ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Yağışlı

YAZARLAR

Mazlumluktan Zalimliğe BDP

Mehdi Çetinbaş

28 Temmuz 2011 Perşembe 09:36
  • A
  • A
12 Haziran seçimlerinin üzerinden bir buçuk ay geçti. Türkiye bu süreci çok hızlı yaşadı. Önce CHP’nin meclis boykotu, ardından kuzu kuzu yemin törenine katılışı, hepsi göz açıp kapayana kadar geçip gitti.

BDP’nin boykotu ise hali hazırda devam ediyor. Kendilerini Diyarbakır’a hapsederek radardan kaybolan BDP’liler, Ankara politik arenasına dönmenin yollarını arıyorlar. Diyarbakır ve Van’a kapanarak politika yapamayacaklarını çok iyi anlamış olmalılar.

BDP sürekli Diyarbakır merkezli politika üreterek hata üstüne hata yapıyor. Sözüm ona Diyarbakır’ı Kürt özerkliğinin başkenti gibi düşünerek kendi aklınca mesaj veriyorlar. Bu durumun ne kadar tehlikeli bir sonuca doğru gideceğini, BDP içindeki bazı aklı selim sahipleri fark etmiş olmalılar.

Belli bir sistemin içinde var olan insanların ya da halkların, tek taraflı olarak kültürel özerklik ilan etmelerinin ne anlamı olabilir. Bu tür bir çaba çocuk oyunundan öteye geçemez. Bunu çok iyi anlayan Şerafettin Elçi gibi kurt politikacılar, yapılan hatayı hiç çekinmeden sıcağı sıcağına eleştirdiler.

Tek taraflı olarak kültürel özerklik ilan ettiğini açıklayan BDP, bunu nasıl uygulayacaktır. Acaba bununla ilgili her hangi bir çalışma yapılmış mıdır? Söz gelişi çocuklarını milli eğitim bakanlığı müfredatını uygulayan okullara göndermeyecekler mi? Bu ve buna benzer devletin üniter yapısını ilgilendiren konularda sivil itaatsizlik mi yapacaklar?

Başlangıçta devleti, yani merkezi yönetimi zaafa uğratacak bir davranış gibi görünse bile, bu davranıştan en büyük zararı görecek olanlar yine bölgedeki Kürt halkı olacaktır. BDP, sadece Kürt etnisitesine dayalı bir politika yürüterek bu duruma gelmiştir. Bir noktadan sonra tıkanma noktasına gelmesi kaçınılmazdır.

BDP’nin,daha doğrusu bağımsızların aldıkları oylar neyin karşılığıdır. Vatandaş oy kullanırken BDP’nin hangi vaadine inanarak oy kullanmaktadır. Bunu bilen, ya da açıklayabilecek bir kimse var mı? Sırf şablon olarak kullanılan “Kürt Realitesi” sloganının etrafına kümelenen bir gurubun çabası olarak ortaya çıkıyor BDP.

Geçmişte dile getirilen inkar politikaları, dilini özgürce konuşamama,baskı altında yaşama ve daha bir çok gerekçe, BDP tarafından dile getirilen makul sebepler arasında sayılabilirdi. Ancak sayılan bu gerekçelerin büyük bir kısmı, devlet tarafından da kabul edilmiş durumdadır.

AKP iktidarı, Kürt meselesini BDP istediği için, ya da onun baskısıyla ele almış değildir. AKP iktidara geldiği günden bu yana, özgürlüklerin önündeki engelleri bir bir ortadan kaldırarak demokratik bir toplum yaratma çabası içine girmiştir.

BDP milletvekilleri bu gün söyledikleri sözlerin onda birini, bundan on yıl önce söyleyebilirler miydi? Her söylemlerinde terör örgütü ve onun liderini övme suçunu işlemekle haklarında dava açılan BDP’liler, bu gün özgürce kültürel özerklikten bile bahseder duruma geldiler.

