ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Medet ünlü cinayeti sorular, sorular…

Mehdi Çetinbaş

27 Mayıs 2013 Pazartesi 17:34
  • A
  • A

22 Mayıs akşamı Ankara’da şehit edilen Medet Ünlü kardeşimin şokunu, tam olarak atlatabilmiş değilim. Cinayet karanlık yönü bir tarafa, cevabı aranan birçok soruyu da beraberinde taşıyor.

25 Mayıs günü, Göksun ilçesinin Çardak beldesindeki cenaze merasimine katılıp Medet Ünlü kardeşimizle helalleştik. Burada karşılaştığımız birçok dostumuz da bizim gibi şaşkınlık içindeydi. Bu cinayeti anlamakta ve izah etmekte herkes zorlanıyordu.

Akla gelen ilk isim Kadirov olmakla birlikte, bunun dışında başka ihtimallere dikkat çekenler de oluyordu.

Medet’i benim gibi yakından tanıyan bir arkadaş, “Medet’in Kadirov’dan hazzetmediği doğrudur ama bu bir cinayet sebebi olabilir mi? Kadirov, Türkiye’deki Çeçen toplumuyla, hatta Türk toplumuyla sıcak ilişkiler kurmaya çalışırken, böyle bir cinayet emrini verip neden mevzii kaybetsin. Bunun mantıklı bir izahını bulamıyorum.” Diyor.

İşin gerçeğini söylemek gerekirse, ben de bu görüşü yabana atmıyorum. Geçmişte Kadirov hakkında ağır yazılar yazmış biri olarak ,ben de bu cinayetten Kadirov’un ne gibi bir çıkar elde edebileceğini sorguluyorum. Tam anlamıyla net bir cevap veremiyorum.

Bu cinayette, Kadirov isminin ilk olarak akla geleceği bilinen bir gerçektir. Bu eylemi yapan ve tezgahlayan güçler, acaba hedef saptırıyor olabilirler mi?

Çeşitli yayın organlarına vermiş olduğumuz demeçler, maalesef yeterince ve doğru şekilde yer bulmuyor. Herkes sorduğu sorunun cevabını bilerek, sadece bize tasdik ettirmek için soru soruyor. Kadirov ile ilgili suçlamalar öylesine öne geçiyor ki; diğer şüphelerinizin esamisi bile okunmuyor.

Düşünüyorum; Kadirov’u acaba çok fazla abartarak provokatörlerin oyununa mı geliyoruz? Ya da Kadirov ismi öne çıkarılarak bazı operasyonlar mı yapılıyor. Geçmişte hiçbir devlet tecrübesi olmayan, babasının şüpheli bir şekilde bombayla havaya uçurularak öldürülmesi sonucunda , kendisini bir anda Çeçenistan yönetiminde bulan  Kadirov, gerçekten de bu işleri organize edebilecek çapta bir insan mı?

Ben de dahil olmak üzere, Kafkasya toplumunun “Cambaza bak” diyerek  dikkatleri  dağıtılıyor olabilir mi ? Kendi kendime soruyorum; ne kadar tecrübesiz ve acemi olursa olsun, Kadirov, Türkiye’deki Çeçenleri,hatta bununla birlikte sayısı milyonlarla ifade edilen Kafkas diasporasını karşına alacak kadar akılsız mı?

Bütün bu yukarıda söylediklerimin zıddı olarak, Kadirov’un cinayet işleme emri vermesi için de, birçok sebep sayabilirim. İşte Kafa karışıklığının sebebi buradadır.

En zayıf ihtimaller arasında görmeme rağmen, cenaze merasimi sırasında, bazı arkadaşlar da, Medet kardeşimizin, Kafkasya’da yönetime karşı savaşan Dokka Umarov güçleri ile arasının iyi olmadığını söyleyerek, yeni bir soru işareti oluşturdular.

Dudayev’in başlattığı Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti bağımsızlık savaşını, Umarov’un Kafkasya Emirliği ilan ederek rayından saptırdığı görüşü, Türkiye’deki Çeçen camiasında oldukça yaygındır. Medet kardeşimiz, işin gerçeği Emirlik ilanını pek mantıklı bulmuyordu. Buna rağmen Umarov gurubu ile ilişkilerini de sürdürüyordu.

Kaldı ki, bütün bunların dışında, Dokka Umarov, İstanbul’da bir çok adamı öldürülmesine rağmen, verdiği talimatla, Türkiye’de karşılık verilerek operasyon yapılmasını  yasaklamıştır.Bunu ben çok emin kaynaklardan biliyorum.

Rus istihbaratı FSB’nin de, bu işte parmağı olduğunu iddia eden birçok isme de rastladım. Bu görüşü savunanlar, olayın nasıl olsa Kadirov’un üzerine yıkılacağını savunarak, FSB’nin rahat ve pervasızca bu cinayeti işleyebileceğini söyleyenler de az değildi.

