, bu araştırmayı yapan bütün ekibe şükranlarımı sunuyorum.

     Araştırma şirketlerinin büyük bir kısmı, ekonomik kaygılarla profesyonel olarak anketçilik yaparak para kazanma yolunu tercih ederken, SEKAM ‘ın tamamen hizmet amaçlı olarak yaptığı araştırmalar büyük bir boşluğu dolduruyor.

     Günümüzde bilhassa Gezi Olayları sonrası köşe yazarlarının gençlikle ilgili kaleme aldıkları yazıların büyük bir kısmının, gerçek dışı, hayale ve temenniye dayanan yazılar olduğu bu araştırmanın sonucunda kesinlikle ortaya çıkmıştır.

     Araştırma sonuçlarına göre gençlik, sanal medyanın estirdiği fırtınalarla, okyanusta seyreden pusulasız bir gemi misali sağa sola savrulup durmaktadır.

     Yapılan araştırmalara göre, acil tedbirler alınmadığı takdirde gençliği büyük tehlikeler beklemektedir.

     Elde edilen verilere bakıldığında, muhafazakar Ak Parti iktidarında gençlik, iddiaların aksine, bırakın muhafazakarlaşmayı; büyük bir dejenerasyonla karşı karşıyadır.

     Bütün sınırları gümrüksüz olarak geçen sanal medya ,ülkemizdeki gençliği de avucunun içine alarak yepyeni bir dünya vatandaşı algısını farkında olmadan bizlere ve genliğimize aşılamaya çalışmaktadır.

     Gençlerimizin büyük bir kısmı ,vaktinin çoğunu bilgisayar başında geçiren  asosyal tiplere dönüşmüşlerdir.

     Gençlerimiz kısaltılmış bilgisayar dilini kullana kullana,  en basit bir konuda bile meramını anlatamayan bir duruma düşürülmüştür.

     Yazılı ve görsel yayın organlarının bombardımanı altında, farkında olmadan inanç erozyonuna uğramış bir gençlikle karşı karşıyayız.

     İsrafı haram kılan bir inancın mensupları olarak, çılgınca bir tüketimin içinde bocalayan, zaruri ihtiyaçlarından kısarak lükse yatırım yapan bir gençlik.

     Sayısı az bile olsa, kuvvetli bir din eğitimi almasına rağmen, nikahsız birlikteliği meşru görme eğiliminde olan bir gençlik.

     Tam tersi olarak ateist olduğunu söyleyen, buna karşılık oruç tuttuğunu ve Cuma namazlarına gittiğini söyleyen bir gençlik.

     Yukarıda saydığım başlıklara benzeyen sayısız başlıkları da kapsayacak şekilde yapılan araştırma beni cidden çok düşündürdü.

     Kitle iletişim araçları ve internetin bu derece sorumsuz ve filtresiz bir şekilde kullanımının bizi getirdiği yer SEKAM araştırmaları ile çok daha net görünüyor.

     Buna bizler de günlük hayatta şahit oluyoruz. Türkiye’nin en gözde üniversitelerini derece ile bitiren gençlerimizin, ders bilgisi dışındaki kültürsüzlüğü gerçekten de çok acı verici bir durum.,

     Kenan Işık’ın sunduğu “Kim Milyoner Olmak İster” programına katılan başarılı üniversite öğrencilerinin kitabi bilgi dışındaki en basit sorulara cevap verememesi beni çok üzüyor.

     Işık soruyor “Allame-i cihan “ kelimesindeki allamenin anlamını.. Genç bu sözü hiç duymamış. Allame’nin alim ya da bilgin anlamına geldiğini bilmiyor. Hele sorulan atasözleri ile ilgili öyle alakasız cevaplar geliyor ki, çıldırmamak elde değil.

     Dili yozlaşan, kendini ifade etmekte zorlanan gençlik çareyi klavye başına oturarak bulmaya çalışıyor.

     Gençlik gerçekten de büyük bir tehlike altında. Başbakanımızın bu konuda bazı tedbirler almak için çalışmalar yaptığını ya da yapmak istediğini yakından biliyoruz.

     Her yapılan çalışmaya sansür ve diktatörlük heveslisi yaftası vuran çevrelerin eleştirileri, bu çalışmaları maalesef yavaşlatan en önemli faktördür.

     Türkiye’nin geleceğini inşa etmekle yükümlü tuttuğumuz gençliğin bugün içinde bulunduğu durum tehlike sınırıdır.

     Batı dünyasını eleştirirken, verilere dayanarak, bundan elli sene sonra şöyle olacak böyle olacak gibi felaket senaryoları oluşturuyoruz.

     Belki bizim gençliğimiz batı gençliğinin yaşadığı ahlaki çöküşü şu an tam anlamıyla yaşamıyor. Bu durum, tedbir alınmazsa ileride yaşamayacağı anlamına gelmez.

     Bir elma sandığının içindeki hafif çürük bir elmayı hemen oradan almazsak, çürüme diğer elmalara sirayet eder. Birkaç elma çürüdükten sonra ,çürüme olayı geometrik olarak artmaya başlar.

     SEKAM tarafından yapılan araştırmayı, bu sebepten çok önemsiyorum. Yetkililerin bu ve benzeri araştırmaları ve sonuçlarını çok iyi değerlendirmeleri gerektiğine inanıyorum.

     SEKAM yapmış olduğu bu araştırmanın sonuçlarını, 30 KASIM 2013 Cumartesi günü yapacağı bir sunumla kamuoyuyla paylaşacak.

     30 KASIM saat 10.00’da Ticaret Üniversitesi Eminönü merkez binası salonunda SEKAM başkanı Burhanettin Can’ın konuşması ile birlikte, araştırmayı yöneten Prof Dr Celalettin Vatandaş verilerle ilgili bir sunum yapacak.

     Ben inşallah orada olacağım. Böylesi değerli bir araştırmanın sonuçlarını merak edenleri de orada görmek isterim.

 

 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.