Biz Türkiye’de her konunun özgürce dile getirilmesinden yanayız. Problemlerin özgür ortamda tartışılması ve dile getirilmesinde ne sakınca olabilir. Peki aynı özgürlük ortamının BDP hakimiyeti olan bölgelerde var olduğunu söyleyebilir miyiz?

Diyarbakır ve Hakkari gibi bölgelerde sık sık AKP teşkilatlarının bombalanması ve taciz edilmesi olaylarını ne çabuk unuttuk. Diyarbakır’ın Hazro Belediye başkanının oğlunu kaçırarak onu aleni olarak AKP’den istifa etmeye zorlayan örgüt için BDP’li vekiller acaba ne tür tepki ortaya koymuşlardır.

Bu soruları alt alta koyarak çoğaltabiliriz.Bu ülkede, geçmişte Kürt halkına yapıldığı söylenen ayrımcılık ve zulüm sadece onlara yapılmamıştır. Ayrım gözetilmeksizin bu ülke insanları gadre ve zulme uğramışlardır.

Bu ülkenin derin devleti, halka ve köylüye fazla yüz verdiği,onları şımarttığını düşündüğü için, başbakanını ve bakanlarını idam sehpasına çıkarmada tereddüt göstermemiştir. Sırf inancı gereği başını örten insanlara, bu ülke bürokrasisi Türk ve Kürt ayrımı göstermeksizin aynı ayrımcılığı yapmıştır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun geri kalmışlığı noktasında hemfikiriz. Ancak bu geri kalmışlığı sadece etnik kökene dayamak biraz insafsızlık olmaz mı? Yatırımların batıya yapılmasının etnik ayrımcılıktan öte, ekonomik karlılığın gözetilmesinin rolü ön planda olmamış mıdır?

Eğer öyle olmamış olsa ,hatırı sayılır Kürt zenginlerinin(başta Halis Toprak olmak üzere) doğuya yatırım yapmamalarını neyle izah edebiliriz.Kürt halkının problemlerini dile getirdiğini söyleyen PKK’nın, bölgeye yapılan yatırımları engellemesini nasıl izah ederiz.

Hiç kendimizi aldatmayalım. Etnik milliyetçiliğe dayalı söylemler, bir müddet bazı kitleleri etkiler ve dinamik olmalarını sağlar. Uzun süreli çözümsüzlüğe dayalı politikadan en büyük zararı örgüt ve BDP görecektir. Şu anda militan haline getirdiği kadroların baskısıyla oluşturduğu hava ne kadar süre devam edebilir.

Batı bölgelerinde insanlar, kazanarak daha rahat bir hayat sürerlerken, BDP, yokluğa mahkum ettiği insanları ne kadar elinde tutabilir? Sık sık kepenk kapattırarak zarara uğrattığı esnafı nasıl kendi saflarına çekecektir?

BDP’nin taban genişleterek 12 Haziran seçimlerine katılması aslında önemli bir adımdır. Sayısı az da olsa Kürt kökenli olmayan milletvekillerinin de BDP saflarında yer alması ilerisi için umut vericidir. Ancak genel politikası itibarı ile, Marxsist bir yapıdan gelen PKK’nın talimatlarını uygulamaya çalışan BDP kadroları ile, Şerafettin Elçi ve Altan Tan’ın nasıl bağdaşacağını merak ediyoruz.

Yazın en sıcak günlerini yaşıyoruz. Önümüz Ramazan. Ardından bayram derken Ekim ayında meclis çalışmaya başlayacak. BDP’nin seçimlerden sonra çizdiği görüntü pek iç açıcı değil. Vekil sayısını arttırarak meclise giren BDP, kanaatimiz odur ki beklenen performansı gösterememiştir.

Kandil’in gölgesinde yürütülen vesayet politikasıyla BDP daha ileri gidemez. Her zaman mağdurları oynayarak bu günlere geldiğini unutmamalıdır. BDP, Kürt halkının sadece yüzde yirmi beşinin oyunu alabildiğini sürekli olarak hatırında tutmalıdır.

Geçmişin mağduru olan BDP, acaba giderek zalimleşmeye başladığının farkında mı?
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.