ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Kimin Ayvayı Yediğini Yakında Anlayacağız

Mehdi Çetinbaş

10 Mart 2014 Pazartesi 15:54
  • A
  • A

Nasrettin hoca merhumun iki kızı varmış. Büyüğünün kocası çiftçi, küçüğününki ise çömlekçiymiş.

İkisi birlikte hocayı ziyarete gelmişler. Sohbet sırasında Hoca kızlarının halini ve durumunu sormuş. Büyük kız “Babacım bu yıl yüz dönüm buğday ektik. İnşallah Nisan-Mayıs aylarında güzel bir yağmur yağarsa mahsul bereketli olur biz de çok güzel para kazanırız” demiş.

Küçük kız ise “ Babacığım kocam çok güzel yeni çömlek kalıpları yaptı. Bin tane çömleği yoğurup kalıpla döküm yaptık. Bir ay civarında yağmur yağmazsa çömlekler kuruyacak, biz de çok karlı bir iş yapmış olacağız” demiş.

Hoca merhum kızlarına dönüp; “ İkinizden biri ayvayı yiyecek ama bu kim olacak ben de çok merak ediyorum” demiş.

Son zamanlarda ortalıkta öyle anket sonuçları dolaşıyor ki, aralarında bırakın dağları; tabir yerindeyse derin uçurumlar var.

İşte bu anketlere kanan ve 30 mart akşamını iple çekenlerden birileri, o akşam ayvayı yiyecek, doğrusu ben de çok merak ediyorum.

Bazı zavallılar, bütün enerjilerini Facebook ve Twiter’e vermişler; orada yatıp orada kalkıyorlar. Sabah telefonumu açtığımda, gece yarısı saat 03 ya da 04 lerde atılmış twitleri görünce şaşıp kalıyorum.

Bu sanal klavye kahramanları, seçimim sandıkta sonuçlandığını bilmiyorlar sanırım.

Bizler de İstanbul’da halkın içinde dolaşıyoruz. Üstelik bazıları gibi at gözlüğü takmadan halkın her kesimiyle teşrik-i mesaide bulunuyoruz.

Ben öyle çok fazla anketlere takılmam. Benim anketlerim çok basittir. Bir önceki seçimlerde nereye oy verdiğini çok iyi bildiğim dostları yoklarım. Onların görüşlerinde meydana gelen değişikliklere göre yorum yaparım.

Bu sefer de öyle yapıyorum. Emin olun geçen seçimde AKP’ye oy verip de bu seçimde kararını değiştirene rastlamadım diyebilirim. Cemaat mensubu ileri düzeydeki birkaç ismin dışında, emin olun kimseye rastlamadım.

Buna mukabil tam aksine, geçmişte MHP, BBP ve Saadet’e oy vermiş birçok insanın AKP’ye oy verebileceğini gözlemliyorum.

Yine aynı şekilde geçmişte CHP’ye oy veren birçok seçmenin bu seçimde HDP, diğer anlamda da Sırrı Süreyya Önder’e oy vereceğini açıkça görüyorum.

Bu seçimlerde tuhafıma giden bir başka olay da, Başbakan’ın sanki Muhalefet partisiymiş gibi yüksek bir tempoda seçim çalışmalarını yürütmesidir.

Yine bu seçimde komiğime giden bir olay, Bahçeli’nin \% 51’in altında oy alması halinde Başbakanı istifaya davet etmesidir.

Bahçeli hazretleri, 17 senedir MHP’nin başında bulunuyor. Bırakın partiyi geliştirmeyi; \% 18’lerde aldığı partiyi önce baraj altına sokmuş, ardından da \% 14-15 bandında gezdiriyor. Bir kez göstermelik bir istifanın ardından, koltuğa dört elle yapışmış vaziyette politika yürütüyor.

Ak Partinin başarısının kıyaslama göstergesi 2009 yerel seçimleridir. Yerel seçimlerin dinamikleri her zaman farklıdır. Bunu yaşadığım ilçeden de biliyorum. Kartal’da 2009 yerel seçimlerinde CHP \% 41,AKP \%38 olurken, 2011 genel seçimlerinde ise AKP \%46, CHP ise \% 36 olmuştur.

2009 yerel seçimlerinde Türkiye genelinde \% 39 civarında bir oy alan AKP, bu seviyenin üstünde elde edeceği her sonuçta başarılıdır. Bunun dışında rakamları eğip bükerek yapılacak her yorum havada kalacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti başbakanını yasa dışı yollarla dinleyerek kah doğru,kah montaj ses kasetleri yayınlayarak bir şeyler elde edeceğini zannedenler fena halde yanılıyorlar.

Hukuka göre (Bana göre de öyle) yasa dışı yollardan elde edilen her türlü delil yok hükmündedir. İnsanın mahrem alanında özel olarak yaptığı konuşmaları dinlemek büyük bir suçtur.

Hangimiz bir yakınımız ya da dostumuzla yaptığımız özel konuşmalarımızda resmi bir üslup kullanırız? Önceki başbakanların, ya da siyasilerin gazete patronları, ya da iş adamları ile neler konuştuklarını biliyor muyuz?

Başbakanımızın yaptığı söylenen bazı konuşmaların benzerlerini Demirel’in, Mesut Yılmaz’ın ya da Tansu Çiller’in yapmadığını söyleyebilir miyiz? Bana göre söyleyemeyiz.

Aradaki fark, onların dinlenmemiş olması; ya da, dinlenmişlerse bile şantajlara boyun eğerek paralel güçlerin isteklerini yerine getirmiş olmalarıdır.

Başbakan Erdoğan, Paralel yapıya ve toplum mühendislerine meydan okuyarak ezberleri bozmuştur. Dünyadaki küresel bazı güçleri de arakalarına alarak Tayyip Erdoğan’ı iktidardan indirmek için ülkeyi ,ekonomisini tahrip etmeyi göze alanlara inat bu millet oyuna gelmeyecektir.

Şahsen fikrimi söyleyecek olursam, kısmi olarak yolsuzluk olmadığını elbette iddia edemem. Ancak yolsuzluk olarak ifade edilen hususlar, geçmişle kıyaslandığında devede kulak mesabesindedir.

Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarının yapıldığı bu dönemde, bahsedilen konularla iktidarı gırtlağına kadar yolsuzluğa bulaşmış olarak göstermek, ne yaparsanız yapın inandırıcı olmayacaktır.

Hükümeti iktidardan indirmenin tek çaresi, yaptığı icraatların yanlışlığını halka göstererek daha iyilerini sunmaktır.

Marmaray’ın, Hızlı Tren’in, Kanal İstanbul’un,Körfez Geçişinin, Marmaray Araç geçişinin, Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Arnavutköy Hava Alanının, aklıma gelmeyen daha birçok projenin zararlarını(!) halka anlatabilirseniz iktidarı ancak öyle devirebilirsiniz.

“At martini Debreli Hasan Dağlar İnlesin” mantığı ile desteksiz atışlarla yürütülen politikalara bu milletin karnı toktur.

Seçmen gerekli politik bilince erişti. Bizde bazı Jakobenler hala halkı anlamamakta ısrar ediyorlar.

 Bekleyin yirmi gün kaldı! Kimin ayvayı yediğini hep beraber göreceğiz.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.