FSB bu cinayeti neden işlesin diye sorduğumda; 21 Mayıs sürgün ve soykırımı anma faaliyetlerinden duyulabilecek olan rahatsızlığı öne sürdüler. Geçmiş yıllarda son derece sönük geçen, basının üçüncü sayfa haberlerinde yer verdiği Çerkes soykırımının, bu yıl yoğun ilgi görmesi Rusları rahatsız etmiş olabilir.

İlk defa bu yıl, Türkiye’deki bütün siyasi partiler, Çerkes soykırımının yıl dönümünde demeç verme yarışına girdiler. İlk defa Başbakan, bu konuda Çerkes toplumunun acılarını paylaştığını ifade eden bir mesaj yayınladı. Bunu bütün siyasi partiler izledi. BDP soykırımın kabulü için meclise teklif sunmaktan bahsetti. Kartal Belediyesi, Dragos sahilinde soykırım anıtı dikti vs.

Sürgün ve soykırımın önümüzdeki yıl yüz ellinci yıl dönümü. Acaba bu cinayetle, diasporadaki kanaat önderlerine bir mesaj verilmiş olabilir mi?

Bir başka ihtimali dile getirenlere de, Nasrettin hoca misali hak vermek durumunda kaldım. Bu iddiayı dile getirenler, ABD’yi de dikkate almak durumunda olduğumuzu ifade ediyorlardı. Son zamanlarda Demokrat  parti içindeki Obama karşıtı  Neoconların, Kafkasya Baharı adlı bir söylemi dillendirdiklerine dikkat çektiler.

Arap baharından sonra, Kafkas Baharı türündeki bir söylemin muhatabı elbette ki Kafkasyalılardır. Arap baharındaki kanlı eylemlerinin benzerini, Kafkasya’da hazırlayarak bağımsızlık ateşinin körüklenmesi projesi de neocon laboratuarlarında hazırlanmaktadır.

Kafkas baharı gibi kulağa hoş gelen söylemlerle, hem Kafkas diasporasını, hem de  Kafkasya’yı  tahrik etme çabaları çok tehlikelidir. Rusya  gibi bir silah devinin karşısına, demokrasi talebiyle çıkarılacak kitlelerin, kaçınılmaz olarak silahlı bir mücadele içine çekileceği aşikardır.

21 Mayıs Çerkes sürgünü ve soykırımını dünya kamuoyuna mal etme çabaları, uzun bir emeğin sonucu olarak bu güne ulaşmıştır. Çerkes ve Kafkas toplumunun demokratik yürüyüşü ve çabaları sloganik bazı kavramlarla rayından saptırılmamalıdır.

Bu gün geldiğimiz noktada, demokratik hak arama mücadelemiz çeşitli örgütler tarafından ya kullanılmak istenecek, ya da maniple edilerek rayından saptırılmaya çalışılacaktır. Kuzey Kafkasyalılar olarak çok dikkatli olunması gereken bir dönemdeyiz.

 Çeşitli sivil toplum kuruluşlarımızın öncülüğünü yapan insanlara karşı yapılabilecek olan provokasyonlara karşı da uyanık olmalıyız. Provokatörlerin yapacağı kışkırtmalarda, zarların düşeş olarak atılacağı bir yapıya doğru sürükleniyoruz.

Medet Ünlü kardeşimin şahadeti ile sonuçlanan bu menfur olay bile, bizi darma dağın etmeye yetti de arttı bile. Toplumumuzu Kafkasya’daki kardeşlerimizle karşı karşıya getirebilecek, kapanmaz yaralar açabilecek davranışlardan mutlaka uzak durmalıyız.

Medet Ünlü suikasti, yukarıda izah etmeye çalıştığım sebeplerden dolayı çok önemlidir. Basit bir adi cinayet olan Sara Sierra olayını, binlerce polisini seferber ederek çözen, Suriye’ye kaçan katili oradan alıp gelen devlet, bu işi de mutlaka çözmelidir.

Yakalanacak olan katilin, tutuklanması ile bu cinayet aydınlanmayacaktır. Bu işin bağlantıları ve uluslar arası boyutu çekinmeden araştırılmalıdır.

Bu olay tam olarak açıklığa kavuşmadığı sürece, Kuzey Kafkasyalı  bazı sivil toplum kuruluşu önderleri, kendilerini güvende hissetmeyeceklerdir.

Türk istihbaratı başta olmak üzere, tüm emniyet güçlerini bu konuda göreve çağırıyoruz. 

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Bir Soru:01 Haziran 2013, Cumartesi 22:18

    "Toplumumuzu Kafkasya'daki kardeşlerimizle karşı karşıya getirebilecek, kapanmaz yaralar açabilecek davranışlardan mutlaka uzak durmalıyız." Derken kimi kastettiniz?