ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Kuklalar ancak sahiplerinin istediği figürler yapabilir

Mehdi Çetinbaş

21 Ağustos 2013 Çarşamba 16:22
  • A
  • A

  Mısırda yaşanan vahşeti, iç politikada Tayyip Erdoğan düşmanlığı sebebiyle görmezden gelenlere, Allah; akıl, iz’an ve feraset versin demekten başka bir şey gelmiyor elimden.

    Hırs, bir insanın gözünü bu derece kör edebilir mi? Bu denli bir akıl tutulması hayra alamet değildir.

     Ölümün her türlüsü kötüdür. Bunu en başta belirtmemiz gerekir. Gezi olayları sırasında hayatını kaybeden insanlar için üzülmeyen, ya da oh olsun diyen bir insan düşünemiyorum. Şayet varsa, kesinlikle insanlık onurundan nasibini almamış demektir.

     Mısır’da hayatını kaybeden insanlar için, darbe yanlısı olup, içten içe sevinç duyan insanlar biliyorum. Sırf adı Müslüman Kardeşler olduğu için, duyduğu nefreti ve kini kusan insanlar biliyorum.

     İki elini açarak tankın önüne çıkan ve anında infaz edilen gencin görüntüleri karşısında, lal olan insanlardan bir ses bekliyorum. Taksim’de Toma’nın tekerleri altına yatan ve polis tarafından sürüklenerek kaldırıldığı için manşete çekilen genç ile Mısır’daki olayın kıyaslamasını ibretle izliyorum.

     Gezi parkı olaylarıyla, Mısır’da darbeye karşı çıkanların mücadelesini kıyaslamak gibi bir densizliği, ancak Türkiye’deki aydınlar(!)yapabilir.

     Türkiye’deki gezi aydınları, olsa olsa Tahrir meydanında darbeye çanak tutan sözde Mısır aydınları ile eş değer olabilirler.

     Gezi olayları sırasında, hayatında ilk kez cami kapısından içeri giren, adap ve yordam bilmeyen insanlar ile, El fetih camiine sığınan, keskin nişancılardan ve baltacıların saldırısından kurtulmak isteyen kadınların çoğunlukta olduğu ihvan taraftarlarını kıyaslayan ahmaklara da söyleyecek sözümüz yoktur.

     Türkiye’nin Suriye ve Mısır politikalarını eleştirenlere soruyorum; peki siz ne önerirsiniz?

     Beşar Esad ile iyi ilişkilerimiz var diyerek, Suriye’de yaşanan zulme seyirci kalsaydık vicdanlarımız rahat edebilir miydi? Türkiye zor olan yolu seçerek, iyi ilişkiler içinde olduğu bir yönetime, yaptığının yanlış olduğunu söyleyerek üzerine düşen vazifeyi yapmıştır.

     Türkiye, ekonomik çıkarların insanlıktan önce geldiği dünya algısının tersine, insani değerleri ön plana çıkararak dünyaya hem ders vermiş, hem de meydan okumuştur.

     Şu Ortadoğu çelişkilerine bakar mısınız?

     Suudi Arabistan, Suriye konusunda diktatör Esad rejimine muhalif bir politikayı Türkiye ile birlikte yürütürken, Mısır’da tam tersine diktatörlerden yana tavır koyuyor.

     İran ise; tam tersi bir konumda. Suriye’de Esed rejimine destek veren İran, Mısır’da darbecileri kınıyor.

     At izi ile it izinin birbirine karıştığı bir coğrafyada, Türkiye net bir politika izliyor. Zalimin karşısında, mazlumdan yana tavır koyan tek ülke Türkiye’dir.

     Türkiye büyüyen ekonomisi, istikrarı ve çözüm sürecindeki kararlılığı ile arı kovanına çomak sokmuştur. Güçlü Türkiye’yi kendi çıkarları için tehlike olarak gören bütün mihraklar, işbirliği halinde saldırıya geçmişlerdir.

     Üçüncü havalimanı ihalesini 22 Milyar 152 milyon Euro ile üç Türk firmasının kazanması, bu çevreleri adeta çılgına çevirmiştir. Türkiye düşmanlığı, batının da değer ölçülerini aşındırmıştır.

     Geçmişte, şarta bağlı olarak alınan kredilerle yapılan gereksiz ve hantal yatırımların yerine, bu gün, Türkiye kendi kontrolündeki yatırımlarla, büyüme noktasında dünya birinciliği ya da ikinciliği arasında oynamaktadır.

    Tamamen siyasi nedenlerle konuşan ekonomik felaket tellallarının aksine, bütün yıkma ve çökertme gayretlerine rağmen, ekonomimiz ayakta kalabilme becerisini göstermiştir.

     Bu başarıdaki en büyük pay, yıllardır Türkiye’yi bir sülük gibi emen ekonomi kartellerinin çarklarından bir iki tanesinin kırılabilmiş olmasıdır. Bu çarkların yarısı kırılsa kim bilir Türkiye nerelere varacaktır.

     Hükümeti ve başbakanı, ABD uşaklığı ile suçlayan çevrelerdeki çelişkiyi de anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum.

     Başbakan’ın Mısır darbesinin arkasında İsrail desteğinin bulunduğunu söylemesinden sonra, ABD dışişleri bakanlığından gelen sert tepkileri sevinç çığlığı ile karşılayan Tayyip Erdoğan Düşmanlarını anlayan varsa beri gelsin diyorum.

     Eğer bu gün Türk ekonomisi çökmeden sağlam bir şekilde yola devam edebiliyorsa, bunda darbe heveslilerinin de payı vardır. Tayyip Erdoğan düşmanlarının söylemleri ile eylemleri birbirini tutmamaktadır.

     Yokluk ve kıtlığın kol gezdiği(!) ülkemizde, kısa bayram tatilinde otuz milyondan fazla insanın seyahat etmesi çok ilginçtir.

     Bodrumda bir milyondan fazla insan tatil yapmış, Fethiye Ölüdeniz’de, tarihinde ilk defa doluluktan dolayı Hisarönü’nde trafik kesilerek araçların Ölüdeniz’e inişi yasaklanmıştır.

     Her yer Taksim, her yer direniş sloganı atan insanlar başta olmak üzere, büyük ekonomik kriz içinde boğulan(!) insanlarımız tatil yerlerinde en küçük pansiyonlar da dahil olmak üzere boş yerler bırakmamışlardır.

     Etrafımızdaki ateş çemberine bakarak, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu çok iyi idrak etmek durumundayız.

     Devletlerde iktidarlar gelip geçicidir. Önemli olan halklar arasındaki dostluktur. Mısırda bu gün darbeyle iktidarı gasp edenler, eninde sonunda layık oldukları belayı bulacaklardır.

     28 Şubat bin yıl sürecek diyenlere, Allahın tokadı beş yıl içinde geldi. Mısırda bu süre biraz daha uzun olsa bile, mutlaka eninde sonunda tokat suratlarına inecektir. Sisi ve ekibi yataklarında rahat bir ölüm göremeyeceklerdir.

     Mısırda insanlar öldürülürken, dünyada Müslüman ve Hristiyan ayırımı olmaksızın, facebook  ve Twiter profilini R4BİA sembolüne çeviren yüz elli milyon civarındaki insan demokrasi için büyük bir umuttur.

     Dileğimiz odur ki, beş ağacın sökülmesini, protesto eylemleri ile başarılı bir şekilde hükümet karşıtı eylemlere tahvil eden Taksim Platformu, Mısır olaylarını kınayanlar arasında yer alır.

     Ben bu konuda pek umutlu değilim.

     Neden diye sorarsanız?

     Kuklalar, ipi elinde tutan sahiplerinin istediği figürlerden başkasını yapma yeteneğine sahip değildirler.       

      

YORUM YAZ
TOPLAM 9 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir:24 Ağustos 2013, Cumartesi 17:08

    Ellerimize saglik tskler yazarim

  • - can1453:22 Ağustos 2013, Perşembe 10:56

    sudiarabistan basindaki kukla gercekten muslumanmi acaba ??yoksa israilin DNA ile yarattigi bir canavarmi

  • - kafkasyalı:21 Ağustos 2013, Çarşamba 23:53

    Bu mazlumların vebali çok ağır olacak,yakındır Allah'ın gazabı zalimlerin ve onun destekçilerinin üzerine inşallah.

  • - celal tanca:21 Ağustos 2013, Çarşamba 21:43

    cenk nalcı senin gibi vicdansız insanları bu ülkeden sürmek gerekiyor kesinlikle. gt "çağdaş avrupana batına"

  • - Gerçek:21 Ağustos 2013, Çarşamba 21:06

  • - cenk nalcı:21 Ağustos 2013, Çarşamba 19:33

  • - gazi 27:21 Ağustos 2013, Çarşamba 18:06

  • - fdsadfg:21 Ağustos 2013, Çarşamba 18:05

    bilmem ne yaptımın vahabisi ne olacak.

  • - Rabia:21 Ağustos 2013, Çarşamba 17:21

    Cok guzel yazmissiniz ellerinize yureginize saglik.